Makale

Bursalı Safiye Hanım ve Miraciye Vakfiyesi

Bursalı Safiye Hanım ve Miraciye Vakfiyesi

Prof. Dr. Mustafa KARA
Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Vakfeyledi gönlünü miras-ı Muhammed’e
Sarfeyledi milkini mirac-ı Muhammed’e
Vardavî


Miraciye konusu ile ilgili dikkat çekici bir davranışı Bursalı Safiye Hanım ortaya koymuştur. 1888 tarihli vakfiyeye göre, Mevlit, Regaip ve Berat kandillerinde mevlit, kadir gecesinde hatm-i şerif, Miraç kandilinde de miraciye okunması sağlanacaktır. Safiye Hanım damadı Mustafa Rakım Efendi ile birlikte hazırladıkları bu vakfiyenin miraciye ile ilgili bölümü bugün hâlâ yaşamaktadır. Her sene Miraç kandilinin olduğu günün ikindi namazından sonra Nayi Osman Dede’nin Miraciyesi okunmaktadır. Miraciyehanlar görevlerini Mahkeme Camii’nde (Kız Lisesi’nin karşısında) ifa etmektedirler. (Bu miraciye Ahmet Hatiboğlu’nun korosu tarafından iki kaset hâlinde tespit edilmiş ve Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı tarafından yayınlanmıştır.) Bu geleneğin günümüzde yaşamasına vesile olanlardan biri de Numaniye Dergâhı son postnişini Safiyyüddin Efendi’nin oğlu Ziya Eşrefoğlu’dur. (öl. 1977) Kabri Emir Sultandadır.
Musikişinaslara göre klasik musikimizin en uzun bestesi Osman Dede’nin bu eseridir.
Galata Mevlevihanesi’nde yetişen ve bu dergâhta şeyhlik yapan Nayi Osman Dede (öl. 1729)
İstanbul doğumlu olup, Galata Mevlevihanesi şeyhi Gavsi Dede’nin yanında yetişti. Arapça ve Farsçaya olan vukufu edebiyat, musiki ve tasavvufa olan hâkimiyetine yardımcı oldu. Mürşidi ve kayınpederi Gavsi Dede’nin âlem-i cemâle intikalinden sonra, 1698’de Galata Mevlevihanesi’ne postnişin oldu. Kendisinden sonra yerine oğlu Abdülbaki Sırri Dede şeyh oldu. Sırri Dede’nin kızı Saide Hanım Yenikapı Mevlevihanesi şeyhi Kütahyalı Ebubekir Dede ile evlenmiş ve bu izdivaçtan üç bestekâr Mevlevi doğmuştur: Ali Nutki Dede, Abdülbaki Nasır Dede, Abdurrahim Künhi Dede.
Kutb-ı Nayi Osman Dede’nin Rabt-ı Tabirât-ı Musikî, Nota-i Türkî ile Ravzatü’l-İ‘caz adlı eserleri günümüze gelebilmiştir. Miraciyye’nin dışında pek çok bestesi vardır: Dört Mevlevi ayini, dört tevşih, iki ilahi, yirmi sekiz peşrev, yirmi beş saz semaisi bestelemiştir. (bk. Yılmaz Öztuna, Büyülü Musikisi Ansiklopedisi, Ankara, 1990, c. 2, s.169-170; Bursa Mevlevihanesi için ayrıca bkz. M. Kara, Bursa’da Tarikatlar ve Tekkeler, Bursa, 2012, s. 293.)
Nayi Osman Dede ile Bursa arasında Miraciyye’den öte bir başka ‘bağ’ daha vardır. Mürşidi ve kayınpederi Gavsi Ahmet Dede tasavvufi eğitimini Bursa Mevlevihanesi’nde Cünuni Ahmet Dede’nin halifesi Zihni Salih Dede’nin (öl. 1662) yanında tamamlamış daha sonra Galata/Kulekapısı Mevlevihanesi’nde postnişin olmuştur. (bk. age.)
Söz, Hüseyin Vassaf Efendi’nin:
Nâzım-ı manzume-i miraciyye Osman Dede
Eylemiş vakf-ı vücud-i zât Cenab-ı Ahmed’e
Arif u kâmil idi ol bülbül-i bağ-ı Habib
Akıbet pervaz idüp gitti makam-ı es’ade
Can u dilden arz-ı hürmet eyle Vassaf daima
Mahzen-i aşk u kemaldir Hazret-i Osman Dede
(Sefine-i Evliya, c. 5, s. 175. Divan, s. 361.)

Vakfiyede başka neler var?
Kültür ve medeniyet tarihimizin en önemli yadigârlarından biri de vakıflar ve bunların yönetim şeklini belirleyen vakfiyelerdir.
Maddi ve mali bir kaynağı, Allah için toplumun hizmetine sunmak anlamına gelen vakıf yüzyıllardan beri birçok hizmetin yürütülebilmesine imkân vermiştir.
Hukuki belge olan vakfiyeler bize sadece vakfın kurucusu, tahsis edilen para ve harcama şekli hakkında bilgi vermez. Ayrıca dönemin dinî, siyasi, ilmî, iktisadi ve askerî konularla da başka yerde olmayan detaylar da verir.
Safiye Hatun’un vakfiyesinde Miraciyye dışında bize XIX. yüzyılın Bursa’sında kandil gecelerinde neler yapıldığı hakkında renkli bilgiler sunmaktadır. (Vakıf, vakfiye hakkında geniş bilgi için bk. DİA, c. 42.)
İbrahim Paşa Mahallesi’nde oturan Ataullah Efendi’nin kızı Safiye Hanım tarafından kurulan vakfın mütevellisi damadı Mustafa Ağa, oğlu Mustafa Râkım Efendi ve kızı Muhsine Hanım’dır. Vakıf için ayrılan para ve belirtilen gelir kaynakları ile yapılması gereken işler de tek tek sıralanmıştır. Ramazan ayı ve kandil gecelerinde yapılacak faaliyetlerde görev alacaklar ve bunlara verilecek ücretleri tespit ve tayin eden vakfiye metni şöyle özetlenebilir:
1. İbrahim Paşa Camii’nde Rebiulevvel’in (Mevlit) 12. gecesi, mümkün olmadığı takdirde herhangi bir cuma gecesi “Menkıbetname-i Hazreti Risaletpenahi” kıraat olunacaktır.
2. Her sene Receb-i ferdinin 27. gecesi mezkûr camide mi’racu’n-nebi kıraat olunup dinleyenlere kâfi miktarda süt ve şerbet, miraçhan ve zâkir efendilere ücret verilecektir.
3. Her sene Şabanu’l-muaazzamın 15. Berat gecesi mezkûr camide mevludu’n-nebi kıraat edilecektir.
4. Her sene ramazan mağfiret nişanda mezkûr camide ehl-i Kur’an bir hafız efendi sırayla her gün bir cüz okuyacak, Kadir gecesinin seherinde tamamlanıp duası yapılacak, caminin kayyımına 50 kuruş, hatim duasını edene 20 kuruş, esnay-ı hatm-i serifte hazır bulunmuş hafız efendilere 20 kuruş verilecektir.
5. 150 kuruşluk zeytinyağı alınıp, mukabele okunurken, teravih kılınırken caminin içinde ve minarede kandil yakılacaktır.
6. Hz. Üftade’nin türbesinde seher vakti ramazan-ı şerifte her gün bir cüz okuyan mücevvid-i ehl-i Kur’an hafız efendiye 160 kuruş, cami kayyımına 50 kuruş, dua eden zata 20 kuruş, hatimde bulunan hafız efendilere 20 kuruş verilecektir.
7. 150 kuruşluk zeytinyağı alınıp mukabele okunurken ve teravih kılınırken caminin içinde ve minaresinde kandil yakılacaktır.
8. İspermeçet mumu alınıp her iki hatmi okuyan hafız efendiler ve dinleyenler huzurunda yakılacaktır.
9. İbrahim Paşa Camii’nde vakfettiğim saati kurana 60 kuruş verilecek, gerekirse tamir ettirilecektir.
10. Arife günü bir koyun alınıp mezkûr caminin önünde kesilip fakirlere dağıtılacaktır.
11. 150 kuruşluk zeytinyağı alınarak Hoca Alizade Mahallesi Camii’nde ve minaresinde kandil yakılacaktır.
12. İcray-ı şerait-i mezkûre muteazzir olursa menâfi-i vakıf mutlaka fukarây-ı müslimine yahut Guraba hastanesine yönlendirilecektir.
Son maddeye dikkat: Bu harcama kalemlerinde problem oluşursa vakfın geliri fakir fukaraya ve Guraba hastanesinin masraflarına yönlendirilecektir.
Evet, yaklaşık 130 yıl önce kurulan bu vakfın sadece bir maddesi işlemektedir: Her yıl miraç kandilinde Bursa Anadolu Kız Lisesi’nin yanında bulunan Mahkeme Camii’nde ikindi namazından sonra Nayi Osman Dede’nin Miraciyye’sini okumak ve dinleyenlere süt ikram etmek. Yanında bendenizin Mi’râciye kitabı da hediye. (Mi’râciye ve Bursalı Safiye Hanım Vakfiyesi, Bursa 2014.) Son söz Vardavi’ye ait:
“Dersini göklerde aldı
Muştusun ümmete saldı
Ruhunun özüne daldı
Miraç sultanı Muhammed.”