Makale

LUTFİ DOĞAN Diyanet îşleri Başkan Vekili Oldu.

Muhterem LUTFİ DOĞAN . Diyanet îşleri Başkan Vekili Oldu.

Diyanet îşleri Başkanlığına Din îşleri Yüksek Kurulu Üyelerinden Muhterem Lutfi DOĞAN, Bakanlar Kurulu Karariyle vekâleten tâyin edilmiş ve görevine başlamıştır. Mecmuamız adına kendilerini tebrik eder, çalışmalarının Dinimiz, Milletimiz ve Vatanımız için hayırlı olmasını Cenâb-ı Hak’dan niyaz ederiz.

Muhterem Başkanımızın Ksa Hal Tercümesini okuyuculan-rımıza sunuyoruz

1930 yılında Gümüşhane’nin Kelkit İlcesine bağlı Salyaza (Posus) Köyünde doğmuş, Kur’ân-ı Kerîm’i okumayı babasından öğrenmiş, daha sonra büyük dayısından Kur’ân-ı Kerîm’i hıf zetmiştir. Babası ve büyük dayısının delaletiyle özel olarak dinî bilgiler elde etmeye çalışmış ve askerlik hizmetini tamamladıktan sonra 1952 yılında Gümüşhane özcan Mahallesi İmam-Hatipliğine tâyin edilmiş, bir yandan da özel surette dinî tahsilini tamamlamaya devam etmiştir. 1954 Ekim ayında Diyanet tşleri Başkanlığında müftülük imtihanına girmiş, neticede Kemah îlçe Müftülüğüne aynı yılda tâyin edilmiştir. 1960 yılına kadar Kemah’da kalmış, o esnada hariçten Devlet Ortaokul ve Lise bitirme imtihanlarına katılmıştır. 1960 yılı sonlarında Erzincan İli Müftülüğüne tâyin edilmiş, bir yıl sonra da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine devam edebilmek için Ankara Müftü Yardımcılığına atanmıştır. Daha sonra Ankara gezici vaizliği ve merkez vaizliği görevlerinde bulunmuş, Fakülteyi bitirdikten sonra da müfettişlik görevine tâyin edilmiştir. O sırada Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliğine seçilmiş, bu görevi sırasında Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına vekâleten tâyin olunmuştur. Bu görevi ifâ etmekte iken inhilâl eden Diyanet İşleri Başkanlığına Bakanlar Kurulu Karariyle vekâleten tâyini yapılmıştır. Yeni Başkanımız evli olup çocuğu vardır. Arapça ve Fransızca dillerini bilmektedir.

BAŞKAN VEKİLİMİZ MUHTEREM LÜTFİ DOGAN’IN TEŞKİLATIMIZA YAPMIŞ OLDUĞU TAMİM :
Değerli vazife arkadaşlarım,
Cenâb-ı Hakk’ın yardımına güvenerek 16.1.1968 tarihinden itibaren uhdeme tevdi edilen görevime başlamış bulunuyorum. Bu vesile ile yüce dinimizin esaslarını necîb milletimize telkin etmekle görevli bulunan siz vazife arkadaşlarıma, görevlerimizin önemi ile ilgili bir kaç hususu beyan etmeyi uygun buluyorum. Bilindiği üzere İslâm Dîni, ilim ve irfan; üstün ahlâk ve fazilet dinidir. Bu yüce din, mensuplarını her çeşit terakkinin, ilim ve irfanın; insani olgunluk ve faziletin şahikasına yükseltmeyi istihdaf eder. Akl-ı selimi lâyık olduğu en yüksek mevkide tutar. İnsanlığa hak ve hakikati öğretir, hayır ve saadet yollarını benimsemeyi telkin eder. Mü’minlerin kardeş olduğunu bildirir. İffet, dürüstlük ve çalışmanın bir fazilet; tembellik ve atâletin büyük bir zarar olduğunu anlatır. İnsanlığı saadete eriştirmek için en güzel ve mâkul esasları telkin eden İslâm Dini, gerçek ilim adamlarını ilim ve hikmette, üstün ahlâk ve fazilette Peygamberlerin vârisi sayar. Peygamberler, insanlara doğru yolu gösterdiği, onları iyilik ve saadete iletmeye çalıştığı, keza insanları bilgisizlik, haksızlık, kin, hased, nifak ve benzeri hastalıklardan kurtarmağa uğraştıkları gibi, gerçek ilim adamlarının da bir vazife olarak bu pek şerefli hizmeti yerine getirmeleri gerekli olduğunu bildirir. İftihar edilmeye değer bir husus da şudur ki, necib milletimiz, yüce dinimizin kutsiyetini tam bir şuurla müdrik olduğu gibi, ilim ve irfan sahasında, hayır ve saadet yolunda; üstün ahlâk ve fazilete ulaşmada kendisine rehberlik eden gerçek ilim adamlarım bağrına basmaktadır. Kabul etmek lâzımdır ki, bu gün cemiyetleri yıpratan dedi-kodu, kin, hased ve benzeri manevi hastalıklar, cemiyetimiz arasına da sızma fırsatı bulabilmektedir. Bu husus milletimizi müteessir etmekte ve huzurunu zedelemektedir. Hastalığa maruz kalan bir insan, anlayışlı bir tabipten nasıl bir hizmet ve yardım bekliyorsa, az önce işaret edilen mânevi hastalıklardan korunmak ve yakalananları kurtarmak için de necib milletimiz, siz vazifeli arkadaşlarımın gayret, hizmet ve yardımlarını beklemektedir. Çünkü Peygamber Efendimiz’in: "Gerçek müslüman o kimsedir ki, mü’minler, onun elinden ve dilinden selâmet bulurlar. Bir kimse, kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah onun yardımcısıdır." Mealindeki Hadîs-i Şeriflerini ve benzeri güzel düsturlarını halkımıza siz telkin etmektesiniz. Bu balamdan sizlerin hakseverlikte, hilm ve tevâzuda, dinimize, vatanımıza ve milletimize en güzel bir şekilde hizmet etmede, milletimiz için mücessem bir örnek olacağınız muhakkaktır. . Halkımıza yol göstermek, dinimizin itikâd, ibâdet ve ahlâk esaslarım en’ güzel bir tarzda onlara telkin ederek milletimizin refah ve saadetini temine çalışmak, sizlerin en büyük hizmet ve başarınız olacaktır. Bütün vazife arkadaşlarımın bu yüksek duygular ile meşbû olduğundan emin bulunduğumu beyân eder; dinimize, milletimize ve memleketimize karşı yapmakla görevli bulunduğunuz mukaddes görevinizde AUah’dan basanlar dileği ile, mttbeccel vazifelerinize tam bir ciddiyet ve samimiyet içerisinde itinâ göstermenizi rica ederim.
Lütfi Doğan
Diyanet İsleri Başkan V.