Makale

Editörden...

Editörden…

İslâm dini insanların dünya ve ahiret saadetine ulaşmalarını sağlamak üzere inanan kişilere hayatın her alanına ilişkin kılavuzluk yapar. Bu yüzden müslümanlığı seçip Yüce Yaratıcıya teslim olan herkes için dinin ortaya koyduğu ilkeler İlâhî rıza ve mutlak kurtuluşa ulaşmayı temin etmesi cihetiyle son derece önemlidir.
Müslümanlar İslâm’ın ilk dönemlerinden itibaren dinin emirlerini doğru öğrenmek, yaşamak ve yaşatmak için ciddi gayretler sarf etmişlerdir. Bu amaçla da başta camiler olmak üzere pek çok müesseseler inşa edilmiştir, ilk zamanlarda Hz. Peygamber (s.a.s.)’in rehberliğinde gerçekleşen bu faaliyetler daha sonraki zamanlarda da günün şartlarına göre şekillenerek, ihmal edilmeden yürütülmüştür.
Ancak din hizmetleri geçmişten bu yana gönüllülük esasıyla yürütülmüştür. Çünkü bu hizmet, gönüllülüğü gerektirmektedir. Dini pratiklerin temel yaptırımı kişinin imanı, kabulü ve gönüllü istemidir. Cebri yaptırımlarla elde edilen sonuçlar dini açıdan kalıcı etkiler bırakmayacağı gibi, bu yaptırımlarla arzu edilen güzelliklere ulaşmak da mümkün olmaz. İşte bu özellikler, din hizmetlerinin ve hizmetlilerinin keyfiyetini belirlemede temel esas olmuştur.
Hayatın her alanında kalıcı izler bırakan din, din hizmetlerinde bireysel gayretler yanında kurumsal oluşumları da gerekli kılar. Çünkü dinin muhatabı sosyal bir varlık olan insandır. Din, bireysel sorumluluk yanında kişiye sosyal sorumluluklar da yükleyen, hayatın bizatihi içinde olan, kültürümüze, gelenek ve göreneklerimize damgasını vuran bir olgudur.
Burada üzerinde durulması gereken en önemli unsur, din hizmetinin her aşamasının öznesi ve nesnesi konumundaki insan ve onun dindarlığındaki niteliktir. Özellikle din hizmeti sunmanın peygamber görevi olması, hizmetteki hassasiyet yanında, dini pratiklerin din hizmeti sunanların bizzat kendi yaşantılarında da görülme arzusu, din hizmetlerine ayrı bir boyut kazandırmakta ve din hizmeti sunanlara bir kat daha fazla sorumluluk yüklemektedir.
Geçmişten bu yana özverili çalışmaları, kalıcı hizmetleri ve üstün gayretleriyle yüreğini topluma din hizmeti vermeye adayan ve "Hademe-i hayrat" olan din gönüllüleri tarafından yürütülen din hizmetleri, bugün de sözleri ve davranışlarıyla bütünleşen, düşünce dünyasını halka ve hakka hizmet aşkıyla dolduran, zamanı, beraberinde getirdiklerini ve gelişmeleri çok yönlü görebilen ve her geçen gün eğitim ve kültür seviyesini geliştiren din görevlileri tarafından yürütülmektedir.
Dergimizin bu sayısında din hizmetlerinin tarihsel sürecini, din görevlisi profilini, din görevlilerimizin sosyal hayatımız ve toplumsal birlikteliğimiz üzerindeki kalıcı izlerini konu edinen yazılara yer verdik. Dergimizle sizleri baş başa bırakırken, mübarek Ramazan Bayramınızı ve Cumhuriyet Bayramınızı tebrik ediyor, bayramların birliğimize, dirliğimize ve huzur dolu istikbale kapı aralamasını diliyorum.
Yüksel Salman