Makale

Barış Ve Huzurun Kaynağı Bayramlar

Barış ve Huzurun
Kaynağı Bayramlar

Kerim SARPER
Çerkezköy Müftüsü

Ramazan ve Kurban Bayramı olmak üzere iki dini Bayramımız vardır. Her ikisi de Me- dine-i Münevvere’de meşrû kılınmıştır.
Bayramlar, Cenab-ı Hakk’ın inanan kulları için bir af ve mağfiret ziyafetidir. Fert, aile ve toplum olarak bütün inanan gönüllerin ferahı, sevinci ve neşesidir.
Bayramların kendine mahsus derûni manaları vardır.
Bayramlar, yaratılış gayemizin daha iyi anlaşıldığı zaman dilimleridir. Başta yaratıcımıza olmak üzere şahsımıza, ailemize, vatan ve milletimize karşı vazifelerimizi daha içtenlikle ve şuurla yaptığımız günlerdir. Huşu ile Bayram namazı kılınır. Başta ana, baba olmak üzere diğer büyüklerin elleri öpülür. Komşular ziyaret edilir. Küçüklere, bilhassa kimsesiz, yoksul çocuklara hediyeler verilir. Tutuklu ve hükümlülerin yalnızlıkları giderilir. Hastaların soluk ve mahzun yüzleri güldürülmeye çalışılır.
Bayramlar, dini-milli ve beraberlik duygularının güçlendiği, dargınlık ve kırgınlıkların unutulduğu anlardır. Dostluk, kardeşlik ve barış dini olan dinimiz, birlik ve beraberliği pekiştirecek her türlü emir ve tavsiyelerde bulunmuş, bu müesseseyi zedeleyecek, yıkacak her türlü fiil ve davranışı yasaklamıştır. Mesela küsmek, darılmak, ayıp ve kusurları araştırmak, kötü zanda bulunmak, alay etmek, lâkap takmak, arkadan çekiştirmek, haset, kin, jurnalcilik, tecessüs, iftira, yalancılık, fitnecilik vb. gibi huyların men edilmesi bunun içindir.
Her zaman olduğu gibi, bayramlarda da kardeşliğin tesiri bu kötü huyların terkine bağlıdır. Çünkü harap gönüllerin bayramı olmaz. İç alemde barış olmazsa dış dünyada da olmaz.
Bayramlar öyle zaman parçalarıdır ki, çalışma hayatımıza hız, kalplerimizdeki imanımıza bir berraklık ve parlaklık kazandırır. Bayramlardan sonra tekrar vazifesinin başına dönen âmir, memur, işçi, işveren, çiftçi, sanatkâr, eğitimci daha ümitvâr, daha azimli ve daha gayretlidir, Müminin imanındaki kemaliyet, şuur, nuraniyet daha ziyadedir.
Bayramlar kültür kaynağımızdır. Tarihin seyri içinde geçmişten devraldığımız örf, adet, gelenek, ve göreneklerimizde kendimizi buluruz. Benliğimize kavuşuruz. Bu bakımdan da bayramların ayrı bir yeri, değeri vardır. Bu vesile ile Müslümanların ortak dertleriyle yakından ilgileniriz.
Bayramlar inanan gönüllerin hep birlikte Allah’a yükselen sesleridir. Bu ses cennet vatanımızın camilerinde, mescitlerinde dalgalar halinde yayılıyor. Kurban Bayramı’nda, kutsal topraklarda hacılarımızın nidâsı olup semalara yükseliyor. Yurt dışında çeşitli ülkelerde çalışan, her türlü şartlarda Allah’a kulluktan geri kalmayan fedakâr işçi kardeşlerimizin dua ve niyazı olup bütün cihanı inletiyor.
Bayramlar İslam ülkeleri için barış, şuur ve huzur kaynağıdır. Ama maalesef dünyanın sayısız yerlerinde ve bölgelerinde huzurun varlığından söz etmek mümkün değildir. Dileriz ki, gelecek bayramlar bütün insanlığın hidâyet ve şuurlanmasına vesile olur.