Makale

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI MEHMET NURİ YILMAZ'IN BOSNA-HERSEK SEYAHATİ

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI MEHMET NURİ YILMAZ’IN
BOSNA-HERSEK SEYAHATİ

Restorasyonu tamamlanan Mostar Koski Mehmet Paşa Ca-mii’nin ibadete açılış törenine ka-tılmak, çeşitli inceleme ve görüş melerde bulunmak üzere Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ ve beraberindeki heyet 29 Ağus-tos-03 Eylül 2001 tarihleri arasında Bosna-Hersek Cumhuriyeti’ne bir ziyarette bulundular.
Seyahat esnasında heyet; Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna ve diğer şehirler olan Mostar, Zenika ve Travnik’i de ziyaret ederek; bu illerde bulunan camileri ve yürütülen din hizmetlerini yerinde gördüler.
MOSTAR "KOSKİ MEHMET PAŞA CAMİİ" İBADETE AÇILDI
Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin ikinci büyük şehri olan Mostar’daki savaş sırasında ağır ha-sar gören ve Diyanet İşleri Başkanlığı-Tokyo Ca mii Vakfı işbirliği ile restorasyonu tamamlanan Koski Mehmet Paşa Camii 31 Ağustos 2001 Cu ma günü törenle yeniden ibadete açıldı.
Törene; Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ, Mostar Başkonsolosu Selim KARTAL, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Yusuf KALKAN, Pro tokol Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Nihat KA YA, T.D.V. Mütevelli Heyeti Üyesi Ahmet YAYLA, Çanakkale Müftüsü Raif KORKMAZ, Bosna Her sek Cumhuriyeti Dini İdaresi Başkanı Reisü’l-Ulema Mustafa Efendi ÇERİÇ, Mostar Kanton (Eyalet) Valisi Şevket CİHO, Mostar Müftüsü Sey-yid SMAYKİÇ, Birleşmiş Milletler Temsilcisi Colin MONRO ve yağan sağnak yağmura rağmen ka labalık bir halk topluluğu katıldı.
Açılışa davet edilen ancak mazeretleri sebe biyle törene iştirak edemeyen Kültür Bakanı İs-temihan TALAY bir kutlama mesajı gönderdi
Kültür Bakanı İstemihan TALAY mesajında; Os manlı Türk Mimarisinin seçkin örneklerinden biri olan ve savaşın izlerini taşıyan Koski Meh met Paşa Camii’nin, restorasyon sonucu dünya kültür mirasına yeniden kazandırıldığını ifade ederek, Türkiye ile arasında güçlü bir kültür ve sevgi bağı bulunan Bosna Hersek’de tahrip edi len ortak tarihimizin eserlerini yeniden yaşat-mak ve tarihi canlandırmak adına yapılan bü tün çalışmaların bundan sonra da devam ede ceğini belirtti.
Törende sırasıyla Mostar Müftüsü Seyyid SMAYKİÇ, Mostar Kanton (Eyalet) Valisi Şevket CİHO, Reisü’l-Ulema Mustafa Efendi ÇERİÇ ve Di yanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ birer konuşma yaptılar.
Yapılan bu konuşmalarda özetle; restore edilen bu caminin; "Türkiye Cumhuriyeti Devle-ti’nin ve Türk halkının tarihi, kültürel ve dini bağlılığı sebebiyle Bosna Hersek’e duyduğu sevgi ve alakanın bir emaresi olduğu ve bu dostluk bağlarının devam etmesi gerektiği" vurgulandı.
Açılış öncesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsilen bir konuşma yapan Diyanet İşleri Baş kanı Mehmet Nuri YILMAZ, "Dedelerimizin can ektiği topraklarda, Bosna Hersek de olmaktan büyük sevinç duyuyorum" diyerek sözlerine başladı.
Diyanet İşleri Başkanı YILMAZ konuşmasına şöyle devam etti:
"Tarihi seyir içinde bütün dinler, mabede büyük önem vermiştir. Tarihte, mabetsiz bir top-luma rastlanmamıştır. İl kel kabile din ve toplum larında dahî mabetler ya pılmış ve bunlar kutsal sayılmıştır. Şanlı ecdadımız gittikleri her yerde, dinlerinin birer mabetlerini kurmuşlar, Türk-İs-lâm medeniyeti ve sanatının eşsiz abidesi olan cami ve minareleri yükseltmişlerdir. Bununla birlikte Yüce Dinimiz, her türlü mabede doku nulmazlığı prensip olarak getirmiş, buralara saygılı davranmayı istemiştir.
İslâm dinini asırlarca temsil eden asil mille timiz, egemenliği altında bulundurduğu bölge-lerde mevcut her dine engin hoşgörü göster miş, bu dinlerin mensuplarına kendilerini rahat ça ifade edebilme hürriyeti tanımış ve bütün ibadethaneleri himayesine alarak korumuştur. Bu, tarihen sabit bir hakikattir. Bu gün de; Tür kiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde cami, kilise, havra yan yana her kesimden din men subunun Devletimizin güvencesi altında hiçbir baskıya maruz kalmadan rahatlıkla ibadetlerini yerine getirdiklerini, örf, adet ve geleneklerine göre hayatiyetlerini idame ettirdiklerini iftiharla belirtmek istiyorum.
Binaenaleyh, böyle bir milletin ve dinin mensubu olarak, hangi dine ait olursa olsun, bütün ibadethanelere yapılan veya yapılacak olan tecavüz ve saldırıları hoş görmemiz ve onaylamamız, asla düşünülemez. Aynı anlayış ve yaklaşımı diğer dinlerin mensuplarından beklememiz de bizim en tabii hakkımızdır.
Değerli Misafirler!
Bugün, dünyamızın hasretini çektiği tek şey varsa, o da sevgidir. Milletler birbirini sevmiyor, insanlar birbirini sevmiyor, sevmiş gibi görünü yorsa da, bu sevginin altında çok defa samimi yetsizlik ve riyakârlık görülmektedir. Onun için, bugün muhtaç olduğumuz tek ve en mühim şey sevgidir. Kur’an-ı Kerim’de; "Muhabbet" Allah’ın bir sıfatı olarak geçmektedir. Sevgi; ha kikaten insanlığın muh taç olduğu, hasretini çektiği çok önemli bir ol gudur.
Bir toplumda her şey var, sevgi yoksa, o top lumda hiçbir şey yok de mektir. Fabrikası var, teknolojide çok ilerle miş, her şeye sahip, ama sevgi yok... İnsanlar birbirini sevmiyorsa o ülkenin ilerlemesi de, uzun süre ayakta durması da, yaşaması da mümkün değildir. İslâm sevgi dinidir. Kainat, ilahi sevginin bir eseridir. Her zerrede bu sevgi yi görmek mümkündür. İnsanı Allah’a götüren bir çok vasıtalar vardır. En seri vasıta sevgidir, muhabbettir. Büyük zatlardan birisi diyor ki; ’Ki mi iyilik, hayır-hasenat yoluyla Allah’a ulaşır, ki mi çok ibadet yapmakla vuslat bulur. Ancak en çabuk vasıta sevgidir, muhabbettir.’
Günümüz dünyasında barıştan, kardeşlik ten, birlik ve beraberlikten söz edilmektedir. Tabii bunlar güzel şeyler. Ama kardeşliğin, birli ğin, barışın gerçekleşmesi için sevgi lazım, mu habbet lazım. Muhabbeti, sevgiyi kazanmadan bunların tahakkuk etmesi imkansızdır. Ayrı ay rı iki meslek sahibi birbirini sevmiyorsa, bir ara ya gelmeleri mümkün değildir. İki ayrı ırka sa hip insanlar birbirlerini sevmiyorlarsa, bir arada yaşamaları mümkün değildir."
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ konuşmasını; "Restorasyonu tamamlanan ve açılışını yaptığımız bu mabedin, Bosna-Her-sek’te barışın ve kardeşliğin tesisine katkı sağ-layacağına can-ı gönülden inanıyor ve Cenab-ı Hakk’tan bunu temenni ediyorum. Gönüllerin sevgi ile dolduğu, kalemlerin sevgi yazdığı, dil lerin sevgi konuştuğu, silah seslerinin değil, sevgi teranelerinin semayı doldurduğu, anala rın gözyaşı dökmediği, çocukların gelecekten emin olduğu, bir Bosna ve dünya hepimizin ge leceği olsun.
Bu vesileyle caminin restore edilmesinde emeği geçenlere huzurunuzda bir kez daha te-şekkür ederken, dünyanın hiçbir yerinde sadece cami değil, tüm dinlere ait ibadethaneler ya-kılmasın, yıkılmasın, din mensupları dinlerinden dolayı aşağılanmasın diyor, değerli varlıklarınızı saygı ve sevgiyle selamlıyorum" diyerek ta mamladı.
Konuşmaların ardından Bosna gelenekleri gereği Mostar Kanton Valisi caminin anahtarını Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ’a verdi ve caminin kapısı anahtarla ibadete açıldı.
Törende "Hacic El-Feth" ilahi grubu tarafın dan çeşitli ilahiler okundu ve Mostar’lı hafızlar katılımcılara Kur’an tilavetinde bulundular.
MOSTAR KENTİ VE KOSKİ MEHMET PAŞA CAMİİ
Bosna-Hersek Cumhuri-yeti’nin Hersek’in "Neret-va" nehri üzerindeki bölge sel merkezi olan Mostar şehri, uygarlığın tüm izlerini birbirinden bağımsız olarak barındırabilen ender şehir lerden birisi. Mostar, doğu ile batının kesiştiği, Osmanlı ile Avrupa medeniyetlerinin birleştiği, Hıristiyanlık ve İs lâm’ın bir araya geldiği nok tada kurulmuş bir şehir.
Adeta bünyesinde uy garlıkların kristalize olduğu Mostar, Neretva nehrinin dimdik iki yamaçla dar bir boğaz teşkil ettiği mahalde, güzel dağların çevrelediği bir vadide kurulmuş. 1566-1567 yıllarında Mimar Sinan’ın yaptığı tek kemerli köprü, Mostarlıların iki yakasına gelip yerleştikleri bir merkez olmuş.
Yüzyıllar boyunca Müslümanlar, Ortodoks lar, Katolikler arasındaki ilişkilere Osmanlı Devleti’nin idaresi altında bulunan bütün topraklar da gözlenmiş olduğu gibi büyük bir hoşgörü egemen olmuş, bu hoşgörü Mostar’da da gerek şehir mimarisinde, gerek hayat tarzlarında ken-disini ortaya koymuş. Ne yazık ki bu hoşgö rü, Bosna Hersek’in 1908’de Avusturya-Maca-ristan İmparatorluğu tarafından ilhakinden son ra ve özellikle İkinci Dünya Savaşı’nda bütünüyle tersine dönmüş. Mostar son Bosna savaşı sı rasında uzun bir süre yakın kuşatma altında kalmış ve büyük yıkım görmüş. Buna rağmen Bosna’lı Müslümanların yaşadığı diğer illerde ol duğu gibi; burada da büyük sayıda şehit ver mek suretiyle ayakta kalmayı başarmışlar. Mostar’daki yetkililerden aldığımız bilgilere gö re savaş esnasında 5.000’i sivil olmak üzere yaklaşık 10.000 Bosnalı Müslüman şehit düş müş ve 30.000 kişi de hicret etmek zorunda kalmış.
Koski Mehmet Paşa Camii, 12.40 m.ye 12.40 m. kare planlı bir cami olup, Evliya Çelebi’de bu lunup da hüsn-i hat ile ya zılı kitabesinden anlaşıldığı üzere 1618 tarihinde yaptı rılmış. Bânisi Koski Mehmet Paşa, Sokullu Mehmet Pa-şa’nın Rüznâmecisi olmuş, sonra Timar Defterdarlığı yapmış, hayırperver bir zat tır.
Caminin sekiz sütuna oturan bir şadırvanı var. Ki tabesinden 1876 yılında ya pıldığı anlaşılıyor. Cami av lusundaki türbede 1733 yı lında vefat eden "Şeyh İs-hak Efendi" yatmaktadır. Cami haziresinde gayet gü zel kabir taşları var. Medre se camiin kuzey batısında yer almakta ve halen Müf tülük olarak kullanılmakta.
Tarihi Koski Mehmet Paşa Camii, Müslüman Boşnaklar ile Sırplar ve Hırvatlar arasında çıkan 1992-1995 savaşı sırasında, Hırvatlar tarafından bombalanarak, kubbesi, isabet eden havan mermisi ile beş ayrı yerden delinmiş, ikinci giriş tamamen tahrip olmuş, mihrap, minber ve mahfil hasar görmüş, cami minaresi kaidesine kadar yıkılmış.
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Tokyo Vakfı ara sında yapılan protokol neticesinde Kültür Ba-kanlığı ile de işbirliği yapılmak suretiyle; 1997 yılında caminin restorasyonuna başlandı ve 31 Ağustos 2001 tarihinde tamamlandı.