Makale

KKTC’NİN EKONOMİK YAPISI

KKTC’NİN EKONOMİK YAPISI

Dr. H. Fikret ALASYA

Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve sosyal gelişme düzeyi Kıbrıs konusundaki siyasal gelişmelere paralel bir seyir izlemiştir. Bu nedenle Kıbrıs Türk Halkının ekonomik ve sosyal gelişmesi 1974 öncesi ve 1974 sonrası olmak üzere iki ayrı dönemde mütâlâ edilebilir. 1974 öncesi dönemi, özetle Kıbrıs Türk halkının varlık, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini son derece ağır şartlarda yürüttüğü, sürekli ikinci sınıf vatandaşlar olarak ezilmeye, horlanmaya çalışıldığı, yoksulluğa itildiği, sömürüldüğü, katliam ve göçlere zorlandığı bir dönemdir. Bunun içindir ki KKTC ve halkının bugün ulaştığı gelişmişlik ve refah düzeyi geçmiş dönemlerle asla kıyaslanmayacak bir durumdadır.
Rum-Yunan İkilisinin 1963 yılında ENOSİS’i gerçekleştirme hayali ile başlattıkları saldırılar sonucunda, devlet yönetiminden ve ekonomik faaliyetlerden koparılan Kıbrıs Türk halkı, köylerinden göç ettirilmiş ve katliamlara tabi tutulmuştur. Bu gelişmenin bir sonucu olarak Türk halkı büyük bir ekonomik yıkıma uğratılmış ve imkanları son derece sınırlı tarım alanlarında, verimsiz tarımsal faaliyetlere mahkum edilmişti. Nitekim Kıbrıslı Türklerin 1963 yılında Kibrisin gayri safi yurt İçi hasılası’nda % 17.9 oranındaki payı, Rum saldırıları sonrasında % 5.1’e düşmüş ve fert başına milli geliri 500 dolardan 133 dolara inmişti. Kıbrıslı Türkler kurtuluş mücadelesi verdiği 21 Aralık 1963-20 Temmuz 1974 döneminde varlıklannı Anavatan Türkiye’nin sağladığı aynî ve nakdî yardımlarla son derece güç şartlar altında sürdürebilmiş ve özgürlük mücadelesini, Anavatanıyla birlikte Mutlu Barış Harekatı ile 1974 yılında zafere ulaştırmıştır.
Mutlu Barış Harekatı’ndan önce, diğer ekonomik faaliyetler gibi turizm ve sanayi faaliyetleri de yok denecek kadar az olan Kıbrıs Türk halkının turistik tesis olarak sadece 140 yataklı Saray Hotel ve sinai faaliyet olarak da bir un fabrikası, bir makama ve bir de meşrubat fabrikası vardı.
Kıbrıslı Türkler için ekonomik yönden asıl önemli ve gerçek gelişmeler 1974 yılından sonra başlamıştır. Kıbrıs Türk halkı, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’ndan sonra kazandığı özgürlüğünü ve bağımsızlığını koruyabilmek ve daha güzel, mutlu günlere ulaşabilmek için kalkınma çabalarına öncelik ve ağırlık vermiştir. KKTC’nde Anayasa gereğince planlı kalkınma ilkesi benimsenmiştir. Bu ilkeye göre KKTC’nde düzenleyici, yönlendirici, özel sektöre yol gösterici ve denge kurucu serbest rekabete dayalı piyasa sistemini desteklemeyi, zayıf ve noksan taraflarını iyileştirmeyi ve piyasa ekonomisinin işlerliğini etkinleştirmeyi hedef almıştır.
20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’ndan sonra geçen dönemde geçiş yılı programlan ve beşer yıllık süreleri içeren iki plan uygulanmıştır.
Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1978-1982) döneminde, Mutlu Barış Harekatından sonra büyük bir bölümü göçmen olan halkın rehabilitasyonunun sağlanması ve sosyal yaraların sarılması, ağırlıklı bir amaç olmuştur. O günkü şartların bir gereği olarak kamu ağırlıklı bir karma ekonomi modeli uygulanmış ve bu model içinde kalkınma çabaları sürdürülmüştür.
İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1988-1992) dönemi, piyasa ekonomisi şartlarını geliştiren, kamunun ekonomiye müdahalelerini asgari düzeye indiren uygulamalara ağırlık veren ve özel sektörün teşvik edildiği bir süreç olmuştur. Bu dönemde turizm başta olmak üzere bankacılık, ulaştırma- haberleşme, ticaret gibi hizmet sektörlerine ağırlık verilmiş ve üniversite eğitimi ön plana çıkarılmıştır.
KKTC artan gayri safi milli hasılası, yenilenen ve geliştirilen temel altyapı yatırımları, ileri teknolojiye dayalı haberleşme sistemi, üniversiteleri, turizm ve sanayi yatırımlarıyla çağdaşlaşan bir yapıya sahiptir. 1992 yılı sonu itibariyla sanayi tesislerinin sayısı 650’ye, turistik tesislerin sayısı 86’ya, yatak sayısı ise 7087’ye ulaşmıştır. Bu gün sanayide 10.200, turizmde ise 3.878 kişi istihdam edilerek bugünkü düzeye ulaşılmıştır.
Turizm, sanayi, tarım ve eğitim alanlarında gerçekleştirilen yatırımlar ve sağlanan üretim artışlarıyla KKTC ihracatı, net turizm gelirleri, turist sayısı, döviz rezervleri ve istihdam hacmi hızla artmış, işsizlik oranı azalmıştır. Özellikle 1986-1992 döneminde,
1991 yılında Körfez Krizi’nin yarattığı arızi durum hariç, ekonomik gelişmede yüksek bir performans gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde ihracat 52 milyon dolardan 61.6 milyon dolara, sanayi ürünleri ihracatı 14.7 milyon dolardan 28.4 milyon dolara, net turizm gelirleri 52 milyon dolardan 224 milyon dolara kadar, döviz rezervleri 86.2 milyon dolardan 234.2 milyon dolara yükselmiştir. Yine aynı dönemde sabit sermaye yatırımları cari fiyatlarla 39.4 milyar TL’den 568.1 milyar TL’na, yıllık yabancı sermaye girişi 249 bin dolardan 568 bin dolara çıkmıştır. Sözü edilen dönemde 190 adet sanayi tesisi, 31 adet turizm tesisi ve 2.827 adet turistik yatak hizmete sunulmuştur. Gerçekleştirilen ekonomik gelişmeler sonucunda sözkonusu dönemde 8.692 kişiye ek istihdam sağlanmış ve işsizlik oranı % 2.4’den % 1.1’e düşürülmüştür.
KKTC’nde, ekonomik gelişmeler yanında sosyal gelişmeler de sağlanmış, okullaşma oranı yükseltilmiş, eğitim ve sağlık hizmetleri standartları yükseltilerek geliştirilmiş, sosyal güvenlik çağdaş Batı standartlarına çıkarılmış ve nüfusun tamamı sosyal güvenlik kapsamına alınmıştır. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin ücretsiz yerine getirildiği KKTC’nde işsizlik sigortası, asgari ücret, eşel-mobil sistemi uygulanmaktadır. Sendikal hakların ve örgütlenmenin geliştiği KKTC’nde kamu görevlilerinin ve öğretmenlerin sendika, toplu görüşme ve grev hakları vardır.
KKTC’nde kısa sayılan bir zaman dilimi içinde, bir devlet oluşumunun tüm kurumlarıyla çağdaş ve demokratik bir yapıda tamamlanmasında ve ekonomik yönden gelişmesinde Anavatan Türkiye’nin yardım ve desteklerinin önemli bir payı vardır. Anavatının yardımlarıyla Rum-Yunan ambargosunun etkileri hafifletil- mekte ve KKTC gelişme sürecini devam ettirmektedir.
Bugün KKTC sanayi ve hizmetler sektörünün ağırlık taşıdığı, demokratik düzeni ile sosyal hakların ve sosyal güvenliğin geliştiği çağdaş bir ülkedir. KKTC halkının özverili çabaları, devletine bağlılığı ve onu yaşatma kararlılığı KKTC’nin gelişmesinde temel bir unsurdur. KKTC Hükümeti, devletin güçlendirilerek yaşatılmasını ve halkın daha £ yüksek bir refah düzeyine yükseltilmesini hedef almıştır. Günümüzde Kıbrıs Türk halkı bu hedefe her geçen gün daha da yaklaşmakta ve geleceğe umutla bakmaktadır.