Makale

BAŞARININ PRENSİPLERİ

BAŞARININ
PRENSİPLERİ

Hayati OTYAKMAZ

Başarının yolu çalışmaktan geçer. Çalışmak hem yüce Dinimiz İslam’ın emridir hem de millî bir görevdir.
Herkes, cemiyet içindeki yeri ve ödevi ne ise onu en iyi bir şekilde yapmaya çalışmalıdır. Topluca ilerlemek ve yükselmenin tek çıkar yolu budur.
Başarı ve çalışma yolundaki ilk ve en önemli düşman tembelliktir. Bunun kaynağı, başkası değil bizzat kendimiz, kendi nefsimizdir. Tembellik insanın karşısına çıkıp da mertçe savaşan bir düşman değildir. Bilakis eski peri masallarındaki varlıklar gibi şekilden şekile girer, binbir hile kullanarak sinsice çalışır. Tehlikesinin büyüklüğü de buradan doğmaktadır.
Tembellik bedenî bir rızadan doğuyorsa bunun ilacını hekimler bilir. Ruhi bir gevşeklik, üşengeçlik ve havaîlik şeklinde ise bunun üzerinde önemle durmak gerekir.
Başarı ve çalışmanın diğer bir düşmanı ise, kötü arkadaşlardır. Bu engel de sinsi ve maskelidir. Dost ağzı kullanır, seni esirger ve yardımına koşar gibi görünür. Zaten tembellik çoğunlukla kötü arkadaş telkinleri ile başlar, zamanla alışkanlık haline gelir ve içimize yerleşir. Arkadaşın kötüsü çalışandan rahatsız olur; kazanılan başarılan küçümsemek ve alaya almak suretiyle adeta intikam alır. Bu felsefeyi veren kitapları da kötü arkadaş grubuna sokabiliriz.
Başarı ve çalışmayı engelleyen daha başka faktörler de vardır. Bunları kısaca: Eğlencelerin bolluğu, bozuk eğitim sistemi, kötü öğretmenler, çalışanın mükafatlandırılmaması, kestirme fakat gayr-i meşru kazanç yollarının tıkanmaması., vs. olarak sıralayabiliriz. Çalışma ve başarının karşısına dikilen bütün engeller genellikle, iradeli olmakla aşılabilir. insan, zekâ ve bilgisi ile değil iradesi ile yükselir. Yüksek insanlar hep sağlam irade sahibi kimselerdir. Devamlı ve muntazam çalışmalarla, zamanla başarılar elde edilebilir.
ÇALIŞMANIN METODU
Hayat, okuldaki tahsilden farklıdır. Burada nasıl ve ne vakit çalışmamız lâzım geldiğini söyleyecek kimse bulunmayabilir. Muvaffakiyet arzu eden şahsın, yolunu kendisinin çizmesi, işini bizzat kendisinin düzenlemesi gerekir, idealist insan, herşeyden önce çalışmalarını, herhangi bir iş veya memuriyetin muayyen saatlerdeki mesaisi gibi “mecburî” telakki etmelidir. Önce, bir haftalık çalışmaların planlanması uygun olur.
Bunun için her gün sabah 0.5’ten, öğlen gece 24’e kadarki saatlerde ne yaptığınızı, bir hafta boyunca, bir yanı saatler, bir yanı günler yazılı bir cetvele işleyin. Bir hafta sonra uyku, yemek, sınıf, meslekî mecburî çalışmalar, dinlenme gibi kısımları tarayın, boş kalan yerlere çalışmak istediğiniz konuları yerleştirin. Böylece planlanmış muayyen saatlerde çalışmak, bir çalışma şevki uyandırır ve iradeyi kuvvetlendirir. Kısa da olsa kesintisiz ve muntazam çalışma verimli neticeler çıkarır.

ÇALIŞMA VE BAŞARININ ALTIN KURALLARI

1 - Çalışmak için müsait gün ve saat (ve ilham) bekleme; bil ki her yer ve her köşe çalışmanın en müsait yeridir.
2 - Bir günde yapman lâzım gelen bir işi, bir dersi, bir vazifeyi ertesi güne bırakma! Zira her günün derdi gibi işi de kendine yeter.
3- Bir zamanda yalnız bir işi yap, yalnız bir ders, bir kitap hatta bir fasıl üzerinde çalış; ta ki dikkatin ve kuvvetin dağılıp zayıflamasın.
4- Başladığın bir işi, bir dersi, bir kitabı, bir vazifeyi yapıp bitirmeden bir diğerine başlama. Yarıda kalan iş başlanmamış demektir.
5- Bir günün işini bitirdikten sonra ertesi günde ne iş yapacağını kararlaştır!
6- Çalışmaya oturduğun zaman, bütün ruhî ve bedenî kuvvetinle kendini o işe ver; ateş hattında düşmanı gözetleyen bir asker gibi uyanık ol!
7 - Çalıştığın bir iş üzerinde karşılaştığın bir güçlüğü yenmeden bir adım bile gerileme!
Ve bil ki yılgınlık maskeli bir tembelliktir; yine bil ki çalışma sevgisi, güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Cüçlüğü yenmekten hasıl olan manevî lezzet, eşsiz bir zevktir.
8- İşinde rastladığın bir güçlüğü evvela parçala; sonra her parçayı birer birer ve sırayla yenmeye çalış!
9- Devamlı ve ritimli çalış, çalışmayı uzun fasılalarla kesip terk etme; ta ki çalışma itiyadın körlenmesin.
10-Bir iş üzerinde yorulursan, dinlenmek için işini değiştir; veya çalışma hızını yavaşlat. Fakat dinlenme bahanesiyle asla boş oturma. Tatil aylarında bile yavaş ve az da olsa çalış!
11 - Verimli çalışmayı, sakın iş üzerinde geçirdiğin zamanla ölçüp de, "eh bugün şu kadar saat çalıştım yetişir" deme; çalışmanın sonucuna ve öğrendiklerine bak!
12- Çok düşün ve bil ki çalışmak, muhakkak hareket etmek veya okuyup yazmaktan ibaret değildir.
13- Bir işe başladığın, bir dersi öğrenmeye koyulduğun zaman telaş edip sabırsızlanma; yol al, fakat acele etme; sindirerek çalış ve öğren!
14- Gece yatağına uzandığın zaman, o gün ne yaptığını ve ne sonuç aldığını düşünmeden; yarın ne yapacağını kendine sormadan uyuma!
15- Bir işe, öfkeli ve sinirli iken karar verme; bekle, öfken geçsin!
16- Bir işi yapıp yapmamakta kararsızlığa düştüğün vakit, iki şıktan her birinin fayda ve zararlarını iyice hesapla; faydası çok, zararı az olan şıkkı tercih et!
17 - Sebat eyle! Damlaya damlaya göl olur; ve aynı noktaya düşen damlacıklar zamanla taşı bile deler!
18- Yaşlıların tecrübesinden faydalan! Tecrübe edilmişi boş yere yeniden tecrübeye kalkışma ki pişman olmayasın!
19- İşin başında iyice düşün! Son pişmanlık fayda vermez.
20- Hayatın ve tutacağın yol hakkında tereddüde ve kararsızlığa düşüp de bir ışık aradığın zaman, fikrini ve reyini soracağın kimseyi iyi seç!
21 - Başarınla mağrur olma! Bil ki gurur, gelecekteki başarılarının en büyük düşmanıdır.

ÇALIŞMANIN ŞARTLARI
Çalışmanın, bedenî, hissî, haricî ve aklî olmak üzere dört şartı vardır.
Bedenî şart, sağlık ve sağlamlıktır. Herhangi bir uzuvda bir ağrı, rahatsızlık veya anormallik varsa çalışma aksar. Çalışmak için istirahatın önemi büyüktür. Bu bakımdan her gün normal ölçüde uyuma- lı; aşırı yorgunken çalışmayı zoraki başlatmamalıdır. Sıhhatin korunmasında ve rahatsızlıkların tedavisinde ihmalkâr davranılmamalıdır.
Çalışmanın hissi şartı, onu sevmek ve içten arzu ederek yapmaktır. İşin sonundaki huzur ve başarı çalışmanın bir nevi mükâfaatıdır. Yapmaya mecbur olduğumuz bir işi angarya olarak değil, tıpkı bir spor gibi düşünmek suretiyle severek yapmalıyız.
Çalışmada harici şart ise, bulunduğumuz yerin ve diğer maddî durumların elverişli olmasıdır. Işık düzeni bozuk, gürültülü, kalabalık yerler çalışma için uygun değildir. Bununla beraber bu dış şartlara fazla önem vermek de doğru olmaz; çünkü ideal harici şartlar her zaman herkes tarafından sağlanamayabilir.
Çalışmanın aklî şartı ise, onun metodunu bilmektir. Yani çalışmayı bir sisteme bağlamak lâzımdır. Metodsuz, sistemsiz çalışma, büyük güç ve zaman israfına yol açar, verimsiz olur; sonuç olarak da insanı bezdirir.
Descartes, insanlar arasındaki gerilik ve ilerilik farkının sanıldığı gibi akıl ve iz’anca farklılıklardan değil, metodlu ve rasyonel çalışıp çalışmamalarından ileri geldiğini söyler. Birçok ülkelerde yüzlerce mütehassıs daha verimli çalışma konusuna eğilmekte ve çeşitli eserler yayınlanmaktadır. Çalışma ve iş başarma konusunda en mühim prensip sadece o işin bitirilmiş olması değil, aynı zamanda, mümkün olduğu kadar az enerji sarfıyla, mümkün olan en çok verimi elde etmektedir.

Kaynaklar:
- Prof. Dr. Ali Fuat Başgil, Gençlerle Başbaşa.
- İbrahim Refik, Başarı Haritası.
- İbrahim Refik, Başarı Üzerine Söz Cevheri.
- Prof. Dr. Esat Coşan, Başarının Prensibleri.
- Selâmi Tanoğlu, Mazeret Arama, Başarı Üzerine Bazı Notlar.