Makale

GENÇLİĞİMİZ

Merhaba

GENÇLİĞİMİZ

Gençlik, tüm fırtınalarıyla, heyecanıyla, kabına sığmaz hareketliliğiyle yaşadığımız dünümüzün adı. Yüzümüzü yaşadığımız bugünden geleceğe çevirdiğimizde ise, bütün bir istikbalimizi teslim edeceğimiz yarınlarımız. Ümidimiz ve kıvancımız.
Bir ülkenin yarınlarından emin olması, yetiştirdiği gençliğin sağlıklı, duyarlı ve tutarlı olmasıyla mümkündür. Gençlerine iyi imkanlar hazırlayamayan, onların ihtiyaçlarını göremeyen, seslerini duyamayan topluluklar aslında geleceklerini tehlikeye atmış topluluklardır.
Gençlik, insan toplulukları için bulunmaz bir nimet, önemli bir güç, yararlanılması gerekli olan muazzam bir dinamiktir. Bir topluluk genç nüfusundan iyi yolda yararlanabilirse, hem o topluluk için ve hem de insanlık için sonsuz faydalar hasıl olur. Böyle bir sonuç, gençliğin iyiye, güzele yönlendirilmesiyle elde edilebilir. Gençlik ihmale uğrar, yoldan çıkarsa toplum da, gençliğin kendisi de ülkesi için bir endişe ve üzüntü kaynağı haline gelir.
Gençliğin yaratılışından kaynaklanan sürekli hareketliliği ve aktifliği, ülke yararına kanalize edilemediği zaman, gençlik çeşitli mihrakların ve kötü emelli kişilerin tesir alanı içerisinde kalabilir. O zaman gençlik her zamankinden daha fazla korunmaya ve sahip çıkılmaya muhtaçtır. Bir toplumu yok etmek, yıpratmak ve zora sokmak isteyen şer güçler, öncelikle o topluluğun değerlerini ve gençliği hedef alırlar. Değerlerini yitirmiş, gençliği ifsat olmuş topluluklar, şer güçlere karşı dayanma gücünü yitirir, iç barış ve huzurunu kaybeder.
Dünya, iki cihan harbi boğazlaşmasından sonra soğuk savaş dönemine girdi. Bu dönem gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin başına terör ve buna bağlı olarak terörün büyük ölçüde finansını sağlayan uyuşturucu belasını getirmiştir. Terörü destekleyen ülkeler uyuşturucu trafiğini de yönlendiren ülkeler olmuşlardır. Yaşadığımız çağımızda bir yandan toplum değerlerinin yükselişi hissedilirken, bir yandan da ulusların geçmişten gelen çılgın arzu ve hedeflerini bazı coğrafyalarda gerçekleştirme çabaları görülmektedir. Bu çabalar. Kıbrıs gibi, Bosna gibi, Kosova gibi coğrafyalarda tüm dünyanın gözü önünde sıcak kanlı çatışmalarla su yüzüne çıkarken, bazen de ülkemizde olduğu gibi terör ve şiddet olaylarının desteklenmesi ve körüklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Her iki halde de hedef o ülkelerde itici güç olan gençliktir.
Terör maliyeti en düşük, verimi en yüksek savaş biçimidir. Teknolojinin ilerlemesiyle de kullanılabilecek silahların tesir alanı oldukça genişlemiş ve tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Terör örgütleri, hem kendilerini beslemek ve hem de silahlandırabilmek için dış güçlerin de büyük katkılarıyla uyuşturucu ticaretine yönelmişlerdir. Çoğu kez bu uyuşturucunun pazarı terörün hedef aldığı ülkenin gençliği olmuştur. Terör ve uyuşturucu ilişkisi iki tarafı keskin bir bıçak gibidir. Terör örgütleri, bir yandan aldatılmış ve kandırılmış gençleri insanlık dışı eylemleri için dağa çıkarırken, diğer taraftan da dağa çıkaramadığı gençliği uyuşturucu ile zehirleme ve tesirsiz hale getirme programını uygulamaktadırlar. Böylece taze ve zinde güç gençlik, anbean eriyip gitmektedir. Gençliğimiz bu tür tuzaklara karşı uyanık olmalıdır.
Şunu hemen ifade etmeliyim ki. Ülkemizde gençliğimizin büyük bir çoğunluğu kendi değerlerine sahip, sorumluluklarının bilincinde, vatan ve millet sevgisiyle yoğrulmuştur. Bu yapının ilelebet devam etmesi bu değerlerimizin gençliğimize bütün yönleriyle aktarılmasıyla mümkündür. Devletimizin bu alanda alacağı tedbirlere milletçe destek vermemizin yanında gençliğimize sahip çıkarak onları sağlam bir inanç ve köklü bir millet sevgisinde yoğunlaştırmalıyız. Sevgili gençlerimiz, şunu unutmayınız ki. sizler bizim ümidimiz ve geleceğimizsiniz. Belki biz yetişkinler sizlerin ihtiyaçlarını karşılamakta ve sizleri anlamakta yeterli olamıyoruz. Ama ben inanıyorum ki sizler, biz yetişkinleri anlayacak kabiliyet ve görüş enginliği içerisindesiniz. Bu cennet vatanımız üzerinde oynanmak istenen oyunları bozacak ve boşa çıkaracak güçtesiniz. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi” nde belirttiği gibi, Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur. Diğer taraftan bu gücü siz yüreğinizden, heyecanınızdan ve sınırsız sevginizden alıyorsunuz. Ne olur, sevginizi ve heyecanınızı kaybetmeyin. Ömrünüzün baharı sayılabilecek bu çağ sevgi ve nefreti en yoğun yaşadığınız çağdır. Nefret kötülerin, sevgi ise iyilerin seçimidir. Sevgi insanı yüceltir. Sevelim ki sevilelim. Şair ne güzel söylemiş: “Sevelim, sevilelim bu dünya kimseye kalmaz."
Once, en yakınımızdan başlayarak birbirimizi, uğruna binlerce gencimizi feda ettiğimiz cennet vatanımızı, bayrağımızı sevmeliyiz. Bizi biz yapan değerlerimizi sevmeliyiz. Sevmeliyiz çünkü, nefret ve kin tohumlarının yeşermemesini!! en büyük ilacı sevgidir.
Bakınız, her zaman gençleri yanında bulmuş olan sevgili Peygamberimiz; “İnsanlar içinde Allah’ın en çok sevdiği kimse, kötülükleri terkedip iyiliklere yönelmiş olan gençtir.” buyuruyor. (Ramuzu’l-ehadis, s. 383) Ne mutlu bu müjdeye mazhar olabilenlere!
Herşey gönlünüzce olsun. Hoşça kalınız.

Harun ÖZDEMİRCİ
Dini Yayınlar Dairesi Başkanı