Makale

CAMI EKSENLİ DİN HİZMETLERİ

CAMI EKSENLİ
DİN HİZMETLERİ

Dr. Ahmet Onay

Cami eksenli din hizmetleri, özellikle cami sembolü etrafında anlam ve derinlik ifade eden ve dinî bir sorumluluğun ifası olarak değerlendirilen faaliyetlerin tamamını içine alır. Bu hizmetlerin merkezinde öncelikle ve ağırlıklı olarak cami görevlileri yani, imam-hatip ve müezzin- kayyımlar gelmektedir. Dolayısıyla, cami görevlileri tarafından yürütülen salt dinî vecibeler yanında, dinî bir anlam yüklenerek yapılan her türlü sosyal ve kültürel faaliyet cami eksenli din hizmetlerinin temelini oluşturur.
Günümüzde cami eksenli din hizmetleri yerine daha çok cami hizmetleri veya imam-hatip ve müezzin-kayyımın görevleri gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bu ifadeler, caminin ve cami görevlilerinin toplumdaki fonksiyonunu tam olarak ifade etmede yeterli değildir. Zira, cami kavramının sahip olduğu çağrışımlar ile bu bağlamda yürütülen hizmetler ve yapılan faaliyetler daha kapsamlıdır. Cami eksenli din hizmetleri, işte bu anlam genişliğini ifade eden bir kavramdır.
Caminin doğal özelliği, Allah’a ibadet ve topluma hizmet için kurulmuş kutsal bir mekân olmasıdır. İmam-hatip ve müezzin-kayyımlar da ibadet ve topluma hizmet gibi ulvi gayelerle cami eksenli din hizmetlerinin içinde yer alarak en temel fonksiyonu icra etmektedirler. Bu noktada cami görevlilerinin, müftü ve vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kur’an kursu öğreticisi gibi din görevlilerinden önce geldikleri görülür. Eğitim hizmetlerinin temelini okul ve öğretmen teşkil ettiği gibi, din hizmetlerinin de temelini cami ve cami görevlisi yani imam-hatip ve müezzin-kayyım teşkil etmektedir.
Camisiz, imam-ha- tip ve müezzin- kayyımsız bir din hizmeti düşünmek mümkün değildir.
Bu yazımızda, cami eksenli din hizmetleri ile bu hizmetlerde imam-hatip ve müezzin-kayyımların rolü üzerinde duracak, bu rolün doğru bir şekilde anlaşılmasını kolaylaştıracak ipuçlarını vermeye çalışacağız. Bu hizmetlerdeki önemli rolü yanında diğer görevleri de bulunan murakıp, Kur’an kursu öğreticisi, vaiz, müftü gibi personelin görevleri ile toplumdaki fonksiyonunu ileriki sayılarımızda çeşitli açılardan ele almayı plânlıyoruz.
Cami Eksenli Din Hizmetleri Araştırması
Yazının üzerine bina edildiği araştırmamızın nasıl gerçekleştirildiği hakkında burada biraz bilgi vermek faydalı olacaktır. Cami eksenli din hizmetleri konusu ağırlıklı olarak, anket ve görüşme yöntemiyle elde edilen veriler ile 2002 yılında Başkanlığımız bünyesinde oluşturulan Cami Bilgi Bankasında toplanan bilgiler ışığında araştırılmıştır. Alan araştırması yöntemiyle yapılan bu çalışma için bir Cami Eksenli Din Hizmetleri Ölçeği (CEDHÖ) geliştirilerek uygulanmıştır.
Cami Eksenli Din Hizmetleri Ölçeği, Samsun, Trabzon, Erzurum, Bingöl, K. Maraş, Nevşehir, Bolu, Edirne, Çanakkale ve Denizli illerine gidilerek uygulanmıştır. Gidilen her ilin en büyük iki caminin imam-hatip ve müezzin kayyımı, üç mahalle camisi ile en küçük bir mescit veya caminin görevlileri, iki köy ve iki kasaba camisinin görevlileriyle anket yapılmıştır.
Yaptığımız alan araştırmasından ve Cami Bilgi Bankasından elde edilen veriler SPSS isimli istatistik programında analiz edilmiştir. Analizlerden elde edilen sonuçların değerlendirilmesinde ışık tutması bakımından söz konusu 10 ilde görev yapan personel ile görüşülmüştür. Ayrıca, Kayseri ve ilçelerine de gidilerek, din hizmeti sunan görevlilerle görüşmeler yapılmıştır.
Cami Eksenli Din Hizmetleri Çok Boyutlu Bir Hizmet Alanıdır
Cami eksenli din hizmetlerinin üç yönü bulunmaktadır. Bunlar:
1. Cami içi din hizmetleri,
2. Cami ile bağlantılı din hizmetleri,
3. Cami dışında yürütülen sosyo-kültürel ve sos- yo-psikolojik yönlü hizmetlerdir.
Cami eksenli din hizmetlerinin birinci boyutu daha çok camiyle, ikinci ve üçüncü boyutları ise toplumla ilgilidir. Esasen daha geniş kapsamlı olarak plânlanıp gerçekleştirilen bu araştırmanın, cami görevlilerinin cami içi din hizmetleri ile ilgili bölümünü daha yakın bir perspektifle burada ele alacağız. Toplum ile ilgili ikinci ve üçüncü boyutlarını ise ileriki sayılarımızda ele alacağız.
Cami İçi Din Hizmetleri Nelerdir?
Günümüzde cami hizmetleri denildiğinde, imam-hatipler ile müezzin-kayyımların cami içerisinde yürüttüğü hizmetler akla gelmektedir. Bu hizmetlerin başlıcaları, caminin açılıp-kapatılması, ezanın okunması, namazın kıldırılması, Cuma hutbesinin iradı ve cami temizliğinin yapılması şeklinde sıralanabilir. Bunlar cami hizmetlerinin görünen ve ilk bakışta fark edilen yönüdür.
Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde, günde beş defa cami açılarak ibadete hazır halde bulundurulur. Sıcak, soğuk, yağmur, kar, fırtına denilmeden, yıl boyu bu böyle devam eder gider. Kış aylarında ülkemizde yaklaşık 20.300 civarındaki soba ile ısınan caminin sobası yakılır, 11.500 civarındaki kaloriferli caminin kaloriferi devreye alınır, yaz aylarında varsa klimalar çalıştırılır ve buna benzer tedbirler alınarak cami ibadete hazır hâle getirilir ve cemaatin gelmesi beklenir. Cami içinin, avlusunun ve giriş kısımlarının, abdest alma yeri ve tuvaletlerin her zaman temiz tutulur. Ezanlar vaktinde okunur. Okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte, yaklaşık Haziran ayının 20’sinden Eylül ayına kadar her sabah saat 9-12 arası camiye gelen çocuk ve gençlere Kur’an-ı Kerim’i okuma öğretilir ve dinî bilgiler dersleri verilir.
Bir ibadet olan namazın huzur ve huşu içerisinde kılınması için manevî hazır oluş gereklidir. Manevî yönden ibadete hazır oluş için camilerde namaz öncesi, özellikle sabah namazlarından önce Kur’an-ı Kerim tilâvet edilir. Namazlardan sonra tesbihat ve duayı müteakiben aşr-ı şerifler okunur. Gelen isteğe göre belli namaz vakitlerinden önce veya sonra cemaate düzenli bir şekilde dini bilgiler verilir. Namazın tamamlanmasından sonra, cami ve cemaate yönelik gerekli güvenlik tedbirleri alınarak camiden çıkılır.
Cuma ve bayram günleri, kandil geceleri ile Ramazan ayı içerisinde, yukarıda sayılan hususlar önemini bir kat daha artırır. Camiye gelen cemaatin huzur içerisinde ibadetini yapabilmesi için büyük bir önem ve titizlikle tüm bu tedbirleri almaktan sorumlu olan elbette imam-hatip ve müezzin-kayyımlardan başkası değildir.
Şimdi cami görevlilerinin cami içi din hizmetlerini nasıl yerine getirdiklerini sırayla ele alalım.
1. Camiye Gidiş- Gelişler
Farz namazların günün farklı beş vaktine yayılmış olması cami içi din hizmetlerinin yerine getirilmesinde önemli bir husustur. Zira, üç öğün yemek vaktini de içine alan sabah ile yatsı namazları arasında camide beklemek mümkün değildir. Dolayısıyla, cami görevlisi vazifesini yerine getirebilmesi için beş defa camiye gidip gelmek zorundadır.
2002 yılı itibariyle yaklaşık 29.900 caminin lojmanı bulunmamaktadır. Yine yaklaşık 45.800 cami lojmanının yarıya yakın bir kısmı ise, camiye 400 m. ile 1500 m. mesafededir. (Camiye 1500 metreden daha uzakta ikamet eden görevliler de bulunmakla birlikte, onların durumu bir istisna kabul edilerek burada zikre- dilmemiştir.) Yani yaklaşık 25.000 lojman cami avlusunda veya yakınında olup, bir namaz vakti için camiye yürüyerek gidiş-gelişte harcanan zaman 210 dakika arasında değişmektedir. Geri kalan yaklaşık 50.000 camide ise bir namaz vakti için camiye gidiş-gelişte harcanan zaman 10-40 dakika arasında değişmektedir.
10 ilde yaptığımız araştırmanın sonuçlarına göre, cami görevlileri bir namaz için camiye gidişte 1 3, gelişte 1 3 olmak üzere, ortalama 26 dakika harcamaktadır. Tablo-1’de görüldüğü gibi, camiye gidiş geliş için bir günde ortalama 1 30 dakika, haftalık izin kullanıp kullanmama durumuna göre de, haftada ortalama 845 dakika harcamaktadır. Diğer bir ifadeyle, cami görevlilerinin haftada 14 saati, camiye gidiş-geliş için yürüyerek yolda geçmektedir.
Cami hizmetinin özelliğinden kaynaklanan bu durum imam-hatip ve müezzin-kayyımların hizmet şartları değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken önemli bir husustur. Namaz vakitlerine bağlı olarak, cami görevlilerinin mesai aralığı, yaz aylarında günlerin uzaması sebebiyle 04.00-23.00, kış aylarında da 05.30-19.00 saatleri arasına yayılmaktadır. Dolayısıyla, görev zamanı günün geniş bir yelpazesine yayılmış olan imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlık görevinde her vakit camiye gidip-gel- mek hizmetin gereği ve görevin bir parçasıdır. Bu durum aynı zamanda din görevlilerinin yaşamının önemli bir parçasını (hizmete girişten emekli olana kadar) sınırlı bir mekân içinde geçirme sonucuna da işaret etmektedir. Cami görevlisinin yaşamını etkileyen bu sınırlamanın oluşturduğu psikolojik ağırlığın da burada altını çizmek yerinde olacaktır.
2. Camide Yapılan İbadetler
İmam-hatip ve müezzin-kayyımlar günde beş vakit camileri ibadete açmakta, ezanı okumakta, namazların manevî huzur içerisinde cemaatle kılınmasını sağlamakta, tesbihatı müteakip kişilerin kendine, ailesine, eş-dost ve akrabasına, vatana, millete ve dilediği herkese dualar etmesini sağlamakta, namazlardan önce veya sonra Kur’an-ı Kerim ve aşr-ı şerifler okuyarak cami içerisindeki manevî atmosferi yoğunlaştırmakta, ibadetin tamamlanmasından sonra da hırsızlık ve yangına karşı gerekli güvenlik tedbirlerini alarak camiyi kapatmaktadır, imam-ha- tiplik görevi yapanlar Cuma günleri hutbe okumakta ve bazı camilerde de namazdan önce vaaz etmektedir. Bu arada, mevsim şartlarına göre namaz vakitlerinden yeterli bir süre önce gelerek, caminin ısınması, havalandırılması gibi hususlarda gerekli tedbirleri almaktadır. Bütün bu hususlar caminin manevî havasına uygun, huzurlu bir ibadetin yapılabilmesi için gereklidir.
Yaptığımız araştırma sonuçlarına bakıldığında (Tablo-1), görevlilerin bir sabah namazı için camide ortalama 51, öğle namazı için 46, ikindi namazı için 39, akşam namazı için 31 ve yatsı namazı için 46 olmak üzere bir günde toplam 213 dakika görev mahallinde bulundukları görülmektedir. Cuma günleri ise, Cuma namazı için camide ortalama 93 dakika harcamaktadırlar. Bir haftada toplam ortalama 1431 dakika yani 24 saat görev yapmaktadır. Ramazan ayında ve kandil gecelerinde, vaaz, mukabele ve teravih programlarının da eklenmesiyle, camide yapılan görev süresi daha da artmaktadır.
bu hizmetler için harcanan zaman (dakika olarak)
Tablo 1: İmam-hatip ve müezzin-kayyımların cami içi din hizmetleri ve

Cami içi din hizmetleri için harcanan zaman Günlük
Ortalama(dk) Haftalık
Ortalama(dk)
Bir sabah namazı için camide harcanan zaman nedir? 51 332
Bir öğle namazı için camide harcanan zaman nedir? 46 253
Bir ikindi namazı için camide harcanan zaman nedir? 39 254
Bir akşam namazı için camide harcanan zaman nedir? 31 202
Bir yatsı namazı için camide harcanan zaman nedir? 46 299
Bir Cuma namazı için camide harcanan zaman nedir? 93 9i
Sadece bir vakit namaz için camiye gidip gelirken harcanan zaman nedir? 26 x 5 = 130 845
Caminin temizliği için bir haftada harcanan zaman nedir? . 183
Haziran-Eylül ayları arasında, camilerde açılan yaz kurslarında harcanan zaman nedir? 180 900
Toplam: 2461+900

Burada hatırda tutulması gereken önemli bir husus, cami hizmetinin manevi sorumluluğu gerektiren bir görev olmasıdır. Zira namaz ve dua, belli manevî ve maddî hazırlıklardan sonra yapılan ibadetlerdir. Bu ibadetlerin yapılması sırasında, imam- hatip ve müezzin-kayyımların ağır bir manevî sorumluluğu üzerine aldıkları bir gerçektir. Camiye girme, Kur’an okuma, namaz kılma gibi ibadetlerin abdestli olarak yapılması gerekir. "Şu namazı da evimde kılıvereyim" demeden, soğuk sıcak, sabah akşam her hâl ve şartta cami görevlileri anılan manevî ve maddî hazırlıkları yaparak vazife başında bulunurlar, cemaat hâlinde bizlere, vatanımıza ve milletimize hayır dualar ederler. Bütün bu hususlar, ca- mî görevlilerinin yapmış oldukları vazifenin fiziki şartları ve manevî sorumlulukları itibariyle hiç de kolay olmadığını göstermektedir.
3. Caminin Bakım, Onarım ve Temizliği
Camiler halka açık mekânlardır. İşçi, memur, köylü, esnaf, genç, ihtiyar isteyen herkes camiye gelir, dilediği yerde namazını kılar ve duasını eder. Dolayısıyla, camilerin her zaman bakımlı ve temiz tutulması gerekir. Caminin sadece iç kısmı değil, girişi, ayakkabılık bölmeleri, avlusu, abdest alma yeri ve tuvaletleri de aynı şekilde temiz ve bakımlı olmalıdır. Bunun için gerekli boya ve badana işlerinin yapılması, gereken malzemelerinin temini ve temizliğin yapılması, sobaların kurulması, yakılması ve boruların temizlenmesi, kırılan veya bozulan ses cihazı, ampul, musluk ve anahtar gibi malzemelerin temini ve değiştirilmesi gibi işlerden birinci derecede imam- hatip ve müezzin-kayyımlar sorumludur.
Yaptığımız araştırma, bizzat cami görevlilerinin bakım, onarım ve temizlik gibi işler için hiç de küçümsenmeyecek derecede bir mesai sarf etmek zorunda olduklarını ortaya koymaktadır. Tablo-1’de görüldüğü gibi, cami görevlileri her hafta ortalama 183 dakika yani, yaklaşık 3 saat bu işler için zaman ayırmaktadır.
Ulusal ve uluslararası iş tanımlamaları ve uygulamalarında, yukarıda işaret edilen salt dinî hizmetlerin dışındaki yardımcı hizmetler için özel kadrolar öngörülmekte ayrı elemanlar istihdam edilmektedir.
Ülkemizdeki camilerden yaklaşık 60.100’ünün derneği ya da vakfı bulunmamakta, dolayısıyla caminin her türlü gideri, cami görevlilerinin sorumluluğunda doğrudan cemaat tarafından karşılanmaktadır.
Görevin bir parçası olarak değerlendirilen bu işler de cami görevlileri için ayrı bir sorumluluk demektir. Hiçbir cami görevlisi, "benim görevim namaz, ezan ve ibadetlerdir, bu tür şeylerle ben ilgilenmem" diyemez.
Görüldüğü gibi, camilerin beş vakit temiz ve nezih bir şekilde ibadete hazır bulundurulması, gerçekten özverili bir gayret ve titizlik gerektiren bir iştir. Bunun ne derece önemli ve zor olduğu, evlerde rutin olarak yapılan bakım, onarım ve temizlik işleri düşünülünce daha iyi anlaşılacaktır.
4. Diğer Görev ve Sorumluluklar

Cami görevlileri her yıl Haziran-Eylül ayları arasında, her gün 9-12 saatlerinde en az 3 saat camide bulunmak ve yaz kursu için gelenlere Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgiler dersi vermek zorundadırlar. Bu da, haftada en az 15 saat ek mesai yapmak demektir. Ayrıca, imam- hatip ve müezzin kayyımların, müftülüğün tüm personeliyle birlikte her ay en az bir defa toplantılara katılması, her yıl belli dönemlerde kendileri için düzenlenen hizmet içi eğitim kurslarına devam etmesi gerekir.
Diğer taraftan, cami görevlileri namaz vakitleri arasında, isteyenlere temel dinî bilgileri ve Kur’an-ı Kerim okumayı öğretir, sorulan dinî soruları da cevaplandırır. Müftülükçe izin verilen veya görevlendirilen imam-hatipler Cuma günleri ile belirlenen diğer zamanlarda camilerinde vaaz ederler. Bunlar, cami görevlilerinin resmî görevleri arasındadır.
Sonuç
Cami görevlileri, manevî sorumluluğu ağır bir görev yürütmektedirler. Onlar, İslam dininin doğru bir şekilde anlatılmasında, cemaatin huzurlu bir şekilde ibadetini yapmasında gerçekten de büyük bir özveriyle çalışmaktadır. İmam-hatip ve müezzin-kayyımların haftada ortalama 41 saat, yaz aylarıyla Ramazan ayında ise haftada 55 saati bulan sürelerle sadece cami içi din hizmetlerinde görev yaptıkları özellikle hatırda tutulmalıdır.