Makale

Dua

Dua

Hamdi TEKELİ
Tufanbeyli Müftüsü

Dua kelimesi aslen Arapça olup, bir şeyi isteme, yardıma çağırma anlamına gelir. Istılah anlamı ise insanın, maddi ve manevi ihtiyacını Yüce Allah’a arzedip, dilek ve niyazda bulunmasıdır. Günlük hayatımızda sık sık kullandığımız dua sözcüğünün Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde geçen örneklerine baktığımız zaman mü’minlerin duaya teşvik edildiğini görürüz.
Rahmeti her şeyi kuşatmış olan Allah Teala “Dua ediniz, size icabet edeyim”
“Bana dua ettiği vakit ben, dua edenin dileğine icabet ederim”(1) buyururken Hazreti Peygamber (SAS) Efendimiz de “Dua ibadetin özü ve esasıdır(2) buyurmuştur.
Dualarımızın kabul olması için tüm hayatımızda Allah’ın rızasına uygun bir yaşantıya sahip olmamız, ön hazırlık manası taşır. Zira unutulmaması gerekir ki sadece işi düştüğü zaman diyalog kuran kişi ile acı ve tatlı anlarda beraber olan kişilerin samimiyeti arasında fark vardır. Birbirini seven dostlar, birbirini devamlı hatırlar ve hoşnut etmek için elinden gelen gayreti gösterirler. İnsanoğlu bu düşünceden hareketle Allah’a tam bir yönelişle yönelmelidir.
Günlük hayatda helal mal kazanma ve haramlardan uzak kalma konusunda titiz davranmalıdır.
Böyle bir gayeyi hedeflemekle birlikte kusurlarımızdan ötürü ye’se kapılarak “benim gibi günahkar bir kulun duası kabul olur mu?” ya da “Allah belki kabul eder, belki de etmez” düşüncesiyle dua edilmemelidir. Bilakis “Allah duamı kabul edecektir” diye inanç ve samimiyetle dua edilmelidir. Ancak ettiğimiz duamızın etkisinin hemen görülmesi konusunda acele etmemeli yüce Allaha edilen duaların bir hadis-i şerifte belirtildiği üzere ya dünya da iken verileceğini, ya ahirette takdim edileceğini yahut da başımıza gelebilecek bir kötülüğü önleyeceğini (14) unutmamamız gerekir.
Duların kabulü ile ilgili olarak tanınmış mutasavvıflardan İbrahim b. Edhem (KS)’e, Allah’a dua ediyoruz ama kabul olmuyor, bunun sebebi nedir? diye soru soran kimselere şöyle cevap vermiştir.
- Yüce Allah’ı biliyorsunuz ama, O’na itaat etmiyorsunuz.
- Rasulüllah’ı tanıyorsunuz, lâkin sünnetine tabi olmuyorsunuz.
- Kur’an-ı okuyor, fakat onunla amel etmiyorsunuz.
- Allah’ın nimetlerinden yediğiniz halde O’na şükretmiyorsunuz.
- İtaatkârlar için hazırlanan cenneti biliyorsunuz ama ona gönülden talip olmuyorsunuz.
- Cehennemden korktuğunuzu iddia ediyorsunuz, fakat günahlardan sakınmıyorsunuz.
- Biliyorsunuz ki, şeytan size düşmandır, ama siz ona düşman olmuyorsunuz.
- Ölüm vardır, diye bildiğiniz halde onun için hazırlık yapmıyorsunuz.
- Yakın akrabalarınızı toprağa gömüyor, lâkin bundan ibret almıyorsunuz,
- Kendi kusurlarınıza bakmıyor, hep başkalarının kusurlarıyla uğraşıyorsunuz. Böyle olan kişilerin duaları nasıl kabul ediliri®
Dua ederken ellerimizi, elin içi yukarı gelecek şekilde ve hafifçe yüzümüze meyletmiş bir halde kaldırmalıyız. Duaya, Allah’a hamd ve Peygamberimize salavat okuyarak başlamalı, O’na esmâ-i hüsna ile niyaz etmeliyiz. Dualarımızda sadece kendimiz için değil tüm müslümanlar için iyi ve güzel dileklerde bulunmalı bilhassa ana-babamız, çocuklarımız ve yakın çevremizi unutmamalıyız. Ayrıca dua esnasında bağıra çağıra rol yaparcasına yapmacık hareketlerden uzak kalmalı, Allah’tan gayri meşrû istekte bulunulmamalıdır. En başta ana babamıza olmak üzere hocalarımızın ve diğer büyüklerimizin hayır dualarını almaya gayret etmeliyiz.
Duadan önce günahlarımıza tevbe etmeli, pişmanlık duymalı, tekrar tekrar günaha düşmemek için azmetmeliyiz. Her zaman dua etmek mümkün olmakla beraber, ramazan ayında özellikle son on gece içinde bulunan Kadir gecesi ve diğer kandil günleriyle Arefe ve Cuma günlerinde daha çok dua etmeliyiz. Ayrıca seher vakitleri, ezanla ikamet arasında, farz namazlardan sonra, secdede iken, cemaatla namaz kılarken (Fatiha sûresinden sonra âmin deyişimiz), iftar anında, Allah’ın kudretine delalet eden bir hadiseden sonra, bir nimete kavuşunca ve sıkıntı anında yapılan dualar daha çok kabule şayan olan dualardır, Mekân olarak da Kâbe-i Muazzama’da, Peygamberimizin mescidinde, Mescid-i Aksa’da yapılan dualarla Arafatta, müz- delifede ve yeryüzündeki tüm mescidlerde yapılan dualar daha faziletlidir.
Yüce Allah’tan dualarımızı kabul etmesini niyaz eder, hastalara acil şifalar, dertlilere devâlar, borçlulara edâlar ihsan etmesini temenni ederim.

1- Gafir (Mü’min) Suresi, Ayet:60
2- Bakara Suresi, Ayet: 186
3- Tirmîzî, Sünen, Dua: 1
4- Buharî, Edebü’l-Müfret, (Trc.
A. Fikri Yavuz), c.2/66
5- Attar, Tezkiretü’l-Evliya, (Trc. Süleyman Uludağ), s. 162