Makale

TARİHTE ŞER'İYE VE EVKAF VEKİLLERİ

TARİHTE ŞER’İYE VE EVKAF VEKİLLERİ

Sene 1920: Nisan ayının 23’ünde Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılmış ve dokuz gün sonra da Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti kurulmuştu. Artık Osmanlı Devleti’nin son Şeyhülislâmı Medenî Mehmet Nuri Efendi de Heyet-i Vükelânın istifası ve teşkilâtın ilgası üzerine bulunduğu meşihat makamından kendiliğinden infisâl etmiştir. 1920 senesi Mayıs ayının ikinci günü Millî Hâkimiyet esaslarına müstenid olmak üzere Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan 3 sayılı Kanunla onbir vekilden müteşekkil (İcra Vekilleri Heyeti) işbaşına geçmişti. İstiklâl mücadelesinin en. çetin bir safhasında çalışmaya başlayan Heyet-i Vekile de Şer’iye ve Evkaf Vekilliğine ilk defa Bursa Meb’usu merhum Mustafa Fehmi Efendi seçilmişti. Sene 1924: Mart ayının üçünde Büyük Millet Meclisince,

1 — Hilâfetin ilgası
2 — Tevhîd-i Tedrisat
3 — Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin lağvına dair çıka- £ rılan kanunlardan sonra Şer’iye ve Eîvkaf Vekâletine aid vazifelerden i’tikad ve amel yeni teşkil edilen Diyanet işleri Riyasetine, Evkafa âid işler Evkaf Umum Müdürlüğüne ve tedrisat ile ilgili işler de Maârif Vekâleti’ne devredilmişti.
2 Mayıs 1920 tarihinden 3 Mart 1924 tarihine kadar Heyet-i Vekîlede,
1 — Mustafa Fehmi Efendi (Gerçeker)
2 — Abdullah Azmi Efendi
3 — Mehmed Vehbi Efendi (Çelik)
4 —• Musa Kâzım Efendi (Onar)
5 — Mustafa Fevzi Efendi Şer’iye ve Evkaf Vekili olmuşlardır.
MUSTAFA FEHMİ EFENDİ (GERÇEKER)
(Büyük Millet Meclisi Hükümetinin İlk Şer’iye ve Evkaf Vekili)
(1868 — 1950)
Mustafa Fehmi Efendi, 1920 Mayıs ayının ikisinde 3 numaralı Kanunla kurulmuş olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin ilk Şer’iye ve Evkaf Vekilidir. Millî mücadelenin önemli simâlarındandır. He’yet-i Vekîleye riyâset etmiş şahsiyetlerden biridir.
1868 târihinde Mihalıççık kasabasında doğmuştur. Bülbül Mehmet Emin Efendi isminde bir zâtın oğludur.
İlk ve Rüşdi tahsilini Mihalic (Karacabey) kasabasında yapmış, Arapçayı ve şer’i ilimleri İstanbul’da Mustafa Çelebi medresesinde Fâtih dersiâmlarından Alasonyalı Hacı Ali Zeyne’l-Âbidin Efendi’den okumuş ve icâzet almıştır.
5 Temmuz 1910 (1326) tarihinde Karacabey Kazası Müftülüğüne seçilerek tâyini yapılmış ve 1919 yılma kadar bu vazifede kalmıştır.
1918 târihinde nâil olduğu Bursa Müderrisliği, biraz sonra da mûsıla-ı sahan ve 1919 târihinde de İzmir pâye-i mücerredi ile taltif olunmuştur.
1920 târihinde Bursa Meb’tısu olarak Büyük Millet Meclisine dâhil olmuş, 1 Mayıs 1920’de de Büyük Millet Meclisince Şer’iye ve Evkaf Vekilliğine seçilmiştir. Bir aralık da İcrâ Vekilleri Hey’etine başkanlık yapmıştır.
1921 târihinde Mareşal Fevzi Çakmak’ın Garp Cephesine gitmesi hasebiyle o târihte ve 18 Nisan’da ikinci defa Heyet-i Vekîleye riyâset etmiştir.
27 Nisan 1922 tarihinde Şer’iye ve Evkaf Vekiîliğinden istifâ etmiştir.
Mustafa Fehmi Efendi, kuvâ-yı milliyenin mürettip ve müşevviklerinden olduğu için İstanbul İdare-i Örfiye Birinci Divân-ı Harbınca idamlarına karar verilenler arasında idi.
Mustafa Fehmi Efendi, Büyük Millet Meclisinde Şer’iye ve Evkaf Encümeninde çalışmıştır. Bir mes’elenin tahkiki için Trabzon’a giden heyete başkanlık etmiştir.
Millî Mücadele’nin ilk günlerinden itibâren memleketi için canla başla çalışan bu zâta hizmetine mukabil 1683 numaralı Tekaüd Kanununun 25 inci maddesi mûcibince birinci derece üzerinden emekli maaşı bağlanmıştır,
1950 yılında Ankara’da vefat etmiştir. Cebeci Asrî Mezarlığında medfundur.
1944 yılında neşretmiş olduğu Hilye-i Fahri Alem adında 143 sayfayı bulan manzum bir eseri vardır.
Bu eserin baş tarafında şu mısralar yazılıdır:
Girdim yola, senrt-i yâre doğru
Vâdi-i Şükûfezâre doğru;
Bir bülbül olup bahârı buldum;
GüIşende o gül-i zârı buldum.
Naznumda safâ-yı hüsn-i cânân
Her beytimi eylerim dirahşân
Her mısrâım incilerle dolsun
Bir Hilye-i Fahr-i Alem olsun.
Bilhassa, Ahmet Hamdi Akseki’nin Türkçe ile namaz kılınamaz mevzu’lu broşürünü takdîr etmiş, “Bir imam ve mühim bir eser” adındaki manzumesini takriz olarak yazmıştır.
Bu manzum takrizinden bâzı nıısrâları şöyledir:
Bir imam eylemiş namaza kıyâm
Kendi zu’munca. Türkçe Kur’ânla
Türkçe Kur’ân mı var behey şaşkın
Oynamaktır bu, din ve imamla
Dedikten sonra,
Kokladım ben bu bahçenin gülünü
Bir zaman mest ve bir karar aldım
Bülbülün dinledim terennümünü
Zevk ve neş’e ile bahtiyâr oldum.
Daha sonra da;
Ne kadar dilmişin bir câzibedar.
Böyle gözler kamaştıran nûra
Muncezibdir bütün ulu’l-ebsâr
Rabbım etain bu kurreti’l-aynım
Kula Hamdi’ye dâimâ şâdân
İsteriz biz, çoğalsın emsâli
Amin, âmin bi-hurmeti’i-Kur’ân.

ABDULLAH AZMİ EFENDİ
(Büyük Millet Meclisi Hükümetinin İkinci Şer’iye ve Evkaf Vekili)
(1868 — 1937)
Abdullah Azmi Efendi ikinci Meşrutiyet devri bağlarında siyasi hayâta girmiş ve Millî Mücâdele sırasında T.B.M.M. Hükümetinin ikinci Şer’iye ve Evkaf Vekilidir.
1868 târihinde Eskişehir’de doğmuştur. Kasım Efendi isminde bir zâtın oğludur, önce medrese tahsilini yapmış ve icâzet almıştır. Eskişehir Rüşdiye Mektebinden sonra İstanbul Dâru’l-Fünûn Hukuk Fakültesinden me’zun olmuştur. Ulûmu’l-Arabiyye ve Şer’iyyeyi de İstanbul Fâtih dersiâmlarından Hacı Ahmet Efendi’den okumuştur.
1902 târihinde hukuk tahsilini bitiren A. Azmi aynı yıl içinde Manastır Vilâyeti îstinâf Mahkemesi Âzalığına tâyin edilmiştir. Bu vazifede bulunduğu sırada İttihad ve Terakki Cemiyetiyle temâsa geçmiş ve İkinci Meşrutiyetin İlânını müteakip cemiyetin adayı olarak Eskişehir’den meb’us seçilmiştir. 1908 târihinde Kütahya Mebusu olarak Osmanlı Meb’usan Meclisine girmiştir.
Son Meclis-i Meb’usan’ın feshi üzerine Ankara’ya gelmiş, 23 Nisan 1920 târihinde T.B.M.M. Üyesi olmuştur. İstanbul Meb’usan Meclisinde elde edemediği nüfûzu bu Mecliste bulmuştu. Bunun neticesi olarak 11 Mayıs 1922 târihinde Şer’iye ve Evkaf Vekilliğine seçilmiş, birkaç ay bu mevki’de kalmış ve bu müddet zarfında da Hey’et-i Vekileye de Reislik yapmıştır.
T.B.M.M.’nin ikinci intihab devresinde de tekrar Eskişehir Meb’usu olarak Meclise katılmıştır.
Yapılmağa başlıyan siyasî ve içtimai inkılâplara zihniyet bakımından benimsemediği halde benimser gibi görünerek mevkiini muhafaza etmeyi düşündüğü için Üçüncü T.B.M.M.’ne girememiş, 1927 Haziran’ından sonra siyâsî hayattan çekilmiştir. 1930 Haziran’ rndan i’t ibaren de 1683 sayılı Tekâüd Kanununun 25 inci maddesi mûcibince kendisine 154 lira emekli maaşı bağlanmıştır.
Son günlerini sessiz geçiren Abdullah Azmi Efendi 1937 târihinde vefât etmiştir.