Makale

DİYANET İŞLERİ BAŞKANIMIZIN RAMAZÂN-I ŞERİF MESAJI

DİYANET İŞLERİ BAŞKANIMIZIN RAMAZÂN-I ŞERİF MESAJI

Sayı: 311/1720 Ankara, 13.11.1968

Genelge No.: 55

22.11.1968 Cuma günü Ramazân-ı Şerîf’in birinci günüdür. 21/22 Kasım Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece ilk Teravih namazı kılınacaktır. İdrâk etmek üzere bulunduğumuz Ramazân-ı Şerîf’te îfâ edilecek hizmetler ile ilgili bâzı hususları değerli vazîfe arkadaşlarıma tekrarlamayı uygun mütâ­lâa etmekteyim.

Ramazan ayı’nın mânevî değerinin pek büyük olduğu, İlâhî mağfiret ve rahmet kapılarının bu mübârek ay’da açıldığı malûmdur. Bu ay’da güzel yurdumuzdaki müslüman vatandaşlarımızı mânevî yönden âzamî ölçüde fay­dalandırma hizmeti Diyanet Camiası görevlilerine düşmektedir.

Halkımızın Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerîm, va’z ve nasîhat dinlemek, ibâdetlerini büyük bir huzur ile edâ etmek için gösterdiği hassasiyet, bütün görevlilerimizce bilinmektedir. Bunun için cami ve mescidlerimizin iç ve dış temizliğine her zamankinden ziyâde îtînâ gösterilmesi bîr zarûrettîr. Câmilerimizi dolduran cemâatımıza ve Ramazân-ı Şerîf’e saygının bir ifâdesi olan bu husus İçin bütün müftülerimizce gerekli hassâsiyetin gösterileceğinden emin bulunmaktayım.

Ramazan ayında fahrî olarak va’z etmek isteyenler hakkında 29.11.1966 tarih, 372/30 sayılı genelgemiz uyarınca işlem yapılacaktır.

Ramazan boyunca yapılacak va’z ve nasihatlerle îrâd olunacak hutbe­lerin, Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîflerîn ışığı altında ve halkımız için en geniş Ölçüde faydalı olacak bîr şekilde ve öğretici mâhiyette hazırlanmaları gerekmektedir.

Çünkü esâsı tevhıd, rûhu samimiyet ve sevgi, şiârı adalet, beraberlik, iyilik ve müsamaha olan dînîmiz; fert, âile ve cemiyetin huzuru için en gü­zel düsturları içinde toplayan âdâb-ı muâşeretin en üstün müessesesidir.

Dînimiz, huzur ve i’timâdı, hilm ve sevgiyi, birlik ve beraberliği emre­den; tembelliği, meskeneti, cehaleti, bayağı davranışları şiddetle men eden bir din’dir.

Dînimizin esâsı olan Kur’an-ı Kerîm, her nevi iyilik ve fazileti anlatmış, bunları öğrenmeyi emretmiş; her türlü fenâlığın çirkinliklerini de göstererek onlardan uzak kalınmasını mü’mînlerden istemiştir. Keza evlât sevgisi ve terbiyesi, ana-baba ve komşuluk hakkı, vatan ve millet sevgisi, çalışmak, bil­gi elde etme, helâl kazanç, ahlâkî faziletlere sahip olma, büyüklere saygı, küçüklere sevgi, iffetli ve kanaatkar olma, hakka rızâ, doğruluk, hâsılı iyilik nâmına düşünülen her şeyin esâsını telkîn etmiştir. Her emrinde maddî, mânevî temizlik, yardımlaşma, merhamet, birlik ve afüvkârlık rûhu vardır.

Bütün bunları yaşamak ve halkımıza intikal ettirmekte dînî yönden en büyük sorumluluk câmiamız görevlilerine terettüp ettiği îzahtan vârestedîr. Bu şerefli vazîfeyi yerine getirmek için en elverişli mevsim de şüphesiz ki, Ramazân-ı Şerîf’tir.

Bu itibarla Ramazan ayında dînî konularda halkımızı en güzel şekilde aydınlatmak, onlara rehberlik ederek ahlâkî faziletleri yaşamalarında yar­dımcı olmak, ifâ edilecek hizmetlerin en büyüklerindendir. Bütün vazifelile­rimizin aynı hislerle meşbû bulunduğuna kanaatim tamdır.

Doğruyu ve hakikati sever halkımızı, başka milletlere örnek olacak şe­kilde çalışmağa, kendileri için istedikleri iyilikleri başkaları için de istemeye, vazifelerini eksiksiz olarak yerine getirmeye, faydalı bilgiler elde etmeye, yurdumuzun yükselmesine, milletimizin saadetine yardımcı olmak sûretiyle vakitlerini en güzel şekilde değerlendirmeye alıştırdığımız; lüzumsuz sözler­den, dedikodu, tembellik ve israftan uzak kalmalarına yardımcı olduğumuz ölçüde başarımız tam olacaktır.

Bu husustaki görevleri yerine getirmenin ve ilgisiz kalanlara dahi anla­tıp sevdirmenin güçlüğü âşikârdır.

Kanunlarla da uhdemize tevdi olunan bu görevleri bütün arkadaşları­mın Ramazân-ı Şerîf’e yaraşan geniş bir hilm, sabır ve müsamaha duyguları ile meşbû olarak va’z ve hutbelerini Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şeriflerin ışı­ğı altında hazırlayıp işlemeleri gerektiğini bildiklerinden emin bulunuyorum.

Müftülerimizce bölgelerinde bulunan bütün vazifelilerin görevlerini yu­karıda açıklanan esaslar dâhîlînde ve eksiksiz olarak yerine getirmelerinin temini için gereği gibi aydınlatmalarını ricâ, bu vesile ile vazîfe arkadaşla­rımın Ramazân-ı Şeriflerini tebrîk eder, bu ayın milletimiz ve bütün mü’minler için hayır ve saâdet vesilesi olmasını Allah’dan dilerim.

Diyanet işleri Başkan V.

Lûtfi DOĞAN