Makale

ÇEVRE SAĞLIĞI

ÇEVRE SAĞLIĞI

Dr. Nuran Beker


EVRE sorunları özellikle su, hava, toprak ortamlarının aşırı kirlenmesi ve kendi kendini temizleme güçlerini kaybetmeleri gibi durumlarda ortay çıkar. Yani doğal dengeyi bozan her etken, çevre sorunu içerisinde mütalâ edilir. Ancak burada önemli bir husus, kirliliklerin, özellikle insan kullanımları sonucunda oluşmasıdır. Birbirine bağlı sistemler aracılığı ile, bir düzen dahilinde yürüyen "doğal ekolojik denge"nin insanlar tarafından baş-döndürücü bir hızla bozulması, gelecekte çok daha büyük boyutlu çevre sorunlarının oluşacağının işaretidir.
Tabiatta oluşan değişimler ve bunların tabii sonuçlarının insan ve diğer canlılar bünyesinde bir takım değişikliklere yol açacağı tabiidir. Özellikle insan sağlığı açısından ele alırsak, vücudun ihtiyacı olan maddeleri ihtiyaç oranları üstünde veya altında yani zarar verici dü-zeylerde olması organizma dengesinin bozulmasına, sonuç olarak da akut-krok rahatsızlıklarının, hatta ölümlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.
İnsan organizması hava, su veya toprak kaynaklı herhangi bir toksik ajanla karşılaştığında, önce hemeostazis dediğimiz normal uyum aşamasına girer. Ancak bu safhayı aşan durumlarda kompsansasyon aşaması başlar. Bu devrede organizma yabancı maddeyi silme, yok etme veya zararsız hale getirmek için çaba sarfeder. Ancak bu safhanın da aşılması artık organizma dü-zeninin bozulması ve toksik maddelere karşı koyamadığı bir safhadır. Tabii bozulma safhasından sonra da organizma iflas eder ve hastalık tabloları ortaya çıkar. Önceki safhalarda baş ağrıları, kusma, adele krampları, kansızlık, sinir bozuklukları, idrar miktarında azalma, görme bozuklukları gibi genel sorunlar görülür. Hastalık tablolarının oluşması ile belirtiler daha da belirginleşir ve sistem tutulmaları doğrultusunda şikayetler artar.
Toksik ajanlar organizmaya daha çok solunum sistemi, mide-barsak sistemi (besin zinciri), deri ve mukozalar yoluyla girerler.
Atmosferde bulunan endüstriyel kaynaklı kondanse küçük partiküller (tozlar) ile sis, buhar, gaz gibi etkenler, özellikle solunum sistemi mukozalarını, bronşları hatta Alveoller düzeyinde akciğerleri etkileyen ajanlardır.
Bunlar içerisinde en önemli sayabileceklerimiz şunlar olabilir: Karbonmonoksit, karbondioksit, sülfürdioksit, klor, ozan, siyanür, krom, fosfor, gazlar, asit trioksit, arsenik, hid-rojen sülfür, metan, etan, hidrojen, azot....vb.
Bu gazlar, önce mukoza tahribi ile başlayan etkilerini kan sistemi üzerinde yoğunlaştırdıklarında, hücrelerin oksijensiz kalması sonucu hücre yenilenmesi ve beslenmesi engellenerek hücre yıkımlarına neden olur.
Genel olarak toksik ajanlar, organizmada birikimler (kan sistemi) oranında solunum sistemi, kalp damar sistemi, hemogoetik sistemi, merkezi ve periferik sinir sistemi, boşaltım sistemine etki ederek hastalıkların oluşmasını sağlarlar.
Görülüyor ki insan sağlığı; tabiri caizse, çevre sağlığıyla sıkı sıkıya bağlantılıdır. Tabiatla yakından ilişkili olan insanın içinde yaşadığı çevreden soyutlanması mümkün değildir. Hava, su, toprak veya diğer çevre kirleticileri veya bozucuları insan yaşama ortamının muhafazasında ve sağlıklı nesiller yetiştirilmesinde önemlidir.
Çevre sağlığını biraz daha açmak gerekirse;
Çevre sağlığı 2. Dünya Harbinden sonra bütün dünya milletlerinin üzerinde durdukları güncel bir konu haline gelmiştir. Dünya Sağlık Teşkilatı, çevre sağlığını şu şekilde tanımlar: İnsan hayatının çevresinde bulunan ve sağlığına zararlı etkiler yapan ya da yapabilme duru-munda olan bütün şartların düzeltilebilmesi işlemidir.
Özellikle enfeksiyon hastalıklarından korunmada düzeltilmiş çevre sağlığı şartlarının önemi vardır. Çevre sağlığı kapsamındaki şartları Türkiye’miz için önem sırasına göre söylemek gerekirse;
1- Yeterli miktarda temiz su temin etmek.
2- Oluşan katı ve sıvı atıkların (fabrika atıkları, çöp gibi) zararsız hale getirilmesi.
3- Besinlerin kontrolü ve senitasyon (besinlerin üretiminden tüketimine kadar geçen zaman içerisinde özelliğini yitirmeden muhafaza edilmesi ve tüketime sunulması).
4- Mevcut vektörlerin kontrol altına alınması (fare, sinek, bit, pire, kene v.b. ile mücadele).
5- Hava kirliliğinin önlenmesi .
6- Konut hijyeninin temini (yapılaşmanın plânlı alt yapının sağlıklı olması).
7- Kazalardan korunmak için gerekli tedbirlerin alınması.
8- Endüstri hijyeni (sanayi atıklarının zararsız hale getirilmesi, çalışma ortamlarının sıhhileştirilmesi).
9- Gürültünün kontrol altına alınması.
10- Radyoaktif ajanlardan korunma (radyolojik çalışmaların yapıldığı ortamların kontrolü) şeklinde özetleyebiliriz.
Aksi takdirde, sağlıklı bir çevrede yaşıyoruz diyebilmemiz mümkün değildir.