Makale

Cezaevi hatırası

Şükrü Kabukçu
Mudurnu İlçe Müftüsü

Not Defterinden
Cezaevi hatırası

Bir ilçemizde vaiz olarak görev yaparken cezaevinde haflalık derslere gidiyordum. İlk zamanlar cezaevi dersleri gözüme bir yük olarak görünüyordu. Ama cezaevindeki insan hikayelerini dinledikçe ve din görevlisi olarak bize olan ilgi ve alakalarını görünce aksatmadan derslere devam etmeye başladım. Bir gün mahkumlardan birisi ders sonunda benimle konuşmak istediğini söyledi. Çay sohbetinde bir ara bana dedi ki;
- Hocam, bizim köyün imamı çok iyi bir insan. Ben de (latife yaparak):
- Bütün imamlarımız iyidir. Dedim. Mahkum;
- Hocam kastım o değil ama bizim köyün imamı başka, dedi.
- Niye bu kanaata vardın? deyince anlatmaya başladı:
- Hocam, ben yanlışlıkla eşimi vurdum. Eşim öldü. O mezara, ben hapse. Çocuklarım sersefil oldular. Dünyam kararmıştı. Ölmeyi bile çok düşündüm. Öyle sıkıntılı ve ne yapacağımı şaşırmış bir vaziyette bitkin bir halde iken bir gün, ziyaretçin var, dediler. Gittim, kapıda gençten, hafif sakallı bir delikanlı.
- Buyurun ne istemiştiniz? dedim. Ziyaretçi;
- Kardeş geçmiş olsun. Ben sizin köyün imamıyım. Başına gelenleri duydum. Geçmiş olsun demeye ve bir ihtiyacın var mı diye sormaya geldim, dedi. Bu arada elime küçük bir hediye paketini sıkıştırdı. Ben ne yapacağımı şaşırdım. Çünkü hocam, ben Cuma ve bayram dahil caminin yolunu bilmeyen bir adamdım.
- O esnada adeta kanım dondu. Duygularım karmakarışık oldu. Benimle biraz konuştu. Bana teselli verdi. Nasihat etti. O konuştukça rahatladım. Ve sanki sıkıntılarım bir anda yok oldu. İçime ayrı bir huzur geldi. Vedalaşıp ayrıldık. Ve artık ben cezaevindeki caminin cemaati oldum.
Bu görevlimizin asil davranışı karşısında bu insanımızın kafasında oluşan din görevlisi imajı hiç şüphe yok ki, yıllarca ders verilse bu kadar etkili anlatılması elbette mümkün değildir. Düşene el uzatmak gibi en temel görevlerimizden birisini yapmanın en güzel mükâfatlarından birisidir. Din görevlisinin sadece camiye gelenlere görev yapmadığını, görev alanının sadece ezan okumak ve mihrapta görev yapmakla sınırlı olmadığının en güzel örneklerinden birisidir. Eskilerin tabiriyle "kal" ile "hâl"in birleşmesi, yani söylediklerini uygulayan örnek bir din görevlisi profili, imkan dahilinde meşru her zeminde toplumun her kesimine ulaşma azminde olmalıyız. Bir veya birkaç hatasından dolayı yanı başımızdaki insanları ihmal etmeden peygamberi metotla görevimizi yapmaya gayret gösterirsek, her zaman olduğu gibi Rabbimiz hayır kapılarını bize açacaktır.