Makale

İlme Adanan Ömür Vehbe ez-Zühaylî

MÜSLÜMAN BİLGİNLER

İlme Adanan Ömür Vehbe ez-Zühaylî

Ahmet OĞUZ
Din İşleri Yüksek Kurulu Uzman Yardımcısı

08.08.2015 tarihinde 83 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşan ve Şam’da defnedilen; fıkıh, usûl ve tefsir başta olmak üzere birçok alanda yazdığı değerli eserler ve mutedil görüşleri ile İslam dünyasında yakından tanınan ve Türkiye’de “İslam Fıkhı Ansiklopedisi”, “et-Tefsîru’l-Münîr” ve “et-Tefsîru’l-Vecîz” gibi önemli eserleriyle bilinen Prof. Dr. Vehbe Zühaylî Şam’ın kuzeyinde bulunan “Kalemûn” bölgesinin “Nebek” şehrine bağlı tarihî bir belde olan “Deyr Atıyye”de (1351/1932) dünyaya geldi. Zühaylî’nin dedeleri Lübnan’ın “Zahle” şehrinden geldikleri için kendilerine “Zühaylî” nisbesi verilmiştir.
Zühaylî’nin ailesi ilim, züht ve takva sahibi kişiler olarak bilinmektedir. Zühaylî’nin ifadesine göre annesi Fatıma Hanım (ö. 1404/1984) okur-yazar olmamasına rağmen çocuklarının yetişmelerinde büyük emeği olan takva ehli biri idi. Babası Mustafa Zühaylî (ö.1395/1975) ise, çiftçilik ve ticaretle uğraşan, her gece teheccüt namazı kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar 15 cüz Kur’an okuyup, böylelikle iki günde Kur’an’ı hatmeden bir hafız, ayın çoğunu oruçla geçiren, zikir ve ibadet ehli salih bir insandı. Babası âlim değildi. Ancak ilme ve âlimlere olan sevgisinden dolayı çocukları Vehbe ve Muhammed’i ilme yönlendirdi. Vehbe Zühaylî dokuz kardeşten biri olup üç erkek ve iki kız babasıdır.
Eğitim hayatı
Zühaylî, Kur’an ve tecvit eğitimini Deyr Atıyye’de Kur’an hafızı bir hoca hanımdan ders alarak başladı. Doğduğu beldedeki ilkokuldan mezun olduktan sonra lise eğitimi için Şam’a gitti (1946) ve “Külliyyetü’ş-Şerîa” olarak bilinen lisede 6 yıl eğitim gördü ve 1952 yılında okul birincisi olarak mezun oldu. Şam’daki eğitimini tamamladıktan sonra Mısır’a giderek, orada yüksek ilim tahsiline başladı. Aynı yıllarda birden çok üniversite ve fakülteye devam edip; Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesi (1956), Ezher Üniversitesi Arap Dili Edebiyatı (1957) ve Ayn Şems Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1957) diplomalarını almaya hak kazandı.
Zühaylî, yüksek lisansını Kahire Üniversitesi Hukuk Fakültesi İslam Şeriatı alanında “ez-Zerâi‘ fi’s-Siyâseti’ş-Şer‘iyye ve’l-Fıkhi’l-İslâmî’ adlı teziyle (1959) tamamladı. Doktorasını da aynı Üniversitede Prof. Dr. Muhammed Sellâm Medkûr danışmanlığında “Âsârü’l-Harb fi’l-Fıkhi’l-İslâmî/Dirâse Mukârene Beyne’l-Mezâhibi’s-Semâniye ve’l-Kânûni’d-Düveliyyi’l-‘Âmm” adlı teziyle (1963) tamamladı. Söz konusu doktora tezi jüri heyetinde bulunan hocaların da tavsiyesi üzerine 1963 yılından günümüze kadar birçok üniversitede ders kitabı olarak okutulmaktadır.
Hocaları ve öğrencileri
Zühaylî, gerek ilk eğitimini aldığı Şam’da, gerekse de tahsilini tamamlamak için gittiği Mısır’da dönemin pek çok önemli âlimlerinin ders halkalarına katıldı. Şam’daki hocaları arasında; Mustafa es-Sibâ‘î (ö.1964), Hasan Habenneke el-Meydânî (ö.1978), Muhammed Salih el-Farfûr (ö.1986), Mustafa ez-Zerkâ (ö.1999), Ma‘rûf ed-Devâlibî (ö.2004), Ebu’l-Hasan el-Kassâb ve Muhammed Lütfi el-Feyyûmî gibi dönemin meşhur isimleri dikkat çekmektedir. Mısır’daki hocaları arasında da yine dönemin büyük âlimlerinden; M. Abdullah Draz (ö.1958), Mahmud Şeltût (ö.1963), Muhammed Ebû Zehrâ (ö.1974), Ahmed Ferec es-Senhûrî (ö.1977), Ali Muhammed el-Hafîf (ö.1978), Abdulğanî Abdulhâlık (ö.1983) ve Zekiyyüddîn Şa’bân gibi isimleri saymak mümkündür.
Tedris hayatı boyunca Vehbe Zühaylî’den yüzlerce kişi istifade etti. Öne çıkan bazı öğrencileri şunlardır: Muhammed ez-Zühaylî [kardeşi], Abdussettâr Ebû Ğudde, Muhammed Nuaym Yasin ve Abdullatif Farfûr. Aynı zamanda “Vehbe ez-Zühaylî; el-‘Âlimü’l-Fakîhü’l-Müfessir” adlı eseri kaleme alan Bedî‘ Seyyid el-Lehhâm da Zühaylî’nin öğrencilerindendir.
İlmi kariyeri ve görevleri
Vehbe Zühaylî, Şam Üniversitesi Şeriat Fakültesi’nde 1963 yılında okutman, 1969 yılında doçent, 1975 yılında da Profesör oldu. Aynı fakültede İslam Fıkhı ve Mezhepleri Bölüm Başkanlığı ve dekanlık yaptı. İslam âleminin değişik ülkelerinde Uluslararası birçok kongre ve sempozyumlarda tebliğ sundu ve konferanslar verdi. Lübnan, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan, Libya, Sudan, Pakistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Üniversitelerinde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Adı geçen üniversitelerde yetmişten fazla doktora tezine danışmanlık yaptı. Zühaylî; “el-İttihâdü’l-‘Alemî li ‘Ulemâi’l-Müslimîn, Mecma‘u’l-Fıkhi’l-İslâmî” (Cidde, Hindistan, Sudan, Amerika), “el-Mecma‘u’l-Fıkhî” (Mekke), “el-Meclisü’l-‘A’lâ li’l-İftâ” (Suriye) gibi ilmî kuruluşlarda üyelik yaptı. “el-Mevsû‘atü’l-Fıkhiyyetü’l-Kuveytiyye” başta olmak üzere birçok ilmî ansiklopedilere maddeler yazdı. Diyanet İslam Ansiklopedisinde yer alan “Eman” (DİA, XI, 79-80) maddesini de Zühaylî kaleme aldı. Akademik çalışmaları yanında 1950 yılından beri değişik camilerde hutbe okudu, fıkıh dersleri verdi, radyo ve televizyonlarda programlar yaptı. Yaptığı radyo programları çerçevesinde sekiz yıl içinde Kur’an’ın tümünü tefsir etti ve bu dersleri “et-Tefsîru’l-Vasît” adıyla kitaplaştırıldı.
Aldığı ödüller
“Et-Tefsîrü’l-Münîr” adlı eseri “İslam Âleminde En Üstün Kitap Ödülü” aldı (1995). Malezya devleti tarafından kendisine “Üstün İslami Şahsiyet Ödülü” verildi (2008). Dünyada en etkin beş yüz kişi arasına girdi (2014).
Eserleri
Araştırmamıza göre Zühaylî, yüz elli küsur eser kaleme almıştır. Bunların yanı sıra beş yüzden fazla makale ve araştırması mevcuttur. İlim camiasında en çok tanınan başlıca eserleri şunlardır:
1- Âsârü’l-Harb fi’l-Fıkhi’l-İslâmî [Dirâse Mukârene, Doktora Tezi, 885 s. Dâru’l-Fikr, Dımaşk 1998]. Bu eser, ilahî dinlerde, Batı’da, Doğu’da savaşın tarihi ve mantığı üzerinde durduğu gibi, uluslararası diplomaside mücadele yönteminin nasıl olması ve cihat meselesine mukayeseli olarak yaklaşması açısından büyük bir öneme sahiptir. Bundan dolayı söz konusu kitabın giriş bölümü “İslam Hukukunda Savaş” (Terc. İsmail Bayar, İhtar Yayınları, Erzurum 1996) adıyla Türkçeye de tercüme edilmiştir.
2- el-Fıkhü’l-İslâmî ve Edilletüh [11 Cilt, Dâru’l-Fikr 2011]. Dört mezhebin görüşlerini delilleriyle ele alan eşsiz eserdir. İslam dünyasında son zamanlarda yazılan en kapsamlı fıkıh eseridir. Bu eserde namaz, hac, oruç, zekât, kurban, avcılık, miras, ceza hukuku, sigorta, tazminat, iş hukuku, İslam’da yasama ve yargı organları, alışveriş, hilafet, yiyeceklerde helal ve haramlar, evlilik, boşanma, nişanlanma ve daha yüzlerce konu, binlerce dini mesele ele alınmaktadır. Dünün değil bugünün problemlerini ele alan, üstelik meseleleri günümüz insanının anlayabileceği bir dille ifade eden bir fıkıh şaheseridir. Eser, “İslam Fıkhı Ansiklopedisi” [10 Cilt, Terc., Komisyon, Risale Yayınları, İst. 2011] adıyla Türkçeye ve aynı zamanda Malayca ve Farsçaya da tercüme edilmiştir.
3- el-Fıkhu’l-Hanefî el-Müyesser [2 Cilt, Dâru’l-Fikr 2010]. Müellif bu eserde Hanefî mezhebinde temel kaynaklardan kabul edilen; Tuhfetü’l-Fukahâ’, Merâki’l-Felâh, Tebyînü’l-Hakâik, el-Lübâb, Reddü’l-Muhtâr ve el-İhtiyâr’la birlikte birçok kaynaktan fıkhın tüm konularını özetleyerek istifademize sunmuştur. Eser, “Hanefî Fıkhı” [4 cilt, Terc., Yusuf Ciğer, Saadet Yayınevi, İst. 2014] adıyla Türkçeye tercüme edilmiştir.
4- el-Vecîz fî Usûli’l-Fıkh [246 s. Dâru’l-Fikr 1994]. Müellif bu eserinde İslam hukuk metodolojisini ana hatlarıyla ortaya koymakta ve buna dair kavramların uygulamaları üzerine yoğunlaşmaktadır. Söz konusu eser “Fıkıh Usulü” [192 s. Terc., Ahmet Efe, Risale Yayınları, 1996] adıyla Türkçeye tercüme edilmiştir.
5- et-Tefsîru’l-Münîr [17 Cilt, Dâru’l-Fikr 2003]. Bu eser, alanında en son yazılan ve en kapsamlı bir tefsirdir. Tefsir, günümüz insanına hitap eden bir üslupla kaleme alınmıştır. Ayetler ilk önce konu başlığı verilerek bölümlere ayrılmış, ardından irabı, daha sonra belagat yönü verilmiştir. Kelime ve ibarelerin anlamı verilmiş, ayetler arası münasebet ve sebebi nüzul belirtilmiş, ardından ayetlerin geniş bir şekilde tefsiri verilmiştir. Kur’an’dan çıkan gündelik hayata yönelik bütün fıkhî hükümler fıkıh mezheplerinin görüşleri çerçevesinde ele alınmıştır. Dolayısıyla bu eserin hem rivayet hem de dirayet tefsiri olduğunu söylemek mümkündür. Söz konusu eser “Tefsîru’l-Münîr” [15 Cilt, Terc., Komisyon, Risale Yayınları, 2014] adıyla Türkçeye ve aynı zamanda İngilizce, Malayca ve Urducaya tercüme edilmiştir.
6- et-Tefsîru’l-Vecîz [636 s. Dâru’l-Fikr 1995]. Müellif bu eserinde ayetlerle ilgili kısa ve veciz yorumlarda bulunmuştur. Bu esere açıklamalı meal veya özlü tefsir demek mümkündür. Söz konusu eser “Tefsirü’l-Veciz” [4 cilt, Dua Yayıncılık, 2012] adıyla Türkçeye tercüme edilmiştir.
7- el-Fıkhu’l-Hanbelî el-Müyesser [4 Cilt, Dâru’l-Kalem, Dımaşk 1997].
8- el-Fıkhu’l-Mâlikî el-Müyesser [2 Cilt, Dâru’l-Kelimi’t-Tayyib, Dımaşk 2010].
9- el-Fıkhu’ş-Şâfiî el-Müyesser [2 Cilt, Dâru’l-Fikr 2008].
10- el-Kavâidü’l-Fıkhiyye ve Tatbîkâtühâ [1344. s. Dâru’l-Fikr 2006].
11- Fetâvâ Muâsıra [432 s. Dâru’l-Fikr 2003].
12- Fetâva’l-Asr [314 s. Dâru’l-Hayr 2005].
13- Kadâya’l-Fıkh ve’l-Fikr el-Muâsır [3 Cilt Dâru’l-Fikr 2011].
14- Mevsûatü’l-Fıkhi’l-İslâmî el-Mu‘âsır [8 Cilt, Dâru’l-Mektebî, Dımaşk 2008].
15-Mevsûatü’l-Fıkhi’l-İslâmî ve’l-Kadâyâ el-Mu‘âsıra [14 Cilt, Dâru’l-Fikr 2012].
Zühaylî’nin dilinden
Daha önce İslam davetçisi olmak istiyordum. Bu konuda birçok engeli gördüğüm için söylemek istediklerimi yazmaya başladım. Zira kitaplara yazılanların daha kalıcı olacağı kanaatindeyim.
Bugüne kadar söylemek istediğim her şeyi hikmet dili kullanarak söyledim. Çünkü her ilmin siyaset ve hikmet yönü vardır. Hikmet dili kullanılmazsa hizmet akamete uğrar.
İlkokuldan üniversite çağıma kadar hiçbir ilmî konferansı kaçırmadım. Şimdi bile katılamadığım konferanslara birini görevlendirir, konferansın özetini daha sonra ondan dinlerim. Çünkü namazdan sonra en hayırlı amel ilim meclisinde bulunmaktır.
Kişinin hocası hürmet bakımından baba mesabesindedir.
Mısır’daki hocalarımdan ilim, Şam’daki hocalarımdan ise ilimle amel etmeyi ve takvayı öğrendim.
Bu ümmete, Kur’an ve sünnete yapışarak istikamet üzere olmalarını ve hikmetle hareket etmelerini tavsiye ederim. Zira kurtuluş bundadır.
Zühaylî’nin ardından
Zühaylî’nin vefatından sonra İslam âleminde bireysel ve kurumsal anlamda birçok taziye mesajı yayımlandı. Bunlardan bazıları şöyledir:
“Zühaylî, İslam fıkhında uzman olup kitaplarında muhtelif fıkhi görüşleri zikreden, mezhep taassubuna kapılmadan kendi kriterine göre en doğru görüşü tercih eden, sapık fırka ve görüşlerle mücadele eden, hayatı boyunca kendisini ilme, araştırma yapmaya ve kitap yazmaya adayan mutedil bir âlim idi. Belki bazı insanlar onun yazdıklarını çok görebilir. Aslında kendisini ilme adayan kişiden hayret verici çok eser görmek mümkündür. Yazdığı ilk eserlerden biri “Âsârü’l-Harb fi’l-Fıkhi’l-İslâmî” kitabıdır. Bu kitap onun, İslam ümmetinin ihtiyaç duyduğu meseleleri kavrayan biri olduğuna işaret etmektedir. Zira bu kitapta çok güzel görüşler ortaya koymuştur. Ben de, onun bazı görüşlerini “Fıkhü’l-Cihâd” kitabımda zikrettim. Yüce Allah, Zühaylî kardeşimize rahmet eylesin, dinine, kültürüne ve bu ümmete sunduğu hizmetlerden dolayı onu en güzel şekilde mükâfatlandırsın. Aile fertlerine, sevenlerine ve bizlere sabırlar versin. Onun yerini dolduracak âlimleri yüce Allah bu ümmete lütfeylesin.” [Prof. Dr. Yusuf Karadâvî / Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı]
“Zühaylî; büyük bir fakih, muhakkik bir usulcü ve ilmiyle amel eden bir âlim idi. Allah kendisine, yazdığı onlarca değerli eser ve araştırmalarıyla kütüphaneleri zenginleştirecek derece güçlü bir kalem lütfetmişti.” [Prof. Dr. Sa’d b. Ali eş-Şehrânî / Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri]
“Zühaylî; zühd ve kanaat sahibi, hakkı dile getiren, islamî şiara sahip olan, hiçbir devlet adamına ve zengine yağcılık yapmayan ve ilim rütbesinin bütün rütbelerden üstün olduğuna inanan onurlu bir âlim idi.” [Muhammed Kerîm Râcih / Şam Âlimler Birliği Başkanı]
Yüce Allah Zühaylî hocamıza rahmet eylesin, ailesine, yakınlarına ve İslam âlemine sabırlar versin, onun geriye bıraktığı değerli eserlerinden yararlanmayı bizlere nasip eylesin.