Makale

Camiler

Camiler


M. Hakkı Özer

Cami… Toplayan, bir araya getiren mekân…
İslam’ın sembolü, Kâbe’nin şubesi…
İlim ve irfan mektebi…
Eğitim merkezi, “Allah’ın yeryüzündeki evleri” (Tirmizi, Cehennem 2, 2578.)
İslam’ın nurunun yayıldığı, ilmin, irfanın, edep ve hayânın dağıldığı bir merkez…
Mimari şaheser… Mana dolu bir atmosfer…
Rahmet-i ilahiyenin müminler üzerine sağnak sağnak indiği…
İrade eğitiminden geçenlerin nefsani duygularını yendiği…

Taraf-ı ilahiyeden kullarına: “Girin oraya esenlikle, güven içinde” (Hicr, 46.) dendiği yer…
İlim orada, irfan orada…
Birlik orada, dirlik orada…
Kardeşlik orada, dirilik orada…
Omuz omuza ibadet edenler…
Gözyaşlarıyla niyazda bulunanlar…
El açıp yakaranlar…
Aşk ateşiyle kavrulanlar…

Allah âşıkları, peygamber sevdalıları, Kur’an bülbülleri, İslam’ın hadimleri, Allah’ın has kulları orada…
İbadet aşkıyla Allah’ın huzurunda bulunanların bir araya geldikleri yerdir cami…
Sevapların katlandığı mekândır cami…
İyilik duygularının atağa geçtiği, kötü hislerin köreldiği kutsal bir mahaldir cami…
Kalplerin huzur bulduğu, gönüllerin sekinete erdiği bir kutsal yapıdır cami…

Günde beş defa müminlerle dolan, Rahmeti ilahiyeye aşk ve heyecanla dalan, saf saf olmuş Müslümanları kucaklayan bir gönül evidir cami…
Şairin dediği gibi:
“Allah’a giden yollar camilerden geçiyor
Mevla kullarını secdelerden seçiyor.”
Allah’ın seçkin kullarının ibadetgâhıdır cami…
Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya…
Mescid-i Nebi’den Mescid-i Kuba’ya varıncaya kadar,

Selimiye’ler, Süleymaniye’ler, Yeni Camiler, Sultanahmetler, Ulucamiler…. Götürür insanı ötelere, ötelerden öteye, öteler ötesine…

Günde beş defa okunan Ezan-ı Muhammedi çağırır insanları Bilal’lerin yaşadığı asra, saadet asrına…
Davet eder Müslümanları huzura, barışa…
Zira:
“Emr-i bülendsin ey ezan-ı Muhammedi
Kafi değil sadana cihanı Muhammedi” (Yahya Kemal Beyatlı)

Tevhidi andıran minareler, muhteşem kubbeler, şaheser minberler, mütevazı mihrap ve kürsüleriyle camiler ulaştırır müminleri buram buram kokan manevi iklimlere…
Orada, ibadet başka, sohbet başka…
İlim başka, irfan başka…
Yardımlaşma, paylaşma, diğerkâmlık başkadır orada…
Ahlaki güzellikler orada yaşanır…
Manevi hazlar orada tadılır.
Dert ve ızdıraplar orada azalır…

Namazdaki huşu, duadaki ihlas, aşr-ı şeriflerdeki heyecan buluşturur müminleri manevi güzelliklerle…
Tebessümlü çehreler, dua eden diller, yaşaran gözler, sararan benizler, secdeye varan yüzler, iki büklüm olmuş mecalsiz dizler bekliyor Allah’tan af müjdesini…

Gönderir yüce Rahman; rahmet ve mağfiret habercisini…
Dağılan müminler mutlu…
Camiye kendini adayan din gönüllüsü mutlu…
Çünkü. Arz ettiler Rablerine ibadet ve niyazı…
Yaradan da onlardan razı…
Ey İslam’ın sembolü olan cami!
Bizlere kucağını aç e mi?