Makale

“Sorunlarımız Sorumluluklarımız”

KİTAP TANITIMI

“Sorunlarımız
Sorumluluklarımız”

Dr. Kıyasettin Koçoğlu
DİB/Eğitim Uzmanı
Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 2008.

Varlık sahnesine çıktığı günden beri ilişki içerisinde bulunduğu tabiî ve sosyal çevrenin ve bizzat kendisinin kaynaklık ettiği sorunlarla karşı karşıya kalan insanın, bu sorunlar ve sorumluluklar alanı içerisindeki mücadelesi özellikle son asrımızda var olma mücadelesi şekline dönüşmüş veya ona doğru hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Globalleşmenin bireysel ve toplumsal düzlemdeki bütün sınırları yok eden özelliklerini alabildiğine hissettirdiği, birey ve toplumu derinden sarsan sayısız sorunların yaşandığı günümüz dünyasında, insanlık onuruna yakışır aydınlık geleceğin inşası için hepimize sorumluluklar düşmektedir. Zira yaşadığımız süreçte insanlık var olma mücadelesi vermektedir.

19. yüzyıldan sonra geleceğe yönelik tahminler bağlamında, 20. yüzyılın pozitif bilimlerin asrı olacağı ve insanlığın bütün problemlerinin çözüleceği, kısaca insanın huzur bulacağı asır olarak öngörülmüştür. 20. yüzyıl, beklenildiği gibi bilim ve teknoloji asrı olmuş, geçmiş asırlara kıyasla baş döndürücü gelişmelere sahne olmuştur. Bütün bu bilimsel ve teknolojik gelişmelere rağmen, insanların mutlu olamadığı hatta birey ve toplumların varlıklarının devamlılığını sağlayan küresel nitelikteki tabiî ve beşerî değerlerin yok olması gibi ciddî bir tehlikeye doğru hızla hareket edildiği görülmektedir.

Kökleri çok öncelere giden yanlışların neden olduğu günümüz global problemlerinin pek çok sebebi bulunmaktadır. Bu sebeplerin en dikkat çekenlerinin başında ise insanın varlık âlemindeki konumlanmasındaki sapmalar gelmektedir. Bu çerçevede insanın varlığını fıtratına uygun, sosyal ve tabiî çevresi ile anlamlı ve kendisine yakışır ilişkiler içerisinde sürdürebilmesine zemin teşkil eden, katkı sağlayan değerler sistemine sırt dönmesinin bu temel problemlerin ortaya çıkmasında etkili olduğu gözlemlenmektedir.

Dünya genelinde insanlığın geleceğini tehdit eden açlık, fakirlik, işsizlik, çevre kirliliği, doğal afetler, sosyal adaletsizlik, fırsat eşitsizliği, ahlâkî çöküntü, manevî kirlenme, madde bağımlılığı, inançsızlık, zulüm, yolsuzluk, yetersiz sağlık koşulları, eğitim ve hukuk alanında karşılaşılan sorunlar, tarihî ve kültürel değerlerin yok edilmesi ve benzeri problemler yaşanmaktadır. Söz konusu sorunların yanı sıra, insanlar arasındaki diyalog hoşgörü ve tolerans eksikliği farklılıklara karşı tahammülsüzlük ve farklılıklarla barış içinde bir arada yaşama konusundaki başarısızlık nedeniyle meydana gelen şiddet ve terör gibi sorunlar da bugünün insanını yoğun olarak meşgul etmektedir. Bu sorunlar yalnızca bir yöreyi, bölgeyi ya da halkı değil küresel anlamda bütün insanları şu ya da bu şekilde etkilemekte, bu sorunların üstesinden gelebilecek toplumlar arası kalıcı çözüm yolları aranmaktadır.
Bilimsel gelişmelerin mevcut gidişatın olumlu hale getirilmesi noktasında önemli katkılarının olacağı hatta olması gerektiği aşikârdır. Bunun yanı sıra sorunların sadece pozitif bilimi ilgilendirmediği, meselenin ciddi ahlâkî vb. problem alanlarından oluşması nedeniyle bugün karşı karşıya bulunduğumuz problemlerin ortadan kaldırılması, en azından asgariye çekilmesi bağlamında ilâhî dinler özelinde İslâm dinin yapabileceği katkı göz ardı edilemeyecek niteliktedir.

Bütün ilâhî dinler sorumlulukları olan bir varlık olarak insanı tanımlarken aynı zamanda onun sorumluluk alanları ile de ilgilenmektedir. Yine ilâhî dinlerdeki ahiret inancı bağlamında var olan ahirette bu dünyada yaşanılan her şeyden hesaba çekileceğine dair olan inanç, insanın dünya nimetleri karşısında sorumluluklarını yerine getirmeyi unutmaması, ebedî olan ahiret hayatını hesaba katan bir hayat sürmesine dikkat çekmektedir. Yüce Rabbimizin “İnsanoğlu kendisini başıboş bırakılacağını mı sanır?” (Kıyame, 36) ve “Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.” (Tekasür, 8) mahiyetteki pek çok ilahi buyrukları, insanın varlık içerisindeki önemli durumuna yani onun sorumluluklarına ve sorumluluk alanlarına dikkat çekmektedir.

Bugün insan potansiyelini geliştirme adına ortaya çıkan psikoterapi yöntemlerinden, ekolojik sorunlara ve uyuşturucu ile mücadeleye varıncaya kadar belki de tüm dünya toplumları, dinin müdahalesine, katkısına daha açıkçası “kutsal”a ihtiyaç duymaktadır. İslâm ise en son ve evrensel bir din olması yönüyle bu katkıyı sağlayabilecek, çağdaş dünya için yeni dinî formlar üretebilecek dinamizme sahip bir dindir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumun manevî hayatını olumsuz yönde etkileyen aile içi sorunlar, toplumun neredeyse her bir katmanında farklı şekillerde tezahür eden şiddet, töre cinayetleri, insan hakları ihlâlleri, çevreye karşı ilgisizlik, kötü ve zararlı alışkanlıklar gibi ortak duyarlılık ve çözüm gerektiren sosyal konularda, dinî bilgi açısından topluma rehberlik etmeyi, bu alanda varsa yanlış dinî anlayışları gidermeyi, bu sorunların çözümüne yönelik çalışmalar yürüten ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde hareket etmeyi bir görev bilmektedir. Birlikte ve barış içinde yaşadığımız, birbirimize insan olarak saygı duyduğumuz bir dünyayı inşa etmede, yüce dinimizin kalıcı öğretisini yapı taşı kılmayı hedeflemektedir.

Bu hedeflere matuf olarak yayımladığı eserlerden birisi de Editörlüğünü Dr. Ömer Menekşe’nin yaptığı, Cep Kitapları Dizisi içerisinde yer alan ve 16 kitaptan oluşan “Sorunlarımız Sorumluluklarımız” serisidir.

Bilginin ciddî bir değer ve güç ifade ettiği günümüzde onun elde edilmesinin çok önemli olduğu bilinmekle birlikte, hedeflenen kitlelere en etkili şekilde ulaşmasını sağlayarak, bilginin pratiğe dönüşmesi yani yaşanılan hayatın içerisinde yer alması da önemlidir. Okumanın henüz beklenilen nitelik ve niceliğe ulaşamadığı ülkemizde büyük hacimli ve ağdalı cümlelerle kaleme alınmış eserlerden daha ziyade, bir oturuşta, yolculuklarda veya tatillerde kolayca okunabilecek nitelikte eserler önem arz etmektedir. Küçük hacimli, sade dil ve üslûba sahip eserlerin okunabilme ihtimalinin daha fazla olduğu gerçeğinden hareketle, alanında ehil insanların kaleme aldığı bilimsel nitelikli bilgilerin öz olarak ve akıcı ve güncel bir üslûpla okuyucuya takdim edilen “Sorunlarımız Sorumluluklarımız” serisinin okunabilirliği dikkat çekmektedir.

Seriyi oluşturan eserlerin içerdiği konuların güncelliği ve yaygın olan problemleri içermesi, seriyi daha ilginç kılan özelliklerdendir. Bu bağlamda eserlerin muhtevası hakkında kısaca bilgi vermek yerinde olacaktır.
• Dr. Ömer Menekşe, “Madde Bağımlılığı”: Giriş, tuzağa düşmek, ömür sermayesi, bağımlılık, insanlar neden bağımlı olur, sigara bağımlılığı, toplumsal bir yara: içki alkol, uçucu maddeler, uyuşturucu bağımlılığı ve bağımlıları ana temalarını içermektedir.

• Dr. Muhlis Akar, “İş ve Ticaret Ahlâkı”: İslâm’da iş ve ticarete verilen önem, iş ve ticaret hayatında Müslüman kişide bulunması gereken ahlâkî nitelikler, işadamı, işveren, işçi, memur, sözleşmeli, üretici, tüccar olarak iş ahlâkındaki konumlarımıza, görev ve sorumluluklarımıza dikkat çekmektedir.

• Dr. Yaşar Yiğit, “Din, Anarşi ve Terör”: Eserde kavram ve kapsam olarak anarşi ve terör, din, terör ve şiddet ilişkisi, anarşi ve terör, merhameti öncelemeyen ilâhî mesajlarla örtüşmez, aidiyet, anarşi ve terörü meşrulaştırmaz, af ve merhamet, rahmet elçisinin yoludur, savaşın da bir hukuku/kuralı vardır, birlikte/öteki ile yaşama kültürüne işlevsellik kazandırılmalıdır, ana temalarına yer verilmektedir.

• Doç. Dr. İsmail Karagöz, “Toplumsal Emanet: Engelliler”: Eser, sosyal ve önemli bir gerçeğimiz olan engelliler konusu, Kur’an’da engelli olmak, engelli olmanın sebepleri, engelliliği önleme ve tedavi olma görevi, engellilerin manevî kazanımları, engelliler ile sosyal ilişkiler bağlamında ele almaktadır.
• Dr. Burhan Erkuş, “İnsan Hakları”: Yazar, temel insan hakları bağlamında hayat, hürriyet, ırz ve namusu koruma gibi alt başlıkta konuyu ele almaktadır.

• Dr. Muhlis Akar, “Tüketim Ahlâkı ve İsraf”: Eserde çağımızın en büyük problemlerinden birisi olan israf ve tüketim ahlâkı, temel prensipler bağlamında yer almaktadır.

• Elif Arslan, “Şiddet ve Çocuklarımız”: Yazar, çocuğun doğrudan şiddete maruz kalması, çocuğun şiddete tanık olması ana başlıkları altında konuyu ele almaktadır.

• Dr. Hafsa Fidan, “Değişen Dünyada Kadın”: Eserde, birey olma yolunda kadın, önyargıların kıskacında kız çocukları, yeni kimlikler, yeni sorumluluklar ve eş olarak kadın gibi günümüz kadın problemlerine dikkat çeken yazılar yer almaktadır.

• Dr. Zekiye Demir, “Aile Huzuru”: Yazar, ailenin oluşumu, önemi, aile –toplum-dünya ilişkisi, ailenin korunması, ailede görevler, huzurlu bir aile oluşturmak için ne olmalı ne olmamalı, kusurları gören değil örten olmalı, ilişkilerde karşılıklılık esas olmalı, törpülenmemeli, kanaatkâr olmalı gibi temel bağlam içerisinde konuyu ele almaktadır.

• Dr. Kıyasettin Koçoğlu, “21. Yüzyıl Türkiye’sinde Yaşayan Hurafeler”: Eserde günümüzde varlığını devam ettiren hurafelere, ortaya çıkış sebeplerine ve mücadele yol ve yöntemlerine dikkat çekilmektedir.

• Dr. Bahattin Akbaş, “Sahtecilik”: Ahlâkî bir sorun olarak ele alınan sahtecilik konusu, inançta, sözde, anlaşma ve akitlerde, evrakta, üretim, ticaret, mahsuller ve alışverişte sahtecilik, davranışta sahteciliği, akademik alanda sahtecilik, sahtenin zıddı hak ve hakikat ana temaları bağlamında işlenmektedir.

• Ayla Abak, “Çevre Bilinci”: Eserde, büyük şehirler, vasiyet, okuldaki akasya, aç sincaplar şehri bastı, çevreci Tahir neleri icat edebilir, üç bin yıllık dev Musa ağacı ana başlıkları altında çevre konusu ele alınmaktadır.

• Dr. Havva Sula, “Toplum Yetimleri Sokak Çocukları”: Sosyal anlamda ciddi bir problemimiz olan sokak çocuklarına aile, komşular, inanç, vakıflar/hayır kuruluşları, niçin sokak çocukları, kim bu sokak çocukları, neler yapılmalı/ne yapmalıyız, uyarılar/öneriler başlıklı yazılar ile dikkat çekmektedir.

• Dr. Şenol Korkut, “Gençlik Sorunları ve İntihar”: Yazar, gençliğin öne çıkan problemleri bağlamında özellikle intihar problemine ve İslâm’ın meseleye yaklaşımına dikkat çekmektedir.

• Lamia Levent, “Yaşlılara Saygı”: Herkesin ömrü olduğu müddetçe kaçınılmaz olarak yaşayacağı yaşlılık hayatına, yaşlılığın getirdikleri, yaşlılık hayattan kopma değildir, tek ihtiyaçları ilgi ve sevgi, huzurevi son çare değil, kıssadan hisse temalarıyla dikkat çekilmektedir.

• Ayşenur Çalıkçı, “Oynarken Tükenmek: Kumar”: Eserde kumarın tanım ve tarihî arka plânı, kumar haksız kazançtır, mal israfıdır, zaman israfıdır, sağlığa zarardır, kumar hırsı, kumar irade safiyetidir, toplumsal bir felâkettir, kumar bağımlılığı, sanal kumar, kumar borcu, namus borcudur, konulu yazılara yer verilmektedir.

Okuyucuyu sorunlar ve sorumluluklar dünyasına çekmeye çalışan “Sorunlarımız Sorumluluklarımız” eserler serisi, bu nitelikleri ile öne çıkmaktadır.