Makale

Kemalde Zevali Gören Zat: İmam Birgivi/ İslam Hukukunda Mülkiyet Hakkı ve Servet Dağılımı Meselesi

Kitap Tanıtımı

Hüseyin Arı
Diyanet İşleri Uzmanı

Kemalde Zevali Gören Zat: İmam Birgivi

“Her kemalin bir zevali vardır ve kemalin zirveye ulaştığı an zevalin başlangıcıdır.” derler. Bu özdeyişe göre Osmanlı’nın, kemalin zirvesine ulaştığı XVI ve XVII. yüzyıllar, aslında zevalinin habercisi gibidir. İşte bu dönemde yaşayan ve kemaldeki zevali görme ferasetiyle buna yönelik ikazlarını sakınmadan dile getiren en önemli âlimlerden birisi hiç şüphesiz Birgivi Mehmed Efendi’dir.
Kanuni döneminde tahsilini tamamlayan ancak kalıcı eserlerini II. Selim döneminde veren, yazarın anmayı uygun bulduğu ismiyle Birgili Mehmed Efendi toplumdaki dinî duyarsızlığı ortadan kaldırmak için tabir caizse bütün mesaisini ilmî ve idari çevreleri, bidatlerden arınık saf İslam’ın öğretilerine, yani Kur’an ve hadis ile şekillenmiş ehlisünnet yoluna davete ayırmıştır. Zira Birgili, bu zümrelerin düzelmesinin toplumun da ıslahı anlamına geleceğini bilmektedir. O, hayatın ve toplumun gelişim ve değişimlerini takip eden çok yönlü bir ilim adamı olmasının yanında hakkı haykıran kişiliğiyle gözlemlediği hataları, işleyeni kim olursa olsun gayret-i diniye saikiyle eleştirmekten de çekinmeyen cesur bir ilim adamıdır.
Yazar, Birgili Mehmed Efendi’nin yaşadığı dönemde Osmanlı’nın siyasi, sosyal, iktisadi, dinî ve ilmî yaşantısını kısaca tasvir etmekle söze başlamaktadır. Ardından onun hayat hikâyesini, bilhassa Birgili’nin kendi ifadeleriyle ve Osmanlı tarihçilerinin kayıtlarıyla anlatan yazar, onun fıkıh, tasavvuf ve akaid alanındaki görüşlerini doğru bir şekilde ortaya koymak adına onu kendi dilinden okumaya ve anlamaya özel gayret sarf etmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde yazar, Birgili Mehmed Efendi’nin ilmî bakımdan etkilendiği şahsiyet ve kaynakları, kendisine yöneltilen eleştirileri de dikkate alarak ele almış ve onun, itikat, Kur’an ilimleri, hadis, fıkıh, ahlak ve Arap dili konusunda kaleme aldığı eserleri genişçe tanıtmıştır. Son bölümde ise yazar, Birgili’nin sosyal, ilmî ve tasavvufi çevrelerde gördüğü sorunları ve çözüm önerilerini; idari çevrelere yönelik uyarılarını ve kendisinden sonra Osmanlı ilim ve fikir hayatına tesirlerini ele alarak eserine son vermiştir.
Eser, XVI ve XVII. yüzyıllarda Osmanlı ilmî hayatını ve muhalif kişiliğinin yanında eserleriyle de tarihe damgasını vuran Birgili’yi tanımak isteyen meraklı okuyucuların müstağni kalamayacağı bir çalışmadır. (Birgivi Mehmed Efendi, Yrd. Doç. Dr. Huriye Martı, TDV yayınları, Ankara 2011, 209 sy.)





İslam Hukukunda Mülkiyet Hakkı ve Servet Dağılımı Meselesi

İslam ülkelerinde Batı’nın etkisinin hissedilmeye başladığı yıllarda Müslümanlar ilimde ve teknikte büyük meydan okumalara maruz kaldılar. Batı’nın bu meydan okumalarına cevap verebilmek için fıkıh ilminde mütehassıs âlimler, Batı hukukunun yöntem ve sistematiğini kullanarak fıkhı ve yeni adıyla İslam hukukunu anlatmaya, daha sonraki dönemlerde ise Batı hukukuyla İslam hukukunu mukayese eden çalışmalar kaleme almaya başladılar ve bunda da büyük ölçüde başarılı oldular. Bu çerçevede İslam hukukçuları, fıkıh yazımında meseleci (kazuistik) yöntemi kullanmak yerine Batı’nın kullandığı nazariyeci (teorik) sistemi tercih ederek hukukun temel konu ve kavramlarına dair nazariyeler oluşturmuşlardır. Mülkiyet, akit ve hak nazariyeleri bu çalışmaların en önemlilerinden sayılabilir.
Yazarın doktora tezi olarak hazırladığı çalışma da, bahsettiğimiz bu nazariyelerden mülkiyet nazariyesini ve İslam hukukunun servet olgusuna bakışını Batı hukukuyla mukayeseli olarak ele almaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mülkiyetin tarihi ve mülkiyetin başlıca konuları olan mal, hak ve hukuk kavramlarına açıklık getirilmiş; ikinci bölümde mülkiyetin mahiyeti, muhtevası, dayandığı nazariye, mülkiyeti kazanma yolları ve gasp, faiz, kumar gibi mülkiyet hakkı kazandırmayan gayrimeşru kazanç yolları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise modern iktisat yazarlarının savunduğu “kaynakların sınırlı ihtiyaçlarının ise sınırsız olduğu varsayımına dayanan nedret tezi” ile İslam iktisat âlimlerinin savunduğu “yeryüzünde insanların ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde servet ve nimetlerin bolluğu anlayışına dayanan vefret tezi” mukayese edilmekte, ayet ve hadislerle vefret tezi desteklenmektedir.
Kitap, İslam hukukunun mülkiyet olgusuna bakışını aynı zamanda modern iktisat tezlerine karşı İslam hukukçularının getirdiği yorum ve eleştirileri görmek isteyenlerin dikkatini çekecek bir çalışmadır. (İslam Hukukunda Mülkiyet Hakkı ve Servet Dağılımı, Dr. Fahri Demir, DİB yayınları, Ankara 2012, 356 sy.)



Kur’an-ı Kerim’deki Sureleri Tanıyalım
Bilgenur Çorlu,
Diyanet İşleri Başkanlığı Yay. 2012. 93 s.

İslam Kadın ve Toplum
Komisyon,
TDV Yay. 2011, 165 s.

İlk İslam Fetihleri
İsrafil Balcı,
Pınar Yay. İstanbul 2011, 424 s.

Hayatım İbret Aynası, Ahmet Muhtar Büyükçınar
Haz. Cihan Okuyucu,
Kaynak Yay. İst. 2012, 855 s.