Makale

Temizlik Bilinci ve Alışkanlığı Kazanabilmek


Temizlik Bilinci ve Alışkanlığı Kazanabilmek
Doç. Dr. İsmail Karagöz
Diyanet İşleri Başkanlığı İç Denetçisi

Yüce dinimiz İslâm; bireysel ve toplumsal hayatın sağlığı, güven ve huzuru açısından eğitim-öğretim, çalışma, dürüstlük gibi temizliğe de çok büyük önem vermiştir. Kur’an’ın ilk inen ayetlerinde (Alak, 1–5; bk. Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1), “okuma, eğitim ve öğretim”, ikinci sırada inen ayetlerinde (Müslim, İman, 255) ise Allah’ı yüceltme, uyarı, temizlik ve sabır emredilmektedir: “Ey örtünüp bürünen (Peygamber!) Kalk (insanları) uyar, Rabbini yücelt, elbiseni temizle/nefsini arındır, şirkten/pisliklerden ve günahlardan uzak dur, iyiliği, verdiğini çok bularak başa kakma, Rabbinin rızasına ermek için sabret.” (Müddessir, 1–7)

Ayetlerde, peygamberin şahsında bütün müminlere insanların dinî görevleri konusunda uyarılması, Allah’ın yüceltilmesi, giysilerin temizlenmesi, nefsin kin, haset ve benzeri günahlardan, kötü duygu ve düşüncelerden arındırılması, Allah’ı ve buyruklarını inkâr ve O’na başka varlıkları ortak koşma gibi pislik ve günahlardan uzak durulması, yapılan iyiliğin minnetle yapılmaması, Allah’ın rızasının elde edilebilmesi ve bütün bu görevlerin yapılabilmesi için sabırlı olunması emredilmektedir. Yazımızda, “Elbiseni temizle/nefsini arındır” anlamındaki ayeti tahlil etmeye çalışacağız.

Ayette geçen “siyâb” ve eş anlamlısı “elbise” kelimesi, Kur’an’da hakikî anlamda “giysi”, mecazî anlamda “nefis” ve “kalp” anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla ayet; “elbiseni her türlü kirlerden ve necasetlerden temizle” anlamına geldiği gibi, "nefsini şüpheden arındır, günah, kötü duygu, düşünce ve huylardan sakın, güzel ahlâk ile ahlâklan" anlamına da gelir. Birinci anlam maddî temizliği, ikinci anlam manevî/ahlâkî temizliği ifade eder. Ayette geçen “taharet” kelimesi de “siyâb” kelimesi gibi hakikî ve mecazî anlamda kullanılmıştır.

Kur’an’da başka ayetlerde giysi hakikî ve mecazî anlamda kullanılmıştır. Meselâ, “Ey âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. “Takva elbisesi” ise daha hayırlıdır” (A’râf, 26) anlamındaki ayette birinci ve ikinci giysi hakikî, üçüncü giysi ise mecazî anlamda kullanılmıştır. Mecazî anlamda “takva elbisesi”; tevhid (tek Allah inancı), sâlih amel, iffet, iyi huy ve güzel ahlâk demektir. “Hakikî anlamda elbise” bedeni örttüğü, insanı sıcaktan ve soğuktan koruduğu ve onu süslediği gibi, “takva elbisesi” de insanı kötü duygulardan korur ve onu güzel ahlâk ile süsler. Birbirlerini kötülüklerden ve haramlardan koruduğu için eşler (karı-koca) (Bakara, 187), varlıkları örtüp gizlediği icin gece (Furkan, 47) Kur’an’da “elbise” olarak ifade edilmiştir.

“Kalk insanları uyar” emrinden sonra, “elbiseni/kalbini temizle-temiz tut” emrinin verilmesi, İslâm’ın maddî ve manevî anlamda temizliğe verdiği önemi ifade eder. Çünkü ayette veciz bir üslûpla, Hz. Peygamber’e ve onun şahsında bütün Müslümanlara hem maddî hem de manevî temizlik emredilmektedir. Bu, “okuma-eğitim ve öğretim” gibi, maddî ve manevî temizliğin önemini ortaya koyar. “Elbise” kelimesi örnek olarak zikredilmiştir. Bu emir; beden, uzuv, ev, mâbed, çevre, cadde, sokak, park ve benzeri her türlü alanın temizliğini kapsadığı gibi iç arınmayı, inanç, kalp ve ahlâk temizliğini de kapsar. Dolayısıyla konuyu manevî ve maddî temizlik ana başlıkları ile açabiliriz.

I- Manevî Temizlik
“Manevî temizlik” ile kastımız; inanç, düşünce, duygu ve ahlâk gibi elle tutulmayan, gözle görülmeyen şeylerin temizliğidir.
1- Kalp Temizliği

Buradaki “kalp”, göğüs kafesi boşluğunda yer alan, kan dolaşımını sağlayan ve insana hayat veren organ değil, imanın (bk. Maide, 41), duygu, düşünce, niyet, (bk. Ahzab, 53), sevgi, şefkat, merhamet, öfke, kin, bilgi, marifet, idrak, anlama ve kavramanın; korkma, sevinme ve üzülmenin; ihlâs, takva, niyet, irade ve azmin kaynağı olan kalptir. (bk. A’râf, 179; Hac, 46; Kaf, 37; Hadîd, 27)

“Kalp temizliği” ise, şirk (Allah’a ortak koşma), küfür (dinî değerleri inkâr etme) ve nifak (iki yüzlülük), kin, nefret, öfke, hile, sahtekârlık, kötü duygu ve düşünceleri terk etmek, hiç kimse hakkında kötü niyet taşımamaktır. Kalp temizliği, eylem, söylem, iş ve davranışlarda ortaya çıkar. Şu hadis kalp temizliğini çok güzel ifade etmektedir: "Haberiniz olsun ki, bedende bir et parçası vardır, eğer o düzgün, iyi ve sâlih olursa bedenin hepsi düzgün, iyi ve sâlih olur. Eğer o, bozuk ve kötü olursa bütün beden de bozuk ve kötü olur. Bilin ki o kalptir." (Müslim, Müsâkât, 107)

2- Ahlâk Temizliği
Ahlâk temizliği; iyi ahlâk sahibi olmak, edep ve terbiye ile hareket etmek, Allah ve insan haklarına saygılı olmak, haram, günah ve kötülükleri terk etmektir. "Güler yüzlü olmak, insanlara çok iyilikte bulunmak, onlara eza ve sıkıntı veren şeyleri yok etmek güzel ahlâktır." (Tirmizî, Birr, 62) Yalan, aldatma, hile, sahtekârlık, israf, iki yüzlülük, kin, düşmanlık ve benzeri davranışlar ise kötü ahlâktır, ahlâkî kirliliktir.

3- Hükmî Temizlik
Abdestsizlik, cünüplük, kadınların âdet ve loğusallık halleri hükmî kirlilik olduğu gibi, para ve servetteki fakirin hakkını vermemek de hükmî kirliliktir. Abdest ve boy abdesti almak, malın zekâtını vermek hükmî temizliktir.

II- Maddî Temizlik
Maddî temizlik; gözle görülen, elle tutulan her tür eşyanın, mekânın, giysilerin, bedenin, ev, iş yeri, mabet ve çevrenin temizliğidir.

1- Beden Temizliği
Vücudumuzu, saç, yüz, göz, kulak, ağız, diş, el, ayak, tırnak ve cildimizi her türlü kirlerden ve pisliklerden temizlemek beden temizliğidir. Sağlıklı yaşayabilmemiz ve toplumda saygın bir insan olarak yerimizi alabilmemiz için beden temizliğine özen göstermemiz şarttır. Müslümanın günlük ve haftalık beden temizliği yapması gerekir.

Peygamberimiz (s.a.s.), “Cuma günü, boy abdesti almak, dişleri fırçalayıp temizlemek ve güzel koku sürünmek, ergenlik çağına gelmiş her kişiye gereklidir.” (Müslim, Cuma, 7), “Her Müslümana her hafta yıkanmak-boy abdesti almak, başı ve cesedi yıkamak, Allah’ın hakkıdır/toplumsal görevdir.” (Müslim, Cuma, 9) buyurmuştur.
Bu itibarla her gün yapılan işler arasında kirlenen uzuvlarımızı temizlemek dinî görevimizdir.

a- Cilt, Ağız ve Diş Temizliği
Ağız ve diş temizliği sağlığımız açısından çok önemlidir. Ağız ve diş sağlığına özen gösterilmezse dişler çürüyebilir, diş etleri iltihaplanabilir. Çürük dişler ve iltihaplı diş etleri, diğer organlarımızı da olumsuz yönde etkiler, kalp, böbrek ve eklemlerde önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu sebeple olmalı ki, Peygamberimiz ağız ve diş sağlığına çok önem vermiş, “Dişlerinizi fırçalayın. Çünkü dişleri fırçalamak, ağzı temizler, Rabbi razı eder.” (İbni Mace, Taharet, 7) “Ümmetime zor gelmeyecek olsaydı her namaz öncesinde dişlerin fırçalanması ve temizlenmesini emrederdim.” (Tirmizi, Taharet, 23) buyurmuştur.

b- El, Ayak ve Tırnak Temizliği
Günlük hayatta en fazla kirlenen organların başında ellerimiz gelmektedir. Kirli yüzeylere sürülen ve dokunan eller yıkanmazsa birer mikrop barınağı hâline gelir. Bu nedenle ellerin içi, dışı ve parmak araları düzenli olarak katı veya sıvı sabun ile yıkanmalı, durulanmalı, başkası tarafından kullanılmamış havlu, kâğıt havlu ya da kâğıt mendille kurulanmalıdır. Ellerimizi özellikle yemeklerden önce ve sonra, tuvalet gereksiniminin giderilmesinden önce ve sonra, kirli ve tozlu bir işi tamamladıktan sonra, dışarıdan eve ve işe geldikten sonra yıkamaya özen gösterilmelidir. El ve ayak tırnakları periyodik olarak kesilmelidir. Aksi takdirde tırnak içleri kir ve mikrop mekânı hâline gelir. Ayaklar her gün çorap ve ayakkabı içerisinde terlediğinden veya havasız kaldığından düzenli olarak yıkanması gerekir. Yıkanma işlemi yapılmaz ise çevreyi rahatsız edecek kokular oluşur. Ayakların düzenli olarak yıkanmaması sağlığı bozacak sorunlar ortaya çıkarabilir. Ayak sağlığı ve temizliği için kullanılan çorap ve ayakkabılar da çok önemlidir. Özellikle çorapların pamuklu olması ayak sağlığı için tercih edilmelidir. Beden ve uzuvlarımızın temizliği ile ilgili olarak Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Mazmaza ve istinşak (ağzı ve burnu bol su ile yıkamak), dişleri temizlemek, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek, koltuk altlarını temizlemek (ve etek tıraşı olmak), saç tıraşı olmak, parmak aralarını yıkamak, kirlenen giysileri yıkamak ve çocukları sünnet ettirmek, fıtratın/yaratılışın gereğidir.” (İbni Mace, Taharet, 8)

2- Giysilerin Temizliği
Tahlil etmeye çalıştığımız ayette elbiselerin temizlenmesi emredilmektedir. Elbise kişiyi sıcak ve soğuktan korur. Güzel ve temiz elbise kişiye toplumda saygınlık kazandırır. Müslümanın elbisesi eski olabilir ama kirli olamaz, olmamalıdır. Müslüman yakası, paçası, kolu vesair yerleri kirlenmış elbise giyip toplum içine çıkamaz. Bu, yüce dinimizin bizden istediği bir görevdir. Bu görevin terk edilmesi bir kusurdur, kendimize, Rabbimize ve topluma karşı saygısızlıktır.

3- Çevre Temizliği
Çevre temizliği; cadde, sokak ve parkların, orman ve piknik alanlarının, deniz, göl, baraj ve ırmakların ve çevresinin temizliği, her türlü pislik, atık ve çöplerden korunması, hava kirliliğinin önlenmesidir. Çevre, Allah’ın bize bir lütfu ve emanetidir. Çevreyi kirletmek, nimete nankörlük ve emanete hainlik etmektir. Çevreyi biz insanlar kirletiyoruz; piknik alanlarını atıklar, cadde, sokak ve parkları sigara izmariti, çekirdek kabuğu, atık kâğıt ve çöplerle, deniz, göl ve ırmakları atık ve kirli sularla, bacalardan ve motorlu taşıtların egzozlarından çıkan duman ve gazlarla havayı biz kirletiyoruz. Bu hususa şu ayet işaret etmektedir: "İnsanların kendi işledikleri hatalar sebebiyle karada ve denizde fesat ortaya çıkmıştır." (Rum, 41)

Dinimiz, çevrenin temiz tutulmasını ve kirletilmemesini istemektedir. Peygamberimiz yoldan insanlara zarar veren bir şeyin kaldırılmasını imanın bir şubesi olarak zikretmiştir: “İman altmış küsur bölümdür. Bunların en faziletlisi ‘lâ ilâhe illallah’ demektir. En alt mertebesi ise yollardan insanlara eziyet veren şeyleri kaldırmaktır.” (Müslim, İman, 58) anlamındaki hadisler de çevre temizliğinin gerekliliğine işaret etmektedir. Maalesef insanlarımızın çoğu çevre temizliği bilincine yeterince ulaşamamıştır. Bu bilincin kazandırılması anne-baba, öğretmen ve idareciler başta olmak üzere herkesin görevidir. Çevrenin temiz tutulması için otokontrol ile insanlar birbirlerini etkilemeli, “bana ne” dememelidir.

4- Ev, Mabet, Hastane ve Okul Gibi Ortak Kullanılan Mekânların Temizliği
Yüce Allah mabetlerin temizlenmesi ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun.” (Bakara, 125; bk Hac, 26) Özellikle camilere kirli çorapla gidilmemelidir. Çünkü kirli çoraplar halıları kirletilir veya mikrop ve mantar gibi hastalıklar bulaştırılabilir.

Sonuç olarak, dinimiz temizliğe büyük önem vermiştir. Dinin direği olan namazın geçerli olabilmesi için de temizliğin ve abdestin şart koşulması, cünüp olan kimsenin boy abdesti almasının farz olması, asgarî haftada bir defa yıkanmanın, giysilerin ve mabetlerin temizlenmesinin emredilmesi, temizliğe verilen önemin göstergesidir. “Şüphesiz Allah tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.” (Bakara, 222) anlamındaki ayet ,temizliğe önem verenlerin değerini ifade etmektedir. Çevreyi, mabetleri ve ortak kullanılan alanları temiz tutmak, kirletmemek, görüntü ve ses kirliliğine meydan vermemek dinî bir görevdir.


“Ahlâk temizliği;
iyi ahlâk sahibi olmak,
edep ve terbiye ile hareket
etmek, Allah ve insan
haklarına saygılı olmak,
haram, günah ve
kötülükleri
terk etmektir.”


“Dinimiz, çevrenin temiz
tutulmasını ve kirletilmemesini istemektedir. Peygamberimiz yoldan insanlara zarar veren bir şeyin kaldırılmasını imanın bir şubesi olarak
zikretmiştir.”


“Maalesef insanlarımızın çoğu çevre temizliği bilincine
yeterince ulaşamamıştır.
Bu bilincin kazandırılması
anne-baba, öğretmen ve
idareciler başta olmak üzere herkesin görevidir. Çevrenin temiz tutulması için
otokontrol ile insanlar
birbirlerini etkilemeli,
“bana ne” dememelidir.”