Makale

Editörden...

Editörden...

İslâm dini; insanı, hayatı ve ölümü yaratan ve her şeyi hakkıyla bilen Yüce Yaratıcı’nın insanlara bir ihsanı ve mutluluk kılavuzudur. İslâm’ın evrensel ilkeleri, kişinin ebedî hayatını mutlu kılma yanında, insanın yaratılış özelliklerine uygun küllî bir bütünlük ve bir denge içinde dünyasını da huzurlu kılan esaslardır. Bu özellikleriyle İslâm, yaşandığı her zaman ve mekânda insanlığa rahmet, bereket ve gelecek emniyeti olmuştur. Bugün bizi ayakta tutan temel değerlerimizin hemen tamamı, dinî ilke ve esaslarımızın bizâtihi kendisi veya bu ilkelerden ilham alarak benliğimizde yerleşen kültür kodlarımızın ürünüdür.

Din, kendini yenileyebilen dinamikleriyle sosyal hayatımızı kuşatan ve hayatın her alanına ilişkin mesajı olan bir rahmettir. Din, insan ilişkilerini, aile ve çalışma hayatını güzelleştiren bir unsur olarak görülmeyip, kişinin iç dünyasındaki bir tercih olarak kabul edildiğinde, hem dinimize hem de kendimize haksızlık yapılmış olacaktır. Bu, aynı zamanda dinin sosyal hayattaki birleştirici, bütünleştirici temel bir kurucu unsur olması gerçeğini de göz ardı etmek demektir. Modern dünya ile iletişim içerisinde olan, bilgi temelli, kuşatıcı ve kucaklayıcı bir dindarlığın topluma sağlayacağı kazanımları göz ardı etmek mümkün müdür?

İlâhî vahyin görmezlikten gelinerek, insanlık için en ideal olanın yalnızca akılla oluşturulacağı fikri, bugün geldiği nokta itibariyle başarısız olmuştur. Günümüzde zenginlik, lüks hayat, hatta bilimsel zenginliğe rağmen bitmek tükenmek bilmeyen ihtiraslar ve dünya genelinde yaşanan pek çok sosyal problemler, sona ermeyen kavgalar, dinmeyen gözyaşları bunun açık bir göstergesidir.

İslâm’ın sonsuz rahmet iklimine, hayata yansıyan sağlıklı dini bilgi ve ahlâkî yaşantıya insanlığın her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Bununla birlikte Müslümanların, dinî ve ahlâkî değerlerimizi şanına yakışır bir şekilde temsil etme sorumluluğu da unutulmamalıdır.

“Dinin sosyal gerçekliği”ni ele aldığımız bu sayıda, konuya ilişkin inceleme ve değerlendirme yazılarının yanı sıra, uzmanların bu konudaki kanaat ve düşüncelerini yansıtan röportaj ve soruşturma dosyasını da ilgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz.
Yeni gündem yazılarımızla gelecek sayımızda buluşmak dileğiyle.