Makale

Kadınlara sosyal Farkındalık Oluşturmada Camilerin Yeri

Kadınlara Sosyal Farkındalık Oluşturmada Camilerin Yeri
Nevin Meriç

Camileri genel anlamda Müslümanların toplandıkları mekânlar, merkezler olarak tarif edebiliriz. Gelenekte camiler, hem vakit namazlarının cemaatle kılınması hem eğitim hem de sosyal hareketliliğe imkân veren mekânlar olarak düzenlenmiştir. Nitekim Hz. Peygamber’in uygulamasında da namaz, vaaz, sohbet, okul, dinlenme, yabancı elçileri kabul etme vb. gibi birçok iş bu mekânda yerine getirilmekteydi. Tabii bu konuda dönemin koşullarını da gözetmek gerekir. Dolayısıyla toplumlar gelişti, genişledi; toplumsal işlerin daha rahat ve pratik çözümlenmesi için her bir işe yeni mekânlar düzenlendi. Sonuçtan camiler de etkilendi ve fonksiyonları diğer kurumlara devredilerek sadece namaz kılınan bir mekân olarak kaldı. Günümüzde ise camilerin daha çok işleve ve farklı kesimlere ve tabii kadınlara da hizmet verecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Bunu sağlayacak toplumsal şartlar ve algıyı gözeten, uygulama imkânı olan projeler ve devamlılık önemli bir etken. Bu yazımızda da, konuyu bu zaviyeden bakarak, camiler ve özellikle kadınların camileri kullanma biçimleri açısından nasıl bir farkındalık oluşturulabilir, onu ele almaya çalışacağız.
Öncelikle cami, sırf ibadet saikiyle de olsa halkın önemli bir kısmının toplanmasına -tıpkı önceden olduğu gibi- vesile oluyor. Dolayısıyla bu durumu bir fırsat bilip hedef kitlenin taleplerini gözetmek ve ona uygun programlar yapmak ilk iş olabilir. Bu açıdan bakıldığında cami merkezli farkındalık oluşturmada hem program içerikleri hem de programların duyurulması, gözetilmesi gereken temel unsur olmakta.
Toplanan cemaate ihtiyaca göre vaaz, cami dersi, hutbe vb. gibi dinî bilgiler dün olduğu gibi bugün de veriliyor. Yaz kurslarıyla da çocuklar Kur’an-ı Kerim’i, cami adabını, toplu ibadeti öğrenmek için camileri dolduruyor.
Bu fotoğrafta en sıkıntılı kesim kadınlar. Ülkemizde kadınların cami ile ilişkisi, geleneğin aksine her geçen gün daha da daralıyor. Gelenekte camideki vaazı, sohbeti ‘ibadet formatında’ algılayan yaşlılarımız camiye koşardı. Özel gün ve gecelerde camiler çoğunlukla kadınların mekânı gibiydi. Bir de gelenekte tekke uygulaması, ‘her ailenin bir tekkeye bağlı olma’ durumu da kadınların cami–tekke ilişkisini artıran bir göstergeydi.
Günümüzde ise kadınlar, özel gün ve gecelerde yine camileri doldurmaktalar. Ama vaaz, sohbet, dinî bilgi ihtiyaçlarını gidermede camileri çok da merkezde göremiyoruz. Bunda konuyla ilgili seçeneklerin çoğalmasının da etkisi olduğu söylenebilir ama bu her platform için geçerlidir. Dolayısıyla yerine ikame edilemeyecek programlar gerçekleştirilerek camiler cazibe merkezi hâline getirilebilir. Dolayısıyla ilk gözetilmesi gereken unsur, programın neliği olacaktır. Hedef kitlenin arzu ve taleplerine göre yapılacak cami programının oldukça başarılı olacağı bir gerçektir.
Camiler aynı zamanda sosyalleşme mekânlarıdır. Tanıdık tanımadık birçok kişinin paylaşımına dair gereklilik, camilerin sosyalleşme mekânları olarak da tanımlanmasına neden olmaktadır. Camiye gelirken giyilen kıyafetten, yenilen yemeğe kadar dikkat etmek, kötü kokulu beden ve ağızdan beri olmak gerekir. Ayrıca kimseyi rahatsız etmemek için az ve kısık sesle konuşmak, mümkün olduğunca dünya kelamı etmemek de caminin sosyalleşmeye etkisi bağlamında değerlendirilebilir. Bu durum hem camiye hem de cemaate hürmeti gösterir. Camiye gelen kadın da benzer titizlikleri göstermekle yükümlü olduğundan, cami kadının sosyalleşmesine de vesile olmaktadır. Cemaatle namazın her vakte ait uygulama biçimini öğrenmenin kadın için bir farkındalık oluşturmasının yanında, karşılıklı ilişkilerdeki nezahetten nasiplenme de camilerin önemli fonksiyonlarındandır.
Camilerin, sosyal farkındalık bağlamında da önde olduklarını düşünüyorum. Özellikle Kur’an kursları camileri hanımlar için daha fonksiyonel hâle getirmekte, Kur’an okumasını öğrenen hanımın kendine güveni artmaktadır. Bunun yanında dinî bilgi ve ibadetlerin de uygulamalı olarak camilerde yapılması hanımların cemaatle namaza alışmalarında önemli bir imkândır. Namazları camide cemaatle birlikte kılan hanımlar hem vaktinde namaz kılmayı hem cemaatin önemini hem de ibadet için de emek verebilmesi gerektiğini öğrenecektir. Bu da kadının cami cemaatine katılma sürecini normalleştirecek, kolaylaştıracaktır.
Kadının cami cemaatine katılması, cemaatle namaz yanında bir dizi olumlu gelişmeyi de tetikleyecektir. Cemaatin çoğalması yanında, camiler hem fiziksel görünüş açısından iyi bir hâle gelecek hem de fonksiyonellik açısından farklı programların gerçekleştirilmesi süreci hızlanacaktır. Mesela namazdan sonra mahallede yapılacak yaşlı ve kimsesizleri ziyaret etme ve ihtiyaçlarını ilgili birimlere bildirme ameliyesi gibi. Bu ziyaretler ve içerikleri; gün, ay ve ihtiyaca göre farklılaşabilir. Hatta ‘gün’ oturmaları da hutbeden/ cemaatle namazdan sonra başlayabilir, gündem de camideki vaaz ve hutbe konusu olabilir. Bu durum caminin sivil eğitim imkânını da açığa çıkarmaktadır. Nitekim bir arkadaşım babaannesinin köylerinde cuma günü cami dışında hutbeyi dinleyip eve geldiğini ve hutbeyi bir dinî bilgilenme imkânı olarak değerlendirdiğini anlatmıştı. Bu imkân daha çok katılımcıyla sağlanabilir. Ayrıca cuma namazlarına kadınların katılımının yurdumuzda da gittikçe kabullenilmesinde, cami-kadın ilişkisinde sağlanan farkındalığın katkısı büyüktür. Bazı illerimizde Kadın Kur’an Kursları, başlarında hocalarıyla cuma namazına iştirak etmiştir. Bu uygulama, hem kadının cuma namazı kılmasına hem de namaz-kıraat ilişkisini teravih ve kandil günlerinin dışına çıkartarak daha da yaygınlaşmasına vesile olmuştur.
Bir başka sosyal farkındalık da çocuklar üzerinden gerçekleşebilir. Caminin, çocuklara ibadet ve cemaat algısı kazandırması ve bunu daha erken yaşlarda onlara verme imkânı sağlamış olması da, yine kadının cami cemaatine katılmasında etkin rol oynayacaktır.
Ayrıca mahalleli olma/biz algısının gelişiminde de cami cemaati, özellikle de kadınların yeri yadsınamaz. Bazı camilerde tatil günlerinde yapılan sabah namazı sonrası kahvaltı ve sohbet her jenerasyondan cemaatin katılımını sağlayan önemli bir aktivitedir. Bu gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. Önemli olan kadınlarımızı camiden ve cemaatten uzak tutmamak, camiye gelen kadına nahoş bakışlarla bakmamak, bilakis cami cemaatini; kadını, genci ve çocuğuyla genişletmektir diye düşünüyorum. Nitekim bir fetva sorusunda bir hanım; kocasıyla vakit namazında camiye gitmesini, avluda namazı bekleyen erkek cemaatin hoş karşılamadığını ve açık açık kadının camiye gelmemesi gerektiğini söylediklerini, bunun doğru olup olmadığını sormuştu.
Bu anlamda camiler hem birey hem mahalle hem ülke hem de yurt dışı bazlı sosyal farkındalık oluşturmada lokomotif görev yapabilirler.