Makale

TBMM Başkanı Bülent Arınç “ Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir ilkesi, 23 Nisan I920'de açılan Büyük Millet Meclisinin, o günlerden bugünlere kadar aldığı kararların da temel dayanağını oluşturmuştur, “

SÖYLEŞİ

TBMM Başkanı Bülent Arınç

“ Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir ilkesi, 23 Nisan I920’de açılan Büyük Millet Meclisinin, o günlerden bugünlere kadar aldığı kararların da temel dayanağını oluşturmuştur, “

Söyleşi: Dr. Ahmet Onay

Millî Mücadele sonucunda kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti için "millî egemenlik" kavramı ne ifade etmektedir?
Millî egemenlik, bir toplumun esarete karşı verdiği her türlü mücadele sonucunda, kazandığı bağımsızlık ve özgürlüğün ifadesidir. Türk ulusu bu eşsiz ve paha biçilmez özgürlüğü kazanmak için canıyla, kanıyla destansı bir millî mücadele ortaya koymuş ve egemenliğine kavuşmuştur.
Millî egemenlik kavramının çağdaş anlamı demokrasidir. Milletin kendi kaderini kendisinin çizdiği demokrasilerde, millî iradenin üzerinde hiçbir güç yoktur. Bir başka ifade ile egemenliğin millete ait olması, demokrasinin temel ve değiştirilemez şartıdır.
Millî egemenlik ilkesi, en sıkıntılı ve buhranlı günlerimizde millî birlik ve beraberliğimizi sağlamış; Türk milletini, şekil ve özü Cumhuriyet olan devlet yapısına ulaştırmıştır.
Cumhuriyetimizin kuruluşu ve daha sonraki siyasî gelişmeler sonucunda elde ettiğimiz demokratik parlamenter rejimimiz, Türk toplumuna çağdaşlaşma yolunda çok büyük atılımlar kazandırmıştır.
"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir." ilkesi, 23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisinin, o günlerden bugünlere kadar aldığı kararların da temel dayanağını oluşturmuştur.
Ancak şunu da belirtmek isterim ki; millî egemenlik ilkesi, ancak hukuk devleti ilkesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanmasıyla hayat bulur.
Egemenliğini kazanmadan bir toplumun millet olabilmesi ve hayatta kalması mümkün değildir. Tarih boyunca özgürlüğüne en düşkün toplumlardan biri olan Türk Milleti için egemenlik hayatî bir önem taşımaktadır.
Sizin de dile getirdiğiniz gibi, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." ilkesini temel alarak kurulmuş olan Cumhuriyetimiz için şu anda Başkanı olduğunuz Türkiye Büyük Millet Meclisi ne gibi roller üstlenmektedir?
Bazı makamlar vardır ki, sorumluluğu ağırdır ama onuru çok büyüktür. Yüce Mec-lisimiz bu ülkede değeri ve kıymeti ve buna paralel olarak kutsiyeti tartışma götürmez bir kurumdur. Öncelikle böylesi bir kurumda başkanlık görevinde bulunmaktan dolayı büyük gurur ve onur duymaktayım.
Meclisimizin üstlendiği role gelince; bu kutsi çatı altında ülkenin bütün sesleri ve renklerini bir arada görmek mümkündür. Her bölgeden, her ilden ve toplumun her kesiminden millî iradenin temsilcileri, özgürlüğün, demokrasinin ve eşitliğin kalbi olan bu mekânda, gelecek kuşaklarımızın hayatlarına yön veren kararları alırlar.
Ülkenin kaderini değiştirecek yasalar, milletin bağrından çıkmış milletvekilleri tarafından Meclisimizde hayat bulmaktadır. Bu yönüyle parlamentomuz, Cumhuriyetimiz için vazgeçilmez bir rol üstlenmektedir.
Gücünü ve yetkisini millî iradeden alan Türkiye Büyük Millet Meclisi, sorumluluklarını ve görevlerini bu şuur ve heyecanla yerine getirmektedir.
Millî iradenin korunması ve geliştirilmesi konusunda kamuoyuna ne gibi mesajlar vermek istersiniz?
Öncelikle herkes milletimize güvenmelidir. Hiçbirimiz milletimizden korku ve endişe duymak hakkına sahip değiliz. Halkımızın etnik kökeni ne olursa olsun, mezhebi, dinî inancı, siyasî görüşü, kıyafeti, yaşantısı, bütün bunlar bizim milletimizi kucaklamak için bir sebeptir, ayrımcılık yapmak için değil. Millet fertleri arasında hiçbir ayrımcılığa müsaade etmemeliyiz.
Kimse, milletin üstünde kendine bir rol biç- memelidir. Zaten Anayasamızın başlangıç maddesinde, millet iradesinin esas olduğu yazılıdır. O iradenin temsil edildiği yer de sadece Meclis’tir. Bu hak kısmen de olsa bugüne kadar kimseye verilmemiştir. Millet adına yaptığımız ve başardığımız reformları milletimize lâyık görüyor ve onun yücelmesi için bunları bir imkân olarak düşünüyorum.
Büyük bir milletin çocuklarıyız, büyük bir tarih içinden geliyoruz. Tarihimize baktığımızda hep yüzümüzü ağartacak, başımızı dik tutacak şanlı bir mazinin içinden geldiğimizi görürüz. Milletimiz de karakteri, ahlâkı, inancı ve kültür birikimi ile çok şükür dünya üzerinde çok saygın uluslardan birisidir.
Herkes üstlendiği görevi en iyi şekilde yapmak suretiyle, aziz milletimizin, demokrasi ve hukuk standardını yükselterek, özgürlükler îçînde yaşamasını, çalışmasını, üretmesini, eşiyle, çocuklarıyla geleceğe umutla bakabilmesini temin etme gayreti içinde olmalıdır.
Eğer bunu başarabilirsek, Türkiye çok kısa bir zaman içerisinde, özgürlüklerin doya doya yaşandığı gelişmiş bir ülke haline gelecektir.
Meclis Başkanlığı görevine geldiğiniz günden beri, millî iradenin Meclise daha fazla yansıması konusunda, çağın gerektirdiği imkânları da kullanarak ne gibi çalışmalar yaptınız?
Çok önemli bir konuya dikkat çektiniz. Ben, gezdiğim bütün parlamentolarda, yüksek teknolojinin en son ürünlerini kullandıklarına şahit oldum. Oysa bizim göz bebeğimiz Mec- lis’imizin ise maalesef bu imkândan mahrum kaldığını da üzüntüyle gördüm.
Millî iradenin kalbi olan ve ülkemizin en saygın kurumu olan Meclisimiz, gelişmiş ülkelerin parlamentolarıyla kıyaslandığında, teknolojik olarak oldukça geri durumdadır.
Biz, bu önemli eksikliği gidermek için teknoloji ve iletişim alanında yeni projeleri hayata geçirmeye başladık. Özellikle bilişim alanında başlattığımız projelerle, "tam demokrasi için güçlü bir Meclis" ilkemizi gerçekleştirmeyi hedefledik.
Bu çerçevede e-Meclis projesini öncelikli olarak ele aldık ve çok kısa bir sürede hayata geçirdik. Bu projeyle ilgili çalışmalarımız gelişerek devam etmektedir. Çünkü teknoloji yerinde durmamakta ve her geçen gün baş döndürücü bir hızla gelişmektedir.
Bu projeyle, millî iradenin temsilcileri olan milletvekillerimizle, vatandaşlarımız arasında sağlıklı ve güzel bir iletişim imkânının oluşturulmasına zemin hazırlanmıştır. Zaten millet- vekillerimizin bu çatı altındaki varlık nedeni, milletimize hizmet etmektir.
Kimse milletin üstünde kendine bir rol biçmemelidir. Zaten anayasamızın başlangıç maddesinde millet iradesinin esas olduğu yazılıdır. O iradenin temsil edildiği yer de sadece Meclis tir. Bu hak kısmen de olsa bugüne kadar kimseye verilmemiştir.
Meclisimizde, halkımızın temsilcileri olan milletvekillerimizin, daha verimli çalışmasını sağlamak ve itibarlı bir Meclis için çaba göstermek, bizim hem görevimiz hem de şiarımızdır. Çağdaş bir Türkiye’nin Meclisi de çağdaş olmalı ve en gelişmiş teknolojiyi kullanmalıdır diye düşünüyorum.
Bu arada bir taraftan teknolojik olanakları kullanarak, e-Meclis projesini hayata geçirirken diğer taraftan da yeni bir iletişim konsepti geliştirilmiştir. Böylece Meclis Başkanlığının, sivil toplum örgütleri, basın ve vatandaşlarla ilişkileri yeni bir anlayışla oluşturulan İletişim Ofisi tarafından organize edilmeye başlanmıştır.
En önemli projelerimizden birisi de Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yürüttüğümüz, "Okul Meclisleri Projesi"dir. Bu projeyle geleceğimizin teminatı çocuklarımıza, demokrasi, seçme-seçilme ve oy kullanma kültürü yerleştirmeyi amaçlıyoruz.
Projeyle genç beyinlerimizin kendi sorunlarını, kendi bakış açılarıyla ele alarak, katılım ve hoşgörü anlayışı ve demokrasi bilinci edinmelerini hedefledik. Nitekim proje, Türkiye’nin her köşesindeki okullarımızda büyük bir katılım ve ilgiyle hayata geçmiştir.
Her vatandaşımızın, demokrasiyi derinden hissettiği bir yönetim kurmamız gerekiyor. Bunu sağlamanın ilk koşulu da güçlü, itibarlı ve etkin bir Meclis oluşturmaktan geçiyor.
Hayata geçirdiğimiz ve çalışmalarını sürdürdüğümüz tüm projelerimizde temel hedefimiz, millî iradenin en ideal ve gelişmiş şekilde Meclisimize yansımasını sağlamaktır.
Bu ülkedeki her bireyin, özgürlüklerden ve haklardan sonuna kadar yararlanması gerekir. Biz, yerleşik demokrasi için gayret gösteriyor ve toplumun her kesimine demokrasi kültürünü yerleştirebilmeyi amaçlıyoruz.
Tüm çalışmalarımızda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, "muasır medeniyetler seviyesini yakalamak" ilkesini temel alıyoruz.
TBMM’ye karşı güvenin artmasını neye bağlıyorsunuz? Buna yönelik adımlarınız neler oldu?
Elbette bu dönem, belki de üzerinde en çok durmamız gereken konu, Meclis’in ve milletvekillerimizin itibarının yükselmesidir. Anketlerde, itibarı ve güvenilirliği son derece düşük çıkan, siyaset dünyasının merkezi olan Meclis, son yapılan anketlerde güvenilirliğini 10. sıradan 4. sıralara çıkarmıştır. Bu önemli başarının altında öncelikle, hükümetimiz ve muhalefetimizin, disiplinli, sorumluluk bilinci yüksek performansları ve verimli çalışmaları yatmaktadır. Parlamentonun, halkın iradesini özgürce kullanarak cesurca aldığı kararlar, Meclis’e güç kazandırmıştır. Komisyonlar, gruplar ve milletvekillerinin bireysel gayretleri, son yılların en çalışkan Meclisinin oluşmasına önemli katkıda bulunmuştur. Milletvekillerimiz, hem hareket ve davranışlarıyla, hem de parlamentodaki çabalarıyla bu başarıda en büyük pay sahibidir. Tüm bunlar, halkın ve kamuoyunun nezdinde Meclisimizin itibarını yükseltti. Eminim yeni yasama yılında bu yükseliş daha da artacak ve Meclis hak ettiği yer olan en itibarlı kurum hâline gelecektir.
Bildiğiniz gibi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yaklaşıyor. Meclisimiz bu anlamlı bayrama nasıl hazırlanıyor?
Meclisimiz, Türk milletinin bağımsızlığını, hürriyetini ve egemenliğini sembolleştiren bu tarihî günü büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor.
Millî egemenliğimizin bayraklaştığı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıyla ilgili çok çeşitli etkinlikler organize ettik. Bu etkinlikler arasında sempozyumlar, sergiler, halk koşusu, millî egemenlik yürüyüşü, halk konseri ve havai fişek gösterileri gibi çok kapsamlı kutlamalar bulunuyor.
Bu yılki Millî Egemenlik kutlamalarında, halkımızla beraber olmaya özen gösterdik. Millî Egemenlik ilkesinin geniş halk kitlelerine yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla, I. Meclis’ten başlayarak II. Meclis güzergâhını takiben TBMM’de son bulacak olan, Millî Egemenlik Koşusu ve yürüyüşü düzenliyoruz.
Yine Millî Egemenlik coşkusunu halkımızla paylaşmak için sanatçılarımızın katılımıyla, halk konseri ve havai fişek gösterisi yapılacak.
Okul Meclisleri Projesi kapsamında illerde seçilen öğrenci temsilcileri, TBMM’de özel bir oturum yapıp, Okul Meclisleri Başkanı’nı seçecek. Ayrıca Millî Egemenlik sempozyumları, bu yıl Çanakkale, Manisa ve Ankara’da düzenleniyor.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bu yıl çok daha aktif ve renkli faaliyetlerle kutlanacak. Tüm vatandaşlarımızı, Millî Egemenliğimizin coşkusunu doya doya yaşamaları için bu etkinliklerimize davet ediyorum.