Makale

Editörden...

Editörden...

Yüce dinimiz İslâm, inananları kardeş ilân ederek aralarında güçlü bir birliktelik ve sağlam bir dayanışma ruhu inşa eder. Kendisi için sevip istediğini din kardeşi için de sevip istemeyi imanda kemal noktası olarak görür. Hatta, müminlerin, bir bedenin uzuvları gibi yek vücut olmaları gerektiğini söyler. “Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir.” düsturuyla da kardeşliğin önemli ögelerinden biri olan paylaşıma dikkatleri çeker.

Asr-ı saadet olarak da bilinen Hz Peygamber ve ashabının yaşadığı dönemin her karesi, bu birliktelik, fedakârlık ve paylaşımın zirvesi olan îsârın, yani diğerkâmlılığın en güzel örnekleriyle doludur. Bu yüzden İslâm’ın barış ve huzur dolu evrensel mesajları, kısa zamandan üç kıtaya taşınmış ve örnek yaşantılarıyla yıldızlaşan sahabîler, kıyamete kadar bütün Müslümanlara rehber olmuşlar ve yolumuzu aydınlatmışlardır.

Günümüz dünyasında insanlık, bencilliğin ve nemelâzımcılığın kıskacında, mutsuzluk ve umutsuzluk girdabında bir bocalama içindedir. Bütün maddî imkânlara ve müreffeh bir yaşama rağmen, belli ülkeler ve belli toplum kesimleri ümitsizlik ve çaresizliğin pençesindedir. Bir kısım insanlar, maddî anlamda refahın zirvesini yaşarken, bir kısım insanlar da maalesef bir dilim ekmeğe muhtaç durumdadır. Gittikçe küçülen dünyamızda, bu sıkıntıları yaşayan toplum kesimleri bütün dünya kamuoyu tarafından çok iyi bilinmesine rağmen, ne yazık ki çözüme ilişkin neredeyse hiçbir kıpırdanma yoktur. Belki de işin en düşündürücü yanı da budur.

Bir infak medeniyeti olan İslâm’ın cömertlik anlayışı, günümüz insanının yaşadığı yoksulluk ve maddî§ alandaki problemlerin çözümüne katkı sağlayabilecek niteliktedir. Çünkü İslâm ahlâkının temel ilkeleri arasında yer alan îsâr; maddeye, taşıdığı kıymet kadar değer vermenin ve temelde başkalarını Allah için sevmenin ve başkalarını kendine tercih etmenin eylemle ifadesidir. Yine îsâr,toplum yararını kişisel çıkarların önünde tutma; bencillikleri ve kişisel zevkleri bırakıp, Allah için başkalarını gözetme tutumudur.

Diyanet Aylık Dergi; yoksulluk, ümitsizlik ve çaresizlik içinde bekleyen insanlara, belki de bir rahmet elinin uzanmasına vesile olur düşüncesiyle, bu sayısını cömertlikte zirvenin adı olan îsâr konusuna ayırdı. Bu dosyada konuyu değişik açılardan ele alan birbirinden güzel yazıların yanı sıra, Kutlu Doğum Haftası’na ilişkin değerlendirme yazılarını da ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

Yeniden buluşmak dileğiyle.