Makale

Çevre Temizliği Evden başlar

Nuriye İhtiyar
Çevre ve Orman Bakanlığı Şube Müdürü

Çevre Temizliği
Evden başlar

Çevre insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır. Bir başka ifade ile çevre bir organizmanın var olduğu ortam ya da şartlardır ve yeryüzünde ilk canlı ile birlikte var olmuştur.
Çevre eğitiminin ana hedefi yeni bir insan tipini, ahlâk anlayışını ve tüketim bilincini topluma kazandırmaktır. Anayasamızın 56. maddesinde "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir" denilerek hem devlete hem de bireylere görevler verilmiştir. Bu çerçevede her fert kendi üzerine düşen görevleri yapmakla sorumludur. Çevre kirliliğinin temel sorumlusu insan faaliyetleri olması nedeniyle, çevreyi koruyan geliştiren de çevreye zarar verende insandır.
Evimizde dikkat edeceğimiz basit alışkanlıklarımız bize ve dünyamıza çok şey kazandıracaktır.
Bunları başlıklar altında toplayacak olursak;
a) Atıklar
(Katı, sıvı ve gaz olmak üzere 3’e ayrılır.) Akıcı olabilecek kadar sıvı içermeyen, insan ve çevre sağlığına zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesi gereken ve işe yaramayan maddeler katı atıklardır. Ülkemizde günde kişi başına oluşan çöp miktarı 1 kg civarında olduğu tespit edilmiştir. Nüfusumuzun 70 milyon olduğu kabul edilirse günde 70 bin ton çöp üretilmektedir.
Ülkemizin evsel atık komposizyonu şöyledir: %68 organik atık %1 3 değerlendirilebilir katı atık ve %19 diğer atıklardır. Görülmektedir ki Türkiye’de çöp miktarının yaklaşık %13 ünü geri kazanılabilir nitelikli atıklar oluşturmaktadır.
Günlük faaliyetler sonucu ev ortamında üretilebilecek tehlikeli ve zararlı özellik taşımayan her türlü atıklara evsel katı atık diyoruz.
Yiyecek atıkları, ev eşyası atıkları, ambalaj malzemeleri (cam şişeler, kağıt-karton, teneke kutular)yakacak atıkları (kül) bunlardan bazılarıdır.
Bu atıkların geri dönüşümü düzenli toplama ile mümkündür. Cam, metal, plastik, kağıt ve karton atıklar evlerimizde diğer çöpe karıştırılmadan ayrı olarak biriktirilebilir.
Ayrı biriktirilen bu atıklar çöpe karıştırılmadan temiz bir şekilde toplanması sağlanır, cinslerine göre sınıflandırılır. Geri dönüştürülen ve ekonomiye geri kazandırılan ürün yeniden kullanıma sunulur.
b) Gürültü kirliliği
Evimizde çok sesli müzik ve TV dinlememe- liyiz. Zamanla fazla gürültünün insanın işitme sağlığına ve algılamasına olumsuz yönde etkilemekte, fizyolojik ve psikolojik dengesini bozmakta iş verimini azaltmaktadır. Motorlu taşıtlarımızı kullanım esnasında gereksiz korna çalmamalıyız.
c) Radyasyon
Evimizde kullandığımız televizyon, bilgisayar vs. cihazların yaygınlaşması ile meydana gelen radyasyon kirliliğine karşıda önlemler alıp gereksiz kullanımlardan kaçınmalıyız. Büyüme çağındaki gençler ile özellikle göz en fazla etkilenen organ olup, canlılarda genetik değişikliklere birçok hastalıklara sebep olmaktadır.
d) Hava kirliliği
Evimizde hava kirliliğini azaltma yönünde yapabileceğiniz bazı davranışlar vardır.
Isınmadan kaynaklanan hava kirliliği, kalitesiz kömür kullanımı ve yanlış yakma tekniklerinin kullanılması hava kirliliğine yol açmaktadır. Kaliteli kömür kullanarak doğru yakma tekniklerini öğrenerek, doğalgaz kullanımını yaygınlaştırarak önlemimizi alabiliriz. Motorlu taşıtlarımızın egzoz gazları hava kirliliğinde önemli bir faktör oluşturmaktadır.
e) Tasarruf
Yakıt konusunda yapacağımız tasarruf ile hem sağlığımızı hem de ekonomimizi korumuş oluruz, alacağımız küçük önlemlerle bu mümkün olabilir, kaliteli kömür kullanarak soba boruları ve bacaları temizleyerek, pencere kapı ve çatıların izolasyonuna önem vererek hem aile bütçesine hem de ülke ekonomisine katkımız büyük olur.
Evde elektrikli ev aletlerini en az seviyede kullanarak enerji tasarrufuna katkıda bulunabiliriz. Su tüketimi konusunda da dikkatli davranarak doğal kaynaklarımızı korumuş oluruz.
Çevre eğitiminin sağlandığı 3 temel alan: Ev, yerel topluluk ve okuldur. Çevre anlayışı ilk önce evde başlar. Çevre eğitiminin sağlanması konusunda aileler özellikle anneler önemli bir yer tutarlar. Çocuklar çevre ile olan ilişkilerini ilk önce anneleri ile öğrenip anlarlar.
Bizler kendi sağlığımızı ve çocuklarımızın geleceğini düşünüyorsak o zaman kendi evimiz kadar dünyamız ve kendi içindeki canlıları da düşünmek zorundayız.
"Aslan yattığı yerden belli olur" atasözü ile de bize güzel bir mesaj verilmekte, davranışlarımıza ve alışkanlıklarımıza yön verirken bu gerçekleri göz önünde bulundurmak zorunda olduğumuzu unutmamamız gerekir.