AHMET SEFEROĞLU
İLE SÖYLEŞİ
Söyleşi: Mahir KILINÇ
Enerji ihtiyaçları insanoğlu için her geçen gün artmaktadır. İnsanoğlunun ihtiyacını yenilenebilir ve sürdürülebilir bir enerji kaynağından sağlaması çok çok önemlidir. Yine insanoğlu enerjiyi verimli kullanmak gibi bir sorumluluğa da sahiptir. Tedbirli, tasarrufu özendirici önlemler almak durumundadır. Enerjiyi dikkatli, verimli ve özenle kullanmak zorundadır.
İnsanoğlunun gündeminden hiç çıkmayan enerjinin önemi Sanayi Devrimi’yle birlikte başlayan makineleşme sürecinde bir kat daha arttı. Geçmişten bugüne enerjinin önemi ve çeşitliliği hakkında neler söylersiniz?
İnsanoğlu, Allah tarafından kendisine bahşedilen irade-i cüziye (kullanabilirlik) yetkisi ile üstlendiği sorumlulukları Allah’a ve insanlara karşı yerine getirmek, yaşamını daha kolaylaştırmak, insanlara faydalı olmak amacı ve farklı gerekçelerle tarih boyunca hep arayış içerisinde olmuştur. Karşılaştığı imkânları değerlendirerek zamanla önemli gelişmeler ve kazanımlar yakalamıştır. Ortaya çıkan bu kolaylıklar ve imkânlar ise insanlara faydalı yahut zararlı olmuştur. Yakalanan yenilikleri kullanmak, devamlılık sağlamak için enerji ihtiyacının devamlı, sürdürülebilir ve yenilenen enerji kaynaklarından karşılanmak suretiyle olabileceği gerçeği ile karşı karşıya kalmıştır. Fosil enerji kaynaklarının kullanılması ile evrene ve insanlığa kalıcı ve çok zarar verdiğini maalesef yaşanan kötü örneklerle görmüştür. Böyle olunca daha az zararlı, kendini yenileyen, çevreye uyumlu ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelerek etkin biçimde kullanmak zorunluluğunu anlamıştır. Böylelikle geldiğimiz dijital çağın vazgeçilmez ihtiyacı; ucuz, sürekli, yenilenebilir, evren ile uyumlu enerji kaynakları olmuştur.
Enerjide sürdürülebilirlik, insan ve doğada yaşamını sürdüren canlılar için nasıl bir öneme sahiptir? Dünya ülkeleri ve özellikle Türkiye, bu konuda ne kadar başarılı?
Evrende yaşayan canlılar Allah’ın bahşettiği bir ekolojik sistemde hayatını devam ettirmektedir. İnsanların, Allah’ın izin verdiği imkânlar dâhilinde yenilikleri kullanırken evrenin ekolojik sistemini gözetmek ve korumak gibi bir yükümlülüğü vardır. Allah’ın yardımı ve ihsanı ile ortaya çıkan yenilikleri kullanırken diğer canlıların da korunması, kollanması ve yaşam şartlarını değiştiren olaylardan kaçınılması şarttır. Dünyada enerjide sürdürülebilirlik ve verimlilik maalesef ki dünya ülkelerinden beklenen kadar özenli ve etkin değildir. Ülkeler, kendi menfaatleri için çoğu zaman enerjide sürdürülebilirliğe, evrenin ekolojik sistemine dikkat etmemektedir. Türkiye, enerjide sürdürülebilirlik ve temiz enerji yatırımına başlamıştır ve hâlâ devam etmektedir. Ancak, kanaatimce istenilebilir düzeye henüz gelmemiştir. Devletin ve vatandaşın yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yaparak kullanma arzu ve isteğinin bütün topluma yayılması, herkesin bunu aynı oranda istemesi gerekir. Uzayan bürokratik işlemler, kimi zaman devletin ve vatandaşın hedefini geciktirmektedir. Kurumlar arası mevzuat uyumluluğunun ise bir an önce sağlanması gerekmektedir.
Enerjinin sürdürülebilirliği ile yenilenebilir enerji arasında nasıl bir korelasyon vardır? Bunlar insanların enerji ihtiyacına yönelik ne gibi faydalara hizmet etmektedir?
İnsanoğlu ve evren için zaman içinde doğal olarak yenilenebilen enerji kaynakları ne kadar önemli ise kuşkusuz onun sürdürülebilir olması da o kadar önemlidir. Bunlar âdeta birbirini tamamlayan ögelerdir. Dolayısıyla enerjinin sürdürülebilirliği ile yenilenebilir enerji kaynakları arasında çok güçlü ve doğrudan bir bağ vardır. Ayrıca her ikisi de çevreye vermiş olduğu fayda, kaynaklarının sürekliliği ve ekonomik anlamda bir korelasyon oluşturur. İnsanların sürekli artan ihtiyaçlarını karşılamak, insani görevlerini bihakkın yerine getirmek, hayır ve hasenat işlerini sürdürmek için en önemli şey; kolay ulaşılabilen, sürdürülebilir, ucuz ve yenilenebilen enerji kaynaklarıdır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, enerji sistemlerinin sürdürülebilirliğinin korunmasını sağlar. Bu durum, insanlığın bugünkü enerji ihtiyaçlarını karşıladığı gibi gelecek nesillere de enerji kaynaklarının korunarak intikalini sağlar.
Malumunuz dünya üzerinde enerji kaynaklarına duyulan ihtiyaç teknolojik ilerlemeye paralel olarak her geçen gün artarak büyümektedir. Sizce günümüz dünyası enerji yoksulluğunun içerisinde midir yoksa dünya üzerinde insanlığa yeter enerji bilinçsizce mi tüketilmektedir?
Enerji ihtiyaçları insanoğlu için her geçen gün artmaktadır. İnsanoğlunun ihtiyacını yenilenebilir ve sürdürülebilir bir enerji kaynağından sağlaması çok çok önemlidir. Yine insanoğlu enerjiyi verimli kullanmak gibi bir sorumluluğa da sahiptir. Tedbirli, tasarrufu özendirici önlemler almak durumundadır. Enerjiyi dikkatli, verimli ve özenle kullanmak zorundadır. Elbette dünya üzerinde enerji yoksulu olan bölgeler mevcuttur, enerjiye ulaşamayan toplumlar vardır. Enerji yokluğu toplumlar için önemli yoksulluk kaynağıdır. Enerjiyi çok hoyratça kullanan ülkeler vardır. Dünyada her konuda olduğu gibi enerji konusunda da adaletsizlik ve haksızlık mevcuttur.
Kayseri’de 1510 caminin elektrik enerjisini karşılamak için devletten tahsis edilen bir araziye güneş panelleri kurdunuz. Sadaka-i cariye olarak tanımladığınız bu faaliyetle Türkiye Diyanet Vakfı ile Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen “Uluslararası İyilik Ödülleri”nde “İyilik Ödülü”ne layık görüldünüz. Öncelikle böyle bir fikir nasıl doğdu ve bunun icrası hangi merhalelerden geçti?
Ailemizin büyükleri ve şirketlerimiz adına sadaka-i cariye minvalinde bir hayır yapmayı düşünüyorduk. Okul mu, cami mi yapalım diye konuşurken herkes bir şey söyledi. O sırada ben de camilere güneşten elektrik üretip verme düşüncemi söyledim. Bunun üzerine camilere yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak ürettiğimiz GES projesi fikri ortaya çıktı. Bunu da Diyanet İşleri Başkanlığımız yetkilileriyle görüştüm. Araştırdık ve Kayseri’deki camilerin yılda yaklaşık 1 milyon 750 bin kilovatsaat elektrik kullandığını tespit ettik. “Bunların elektriğini güneşten karşılayalım ve bunu da hayır olarak bağışlayalım.” deyince bu fikir Diyanet İşleri Başkanımızın hoşuna gitti. Bunun üzerine vatandaşlarımızın ve devletimizin yaptığı mevcut ve yeni inşa edilecek cami hayratına destek olarak onların daha iyi şartlarda yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet vermesine destek olmak istedik. İncesu ilçemizde 20 bin metrekarelik bir alana kurulan GES tesisinin işletmesini Kayseri Müftülüğümüze bıraktık. Şehrimizdeki camilerin 25 yıl boyunca elektrik ihtiyacını karşılayacak bu tesis, iki yılı aşkın süredir elektrik üreterek 1510 caminin ihtiyacını karşıladığı gibi camilerin elektrik ihtiyacından %25’i kadar daha fazla üretim yapmaktadır. Artan enerji de şebekeye satılarak camilere ek gelir oluşturmaktadır. Böyle bir hayrı bizlere lütfettiği, bağışladığı için Allah’a şükrediyoruz. Bu vesileyle iyilik ödülüne layık görülmek de bizleri ayrıca onurlandırdı.
Dünyada nüfus giderek artmakta, toplumların yaşam standartları gün geçtikçe yükselirken sanayileşme faaliyetleri de yaygınlaşmaktadır. Buna bağlı olarak yapılan çalışmalar dünyanın enerji ihtiyacına ne kadar cevap verebilmektedir?
Elbette sizin de söylediğiniz gibi dünyada nüfus giderek artmakta, sanayi faaliyetleri yaygınlaşmakta ve teknolojik gelişmeler de durmaksızın ilerlemektedir. Buna bağlı olarak da enerjiye duyulan ihtiyaç her geçen gün daha fazla olmaktadır. Ancak günümüzde fosil enerji kaynaklarının tek başına enerji ihtiyacını karşılayamayacağı günlerin maalesef yakın olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla dünyada ve ülkemizde sürdürülebilir ve yenilebilir enerjiye ihtiyaç da çokça artmış, bu enerji kaynaklarının kullanılmasına başlanmıştır. Toplumun enerji ihtiyacını rasyonel karşılayabilmesi için fosil ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ortak akılla kullanılması kaçınılmazdır. Öncelikle toplumların önce tasarrufa sonra enerji verimliliğine dikkat etmesi gerekmektedir. Gelişmiş ülkeler enerji ihtiyaçlarının %50’sini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamaktadır. Ülkemizde ise 2008 yılından bugüne enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanılması, sanayi ve binalarda enerji kullanımına yönelik verimlilik konularında yasal altyapılar hazırlanmış ve sırasıyla uygulamaya konulmuştur. Ancak bu yasal alt yapının gereği etkin bir şekilde kullanılamamıştır. Elbette enerji verimliliğinde, yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanılmasında yetkililerce takip edilen bir yol haritası mevcuttur. Başka adımlar atmak yerine, atılan adımların kamu ve vatandaş tarafından kontrol edilerek eksiklerinin tamamlanması ve kontrol mekanizmasının çalıştırılması gerekmektedir.
Günümüzde, hiç sonu gelmeyecekmişçesine harcanan enerjinin bilinçli bir şekilde tüketimine yönelik okuyucularımıza ne gibi uyarı ve tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Evvela enerji kaynaklarının hiçbirinin ilanihaye sürüp gitmeyeceğinin bilincinde olmak gerekir. Buna bağlı olarak da enerji tüketimi konusunda doğadaki enerji kaynaklarımızın korunması için herkes üzerine düşen vazifeleri yerine getirmelidir. Kullandıkları enerjiyi verimli bir şekilde kullanmalı, enerji tasarrufu konusunda da çok özen göstermeliler. Günlük hayatımızda çok basit görünen ve belki de hiç fark edilmeyen önlemleri almaktan asla geri durmamalıyız. Çünkü bize ayrılan imkânlardan başkalarının da yararlanabileceğini aklımızdan hiç çıkarmamalıyız. Şunu da unutmamak gerekir ki insanların, bugünden alacağı küçük önlemlerle hem doğa korunabilir hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılabilir.
Öz Geçmiş
1956 doğumlu Ahmet Seferoğlu, Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisinden mezun olduktan sonra aile şirketlerinde çalışmaya başladı. Enerji sektöründe 40 yılı aşkın tecrübesi bulunan Seferoğlu; Türkiye genelinde altyapı, üstyapı, elektrik tesisleri proje işleri, enerji verimliliği danışmanlık hizmetleri, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimi gibi kollarda faaliyetlerini sürdürmekte olup Kayseri’de bulunan yaklaşık 1500 caminin elektrik giderini 25 yıl karşılayabilecek kapasiteye sahip güneş enerjisi santrali projesini bedelsiz kurarak camilerin hizmetine sundu. Seferoğlu, bu projesiyle Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ile Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2024’te 7’ncisi düzenlenen “Uluslararası İyilik Ödülleri”nde “İyilik Ödülü”ne layık görüldü. Ahmet Seferoğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.


