Makale

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE HELAL STANDART ÇALIŞMALARI VE UYGULAMALARI

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE HELAL STANDART ÇALIŞMALARI VE UYGULAMALARI


İhsan ÖVÜT
SMIIC Genel Sekreteri


Giriş
Küreselleşmenin etkisiyle birlikte tüketici davranışları, giderek artan bir şekilde dinî ve kültürel hassasiyetleri de içerecek şekilde çeşitlenmektedir. Bu eğilim, özellikle Müslüman toplumlar açısından büyük bir öneme sahip olan helal kavramını, yalnızca dinî bir yükümlülük olmanın ötesine taşımış; ekonomik, ticari ve toplumsal bir boyut kazandırmıştır. Helal ürün ve hizmetlerin tanımlanması, üretimi, dağıtımı ve tüketimi gibi süreçlerde standardizasyon ihtiyacının ortaya çıkması, bu alandaki helal standartları ve belgelendirme çalışmalarının önemini gün geçtikçe artırmaktadır.
Birçok ülke, helal uygunluk değerlendirme sistemlerini kendi ulusal düzenleyici kurumları aracılığıyla yürütmeye çalışmıştır. Örneğin, Malezya bu çalışmaları Malezya İslami Gelişme İdaresi (JAKIM); Endonezya, Helal Ürün Güvencesi Düzenleme Kuruluşu (BPJPH); Suudi Arabistan ise Suudi Gıda ve İlaç Kurumu (SFDA) aracılığıyla yerine getirmektedir. Ancak bu sistemlerin her biri farklı kriter ve gerekliliklere dayandığı için helal ürün ticaretinde uyumsuzluklar ve engeller oluşabilmektedir. Bu durum, küresel helal ticaretinde yeknesaklık sağlanmasını zorlaştırmakta, özellikle sınır ötesi ticarette belirsizlik ve ilave maliyetler doğurmaktadır.
Bu bağlamda İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsüne (SMIIC-Merkezi İstanbul’da, 48 İslam ülkesinin üyesi olduğu, uluslararası, bağımsız, teknik ve standardizasyon çalışmalarında önceliği helal konuları olan bir İİT kuruluşu-) ev sahipliği yapan Türkiye, son dönemde yürürlüğe koyduğu yeni düzenleme ile önemli bir adım atmıştır. Yeni sistem kapsamında, helal sertifikalı ürünlerin ithalatçıları, sertifikalarının Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) tarafından akredite edilmesini sağlamakla yükümlüdür. Türkiye’nin yaklaşımı, kendi özgün kurallarını dayatmaksızın, ortak OIC/SMIIC standartlarını temel alarak akreditasyonu esas alması bakımından önemlidir. Bu yönüyle Türkiye, uluslararası uygulamalarla uyumlu ve örnek alınabilecek nitelikte bir model sunmaktadır.
Öte yandan, OIC/SMIIC helal standartlarının, evrensel olarak kabul gören Uluslararası Standart Kuruluşları tarafından geliştirilen diğer uluslararası standartlardan yapısal veya yöntemsel açıdan bir farkı bulunmamaktadır. Aynı uzlaşı temelli süreçlerle geliştirilen bu standartların temel farkı, İslami kural ve ilkelerin entegrasyonudur. Ortak helal standardı; üreticiler, belgelendirme kuruluşları ve tüketiciler için açık, güvenilir ve tutarlı bir sistem sağlar. Bu durum hem belgelerin karşılıklı tanınmasını hem de sınır ötesi ticaretin kolaylaşmasını beraberinde getirir.
SMIIC’in helal gıda konularına katkısı
a-Teknik Komitelerden standartlara
Küreselleşmeyle birlikte ham madde ve gıda ürünlerinin farklı ülkelerden temin edilebilmesi ve sektörün hızla büyümesi, helal gıdada güvenilirlik, izlenebilirlik ve standartlara duyulan ihtiyacı artırmıştır. Bu bağlamda, İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) bağlı olarak faaliyet gösteren SMIIC, helal gıda alanında küresel ölçekte önemli katkılar sunmaktadır. SMIIC’in helal gıdaya yönelik teknik komiteleri ve bu komitelerdeki standart çalışmaları ve standartların uygulanmasına ilişkin eğitim faaliyetleri; sadece Müslüman tüketiciler için değil, aynı zamanda uluslararası ticaret için de önemli bir zemin oluşturmaktadır. Bu kapsamda, OIC/SMIIC Helal Standartları, dünya çapında belgelendirme kuruluşları, üreticiler ve akreditasyon kurumları tarafından baz alınmakta ve kullanılmaktadır.
SMIIC bünyesinde kurulan Teknik Komiteler, helal gıda başta olmak üzere birçok alanda standart geliştirilmesinde kilit rol oynamaktadır. Helal gıda standartlarının oluşturulmasında önemli rol oynayan TC1 – Helal Gıda Teknik Komitesi, SMIIC üyesi ülkelerden uzmanların katılımıyla farklı kültür ve uygulamaları ortak bir çerçevede buluşturarak önemli bir rol üstlenmektedir. Komitenin hedefi, helal tanımının İslami esaslara uygun şekilde teknik kriterlerle desteklenmesi ve bu kriterlerin helal gıda üretim süreçlerine entegrasyonudur. Böylece hem tüketici güveni artmakta hem de ticaretin önündeki belirsizlikler azalmaktadır.
SMIIC’in bu alandaki en somut katkısı, uluslararası düzeyde kabul gören OIC/SMIIC helal standartlarını geliştirmiş olmasıdır. 2025 itibarıyla sayısı 21’e ulaşan bu standartlar; helal gıda ve gıda katkı maddeleri, kozmetik, ilaç, sağlık, turizm, yönetim sistemleri ve tedarik zinciri gibi kritik alanlara yönelik uzmanlar tarafından hazırlanmış rehber dokümanlardır.
Bu standartlar, yalnızca dinî kuralları değil, aynı zamanda uluslararası gıda güvenliği, hijyen, üretim koşulları ve izlenebilirlik gibi teknik gereklilikleri de kapsar. Bu sayede hem İslami kurallara uygunluk sağlanır hem de uluslararası gıda güvenliği standartlarıyla uyum yakalanır.
b-Eğitim ve kapasite geliştirme
Helal gıda alanında yalnızca standartları belirlemek yeterli değildir, bu standartların doğru anlaşılması ve uygulanması da kritik önem taşır. Bu noktada SMIIC, eğitim, kalite altyapısı kapasitesini geliştirme programları, webinar (web tabanlı seminerler), konferanslar ve zirveler ile üye ülkelerdeki kurumların, belgelendirme kuruluşlarında ve üreticilerde çalışan uzmanların OIC/SMIIC standartlarının kullanımı konusunda bilgi düzeyini artırmayı hedeflemektedir.
Helal belgeli / logolu ürünlerde neler önemlidir?
Öncelikle, belgeli ürünlerde nelere dikkat edilmelidir? Her logolu ürüne güvenebilir miyiz? Burada en önemli husus, belgelendirmeyi kimin yaptığı ve hangi kriterlere göre yaptığıdır. Aynı zamanda belgeyi veren firmaların da akredite ve yetkin olması büyük önem taşır. Her türlü şüphe ve helale zarar verecek hususa ve muğlak hiçbir noktaya fırsat verilmemelidir. Bir ürün üzerinde helal logosu gördüğümüzde mutlaka incelememiz ve doğruluğundan emin olmamız gerekir. Yanıltıcı logo ve kandırmaların olabileceğini bilmek zorundayız.
Eğer ürünün içerik ve kaynağını bilebiliyorsak ayrıca logo aramamıza gerek yoktur. Özellikle et ve et ürünlerinde, hayvanın nasıl beslendiğinden kesimine ve markette satışa sunulmasına kadar olan süreci tam anlamıyla biliyorsak herhangi bir logoya ihtiyaç duymayız. Günümüz dünyasında, işlenmiş ürünlerin ve çok sayıda katkı maddesi içeren gıdaların yaygın olduğu pazarlarda bu ne yazık ki kolay bir durum değildir. Helal belge ya da logo, bu bağlamda her yönüyle tam güven için önemli araçlardır. Burada önemli olan tükettiğimiz ürünlerde gizli ve açık olarak nelerin yer aldığını ve onların helallik durumunu tam olarak bilebilmektir.
TSE’nin helal gıda standartlarına yönelik çalışmaları
Türk Standartları Enstitüsü (TSE), Türkiye’nin ulusal standardizasyon ve belgelendirme kuruluşu olarak helal belgelendirme faaliyetlerinde stratejik bir aktör konumundadır. Enstitü, başta helal gıda, kozmetik, turizm ve ilaç olmak üzere çeşitli sektörlerde SMIIC bünyesinde OIC/SMIIC standartlarının geliştirilmesi süreçlerinde yer almakta ve bu standartları temel alarak Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde helal belgelendirme faaliyetlerini gerçekleştirmektedir.
TSE’nin HAK tarafından OIC/SMIIC 2:2019 (Helal Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları İçin Genel Şartlar) standardına göre helal gıda, kozmetik ürünleri ve turizm hizmetleri kapsamında akredite edildiği konularda belge düzenlemiş olması ve SMIIC bünyesinde yürüttüğü teknik ve uluslararası faaliyetleri, sadece ulusal düzeyde değil küresel ölçekte de Enstitüye güven ve itibar sağlamaktadır. Söz konusu durum, Türkiye’nin helal ürün ve hizmet piyasasında uluslararası düzeyde etkinliğini artırmakta ve ülkenin küresel helal ekonomisindeki liderlik pozisyonunu pekiştirmektedir. Bu liderlik, uluslararası ticaretin önündeki standart farklılıklarından kaynaklanan engelleri azaltarak Türk firmalarının küresel helal pazarına daha kolay erişimini sağlamaktadır.
TSE bünyesinde OIC/SMIIC standartlarına göre yürütülen helal gıda belgelendirme süreci; başvuru, doküman incelemesi, yerinde denetim, numune analizleri ve komisyon değerlendirmesi olmak üzere çok aşamalı bir yapıya sahiptir. Denetimler; ham maddelerin helalliği, üretim ortamının hijyeni, çapraz bulaşma riskleri ve ekipman uygunluğu gibi kriterleri kapsar. Süreç, TSE teknik denetçileri ve Diyanet İşleri Başkanlığınca atanan dinî uzmanlardan oluşan ekip tarafından raporlanır ve bu raporu değerlendiren Helal Gıda Belgelendirme Komisyonu’nun oy birliği ile aldığı karar ile sonuçlandırılır.
TSE’nin helal belgelendirme sürecindeki en ayırt edici özelliklerinden biri, Diyanet İşleri Başkanlığı ile olan güçlü iş birliğidir. Nihai belgelendirme kararı, Helal Gıda Belgelendirme Komisyonu tarafından oy birliği esasıyla verilmektedir. Bu komisyonun çalışmalarında Diyanet İşleri Başkanlığınca atanan bir üyenin katılımı zorunludur ve bu üyenin katılımı olmadan hiçbir karar alınmamaktadır. Bu zorunluluk, TSE’nin helal belgelendirme faaliyetlerine önemli bir dinî meşruiyet ve güven katmaktadır.
TSE’nin Diyanet İşleri Başkanlığı ile iş birliği içinde yürüttüğü helal belgelendirme faaliyetleri ve SMIIC bünyesindeki aktif katkıları, yalnızca teknik bir standardizasyon ve belgelendirme süreci olarak değerlendirilmemelidir. Bu çalışmalar, Türkiye’nin helal ekosistemine sunduğu stratejik katkının yanı sıra, ülkenin küresel ölçekteki konumunu güçlendiren, vizyoner ve bütüncül bir yaklaşımın somut yansıması niteliğindedir.
HAK’ın helal gıda alanındaki rolü
Günümüzde gıda üretiminden tüketimine kadar uzanan süreçte, helal haram ayrımı yalnızca dinî bir hassasiyet değil, aynı zamanda sağlık, hijyen, etik üretim gibi birçok boyutu içeren çok yönlü bir sorumluluk alanı hâline gelmiştir. Bu noktada HAK, helal belgelerinin güvenilirliğini ve izlenebilirliğini temin eden stratejik bir kurum olarak öne çıkmaktadır.
HAK, 2017 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından kurulmuş ve Türkiye’yi SMIIC bünyesindeki Akreditasyon Konseyi’nde (AK) temsil etmektedir. HAK’ın temel amacı, helal belgelendirme kuruluşlarını akredite ederek piyasada yer alan “helal” ibaresinin gerçekten bilimsel, etik ve dinî standartlara uygun biçimde denetlenmesini sağlamaktır. Böylece tüketicinin güveni korunurken haksız rekabetin ve yanıltıcı etiketlemenin de önüne geçilmektedir.
Tüketicilerin sıkça karşılaştığı bir durum, ürün ambalajlarında yer alan farklı yazı tipleriyle yazılmış “helal” ibareleridir. Ancak burada altı çizilmesi gereken en önemli nokta şudur: Ambalaj üzerindeki her “helal” yazısı o ürünün helal olduğu anlamına gelmez. Çünkü helal belgelendirme; ham maddeden üretim sürecine, lojistikten hijyen şartlarına kadar birçok aşamada yapılan kapsamlı bir denetimi gerektirir. Bu denetim yalnızca SMIIC tarafından yayımlanan OIC/SMIIC standartlarına göre akredite edilmiş belgelendirme kuruluşları tarafından yapılabilir.
HAK tarafından akredite edilen kuruluşlarca verilen belgeler, OIC/SMIIC standartlarına uygunluğu garanti altına alır. Dolayısıyla HAK logolu helal uygunluk değerlendirme belgeleri tüketici açısından güvenilirliğin göstergesidir. Bunun dışında kalan, özellikle yurt dışından gelen ürünlerde rastlanan bazı semboller veya renkli “helal” ibareleri, çoğu zaman herhangi bir denetime dayanmamakta ve tüketiciyi yanıltabilmektedir.
HAK, yalnızca Türkiye içinde değil, aynı zamanda İİT’ye bağlı ülkelerle de iş birliği yaparak IFHAB (İslam Ülkeleri Helal Akreditasyon Forumu) çatısı altında faaliyet göstermektedir. IFHAB’ın amacı, helal belgelendirmede küresel çapta güvenilirliği artırmak, farklı ülkelerdeki belgelendirme uygulamaları arasında birlik sağlamak ve ticaretin önündeki helal belge engellerini kaldırarak IFHAB tarafından oluşturulan Karşılıklı Tanınma Anlaşması’na (MRA) taraf olan İİT ülkeleri arasında helal belgeli mal ve hizmetlerin tekrardan bir belgelendirmeye ihtiyaç duymadan ithalat ve ihracatına imkân sağlamaktır. HAK, bu bağlamda IFHAB’ın idari ve teknik organlarında aktif olarak görev almakta ve OIC/SMIIC helal standartlarının etkin uygulanmasını desteklemektedir.
Sonuç
SMIIC’in helal gıda konusundaki çalışmaları, sadece İslam dünyasında değil helal ürünlere yönelik artan küresel talep nedeniyle dünya genelinde önemli bir rol oynamaktadır. SMIIC Teknik Komiteler aracılığıyla geliştirilen standartlar ve eğitim faaliyetleri hem üreticiler hem de tüketiciler için güvenilir bir çerçeve sunmaktadır.
Helal gıda sektörü büyümeye devam ettikçe SMIIC’in rehberliği, bu büyümenin sürdürülebilir, şeffaf ve İslami esaslara uygun biçimde gerçekleşmesini sağlayan temel unsurlardan biri olmaya devam edecektir. Bu kapsamda, Türkiye’nin ortak OIC/SMIIC helal standartları doğrultusunda yapılandırılmış bir sistemle hareket etmesi ve helal kalite altyapısını tamamlamış uzman kuruluşları aracılığıyla alana sağladığı katkılar, diğer ülkelere de örnek teşkil etmektedir.
Helalin yalnızca bir tüketim tercihi değil, aynı zamanda sağlıklı ve etik bir yaşam tarzı olduğunu hatırlatarak helal tüketime ve bilinçlenmeye katkı sağlamak adına;
Ürünün üzerinde OIC/SMIIC standartlarına göre düzenlenmiş helal logosunun yer almasına dikkat edilmelidir.
Belge veren kuruluşun HAK tarafından akredite edilmiş olup olmadığı sorgulanmalıdır.
“Helal” ibaresi olan ancak tanıdık bir logoya sahip olmayan ürünlerde, üretici firma veya belgelendirme kuruluşu hakkında bilgi edinmeden güvenmek risklidir.