OTLUKBELİ SAVAŞI
Alparslan AKÇA
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethiyle birlikte Anadolu hâkimiyetini kuvvetlendirmiş, 15 Ağustos 1461’de Trabzon Rum Devleti’ni (Komnenos Krallığı) ortadan kaldırarak Karadeniz’de, 1468 Nisan’ında önce Gevele’yi sonra da Konya’yı alarak Orta Anadolu’da Karamanoğulları üzerinde hâkimiyet kurmuştu. Doğu’daki en güçlü rakibi ise o sıralarda İran ve Doğu Anadolu’nun önemli bir kısmına sahip olan Akkoyunlu Devleti idi.
Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan, Anadolu’da Osmanlı’nın ilerlemesini engellemek için Karamanoğulları’ndan kendisine sığınan beylerin kışkırtmalarıyla Osmanlı topraklarına ordu gönderiyor, şehirleri yağmalıyordu. Venedikliler, Macarlar, Rodos şövalyeleri ve Kıbrıs Krallığı gibi Osmanlı aleyhinde konumlanan kuvvetlerle birlikte hareket ediyordu.
Akkoyunlu ordusunun düşman kuvvetleriyle ittifak ettiği ve Osmanlı topraklarındaki saldırı haberleri İstanbul’a ulaştı. Haçlılarla ve Macarlarla mücadele eden Fatih Sultan Mehmet, bir de bunlarla uğraşmak istemediği için otağını Üsküdar’a kurdurup sefer hazırlıklarına başlanması emrini verdi.
Akkoyunlular üzerine ilk seferi Konya Valisi Şehzade Mustafa düzenledi. 1472’nin Ağustos’unda onları bozguna uğrattı. Bu arada her iki tarafın da siyasi hamleleri devam ediyordu. İttifaklar bozuluyor, yeni ittifaklar kuruluyordu. Kış boyu taraflar, büyük karşılaşma için hazırlandı.
Venedik; top, topçu ustası ve silahlarla dolu gemisini Akdeniz sahillerine gönderse de Fatih Sultan Mehmet, bu mühimmatın Uzun Hasan’a ulaşmasına engel oldu. Bu arada Uzun Hasan, Sultan’a bir mektup yazmış, şayet Kapadokya ve Trabzon kendisine verilirse barış yapabileceğini bildirmişti. Sultan ise buna karşılık Uzun Hasan’ı baharda savaşa davet etti.
Fatih Sultan Mehmet, 1473 yılının Mart ayında Üsküdar’dan hareket etti. Uzun Hasan da müttefiklerinden yardım haberleri aldıkça çok seviniyordu. Ancak Venedik’ten beklediği mühimmat yardımı yine kendisine ulaşamayacak, Otlukbeli mevkiinde Fatih’in şanlı toplarıyla baş başa kalacaktı.
Şebinkarahisar üzerinden Erzincan’a ulaşan Osmanlı ordusu, burada Uzun Hasan’ın 5000 kişilik kuvvetini bozguna uğrattı. Osmanlı, Fırat’ı takip ederek Tercan taraflarına ilerlediği sırada Akkoyunlu birlikleri ile karşılaştı. Otlukbeli adı verilen tepeler mevkiinde iki ordu arasında çetin bir mücadele başladı. Dar ve zor bir geçitte Osmanlı’yı sıkıştırmak isteyen Uzun Hasan, mukavemetin mümkün olmadığını anlayarak kendisine çok benzeyen Alpagot Pir Mehmet Bey’i yerine bırakıp savaş alanını terk etti. Ondan geriye kalan hükümdarlık nişaneleri, cephanesi ve hazinesi ise Fatih Sultan Mehmet’in huzuruna getirildi.
11 Ağustos 1473’te gerçekleşen Otlukbeli Savaşı, Osmanlı’nın top ve tüfek üstünlüğü, düzenli ordusu, şehzade ve paşaların gayretleri sayesinde Akkoyunluların mağlubiyetiyle sonuçlandı. Böylelikle Akkoyunlu Devleti de tarih sahnesinden çekilmek zorunda kaldı.
Otlukbeli zaferiyle Doğu Anadolu’nun kapılarını açarak Anadolu’da Türk birliğini sağlayan Osmanlı, yönünü tamamen Avrupa’ya çevirdi. Böylece cihan hâkimiyeti ve fetihler yolunda önemli bir kırılma noktası da Otlukbeli Savaşı oldu.


