Makale

SONSUZ DEĞİŞKENLİ BİR SABİT: Pİ SAYISI

SONSUZ DEĞİŞKENLİ BİR SABİT:
Pİ SAYISI

Bir çember düşünün; sıradan, basit bir çember. Bu çemberin içine neleri sığdırabilirsiniz? Kendinizi, ailenizi, işinizi, doğum tarihinizi, cep telefonu numaranızı, dünyadaki herhangi bir noktaya olan uzaklığınızı, en sevdiğiniz müzikleri, şimdiye dek okuduğunuz tüm kitapları… Evet, evet tüm yaşantınızı. Tüm yaşantınızı bir çembere sığdırabilirsiniz, nasıl mı? Virgülden sonraki ilk otuz beş basamağı. 3.14159265358979323846264338327950288… olan sayı ile. Yani kısaca pi sayısı ile…
Çemberin çapına bölümü ile elde edilen ve irrasyonel olan pi, -şimdilik- sonsuz bir sabit sayı. Çünkü 3.14 ile başlayan ve henüz 31 trilyon 415 milyar basamağı hesaplanan sayının nerede sonlandığı hâlâ meçhul.
Peki, adını Yunancadaki perimetier/çevre kelimesinin ilk harfinden alan pi sayısı gerçekten tüm yaşantımızı etkileyecek kadar önemli mi? Sorunun cevabı çok basit, evet. Neden mi? Şöyle anlatalım:
Bir A4 sayfasına, 12 punto ile yazdığımızda 3500 kadar karakter sığar. 31 trilyon basamağı bu formatta yazmaya kalksak yaklaşık 9 milyar kâğıda ihtiyaç duyarız. 9 milyar sayfalık bu kitap da yaklaşık 1000 kilometre yüksekliğe sahip olur.
Bu rakamlar kitabının içinde doğum günü, cep telefonu numarası, kimlik numarası, şifrelerimiz gibi bizler için hayati öneme sahip tüm sayılar mevcut. Örneğin, doğum gününüz 18/07/1995 olsun. 180795 kombinasyonu, pi sayısının 1 milyon 608 bin 564’üncü basamağında bulunuyor. Ya da kimlik numaranızın son dört rakamı 1234 diyelim. Bu kombinasyonun pi sayısındaki yeri ise 13 bin 807’nci basamak.
Bu 31 trilyon rakamı harflere dönüştürdüğümüzde ise literatürde var olan tüm kelimelere ulaşmış oluruz. Bu kelimelerle kaç kitap yazılır veya yine aynı sayıdaki nota ile kaç şarkı bestelenir bir hayal edin.
Bir çember düşünün; sıradan, basit bir çember. Bu çemberin içine neleri
sığdırabilirsiniz?

BİLİYOR MUYDUNUZ?
Pi sayısı aynı zamanda Arşimet sabiti veya Ludolph sayısı olarak da bilinir. Arşimet sabiti denilmesinin sebebi, pi sayısı üzerine bilinen ilk çalışmaların Arşimet tarafından yapılmasıdır. Alman Ludolph van Ceulen ise 1596’da pi’nin virgülden sonraki ilk 35 basamağını hesaplayan ilk matematikçi olmuştur.
Pi’nin 760. basamağı ile 770. basamağı arasındaki dizilim 4999999837 şeklindedir. 762. basamaktan itibaren peş peşe altı kez tekrar eden 9 rakamı vardır. Bu basamak, matematik dünyasında Feynman notası olarak bilinir. Bir sonraki altı rakamlı yineleme ise 193 bin 34. basamakta karşımıza çıkar.
Her yıl mart ayının 14’üncü günü ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde pi günü olarak kutlanıyor. 3.14 sayısını yani pi’nin başlangıcını çağrıştıran bu günde başta matematikçiler ve matematikle ilişkili bilim insanları pi sayısı üzerine çeşitli etkinlikler düzenliyor.
Bunca özelliği bünyesinde barındıran pi sayısı, edebiyatın da dikkatinden kaçmamış hâliyle. Başta Edgar Allan Poe olmak üzere pek çok şair, “pilish” adı verilen özel bir teknikle şiirler kaleme almış. Poe’nun “One / A Poem / A Raven / Midnights so dreary, tired and weary” dizeleriyle başlayan şiirinde yer alan kelimelerin harf sayısı ile pi’nin başlangıcı olan 3.1415926535’in uyumu dikkatinizi çekti mi?
Sayfanın (veya yazının) çevresinde (veya altındaki - tasarıma göre değişkenlik gösterebilir) rakamlar pi sayısının virgülden sonraki ilk 10.000 (Tasarıma göre bu sayı arttırılıp azaltılabilir.) basamağı yer alıyor. (NOT: Bu madde tasarımla da ilgili. Sayfa tasarımında ya yazının altına ya da yazıyı çerçeveye alacak şekilde bu ilk 10.000 basamağın uygun olan miktarı yerleştirilebilir.)