Makale

ÜLKEMİZDE Sahtecilik Suçları

Muharrem Songür
Adlî Sicil ve İstatistik
Genel Müdürlüğü Daire Başkanı

ÜLKEMİZDE Sahtecilik Suçları

Genel olarak sahtecilik kavramı ve ceza kanununda düzenlenişi
Sahtecilik suçları, Türk Ceza Kanununun altıncı Bab’ın- da "Ammenin İtimadı Aleyhine İşlenen Cürümler" başlığı altında düzenlenmiştir. Birinci Fasıl; TCK 316-331’inci maddeleri arasında "Paralarda, İtibari Amme Kağıtlarında veya Kıymetli Damgalarda Sahtekârlık", ikinci Fasıl; TCK 332-338’inci maddeleri arasında "Devlete Ait Mühürler ve Damgalarla Sair Alametlerin Taklidi", Üçüncü Fasıl;
TCK 339-349’uncu maddeleri arasında "Evrakta Sahtekârlık", Dördüncü Fasıl; TCK 350-357 maddeleri arasında "Hüviyet Cüzdanı ve Nüfus Tezkeresi, Pasaport, Ruhsatname, ilmühaber, Şahadetname ve Beyannamelerde Sahtekârlık", Beşinci Fasıl; TCK 358-368’inci maddeleri arasında "Ticaret ve Sanayii ve Müzayedeye Hile ve Fesat Karıştırmak" suçları düzenlenmiştir.
Bu suçların hukukî konusu, Bab’ın başlığında da belirtildiği üzere "kamu güveni"dir. Tüm hukuk düzenlerinde, hukukî ilişkiler kurma, eylem ve işlemler oluşturup bunları kanıtlama, açıklama ve yorumlama bakımından belgelerin önemi çok büyüktür. Uygar toplum düzenleri geliştikçe, hukukî ilişkiler artmakta ve daha karmaşık bir hal almaktadır. Bu duruma paralel olarak da belgelerin işlemlerdeki rolü, payı ve önemi hızla artmaktadır. Toplum hayatının barış içinde olağan akış izleyerek sürmesi için belgelere duyulan kamu güveninin devamı ve korunması zorunludur.
"Toplumda belgelerin güvenilirliği, gerçeklik, inandırıcılık ve doğrulukları konusunda kendiliğinden bir inanç oluşmuştur. Bu ortak inanç, kamu güvenidir. Kamu güveni, topluma ilişkin hukuksal varlık ya da yarardır. Bu nedenledir ki devlet, bir olguyu kanıtlama gücü ile yeteneğini tanıdığı belgelerin öz ve biçimleri ile gerçekliklerine ve doğruluklarına beslenen ortak toplum inancını kamu güveni içinde korumak ve o yüzden de soyut varlık ya da yararın veya değerin somutlaştığı belgeleri erişilmez ve dokunulmaz kılmak istemiştir." (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.02.1983, 471/46)
Sahtekârlık suçlarında korunan kamu düzeninin ihlâlindan ötürü mağdur devlettir. Kamu güveni sarsılırken, kişisel haklar ya da çıkarlar da zarara uğrayabilir. Kişisel çıkar ve haklara verilen zararlar başkaca bir suç oluşturabilirlerse de, sahtecilik bakımından tek başına nazara alınmazlar.
Hukukî anlamda belge, "hukukî bir hüküm ifade eden, bir hakkın doğmasına, bir olayın kanıtlanmasına yarayan yazılar" olarak tanımlanmaktadır (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 04/07 /1983, 2707 /3846).
Sahtecilik suçları yönünden hukukî bir belgeden söz edebilmek için şu unsurların bulunması gereklidir:
1. Belge yazılı olmalıdır.
2. Belgedeki yazı bir olayın ya da bir hakkın kanıtı olmalıdır.
3. Yazıyı yazanın kimliğini belirten bir unsur belgede olmalıdır.
4. Belgedeki yazı hukukî bir sonuca matuf olmalıdır.
5. Belge içerik ve şekil bakımından hukuk düzeninin sonuç bağladığı bir belge olmalıdır.
6. Yazının üzerine yazıldığı nesne taşınır olmalıdır.
7. Resmî belgeler memur tarafından düzenlenmelidir.
8. Belge, niteliğine göre, taşıması zorunlu şekil ve içerikte olmalı.
9. Belgenin kandırma gücü (iğfal kabiliyeti} olmalıdır.
10. Belge zarar vermek bilinç ve iradesi ile düzenlenmeli veya değiştirilmelidir.
Tüm bu açıklamaların ışığında sahtecilik suçu, kamunun güven duyduğu bir belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi, gerçek bir belgeye ekleme yapılması, bir belgenin tümünün veya bir kısmının değiştirilmesi eylemleri olarak tanımlanabilir.