Makale

MASKELENEN MASKE

Prof. Dr. Ahmet İnam
ODTÜ/Felsefe Bölümü

MASKELENEN
MASKE

Yüzünüzün maske olup olmadığını nasıl anlarsınız? Şu anda nasıl bir maske var yüzünüzde? Yüzünüzle maskelerinizi birbirinden ayıramıyor musunuz? Nedir yüz? Maskelerin "toplamı" mı? Yoksa, maskelerden birinin adı mı? Maske ile yüz arasında ayırım yapamıyorsak, ne maskenin bir "anlam"ı var ne de yüzün. Yüz, her neyse o, bize kendini hep maskelerle gösteriyorsa? Onlardan birini ya da birkaçını yüzümüz sanıyorsak? Yüzümüz, maskey- se? Maskemiz yüzümüzse? Her yüz bir maske midir?
Yüzün, zaman içinde türlü görünüşleri maske midir?
Kabul ettiğimiz görünüşlerimize yüz diyoruz. İçinde yaşadığımız toplum, kültür, sahip olduğumuz değerler; duygularımız, düşüncelerimiz, bedenimizi, yüzümüzü belirliyor. Alışıyoruz yüzümüze, zamanla benimsiyoruz. Kuşanıyoruz onu değişik halleri ve gömüşüyle. Barışıksak kendimizle zaman zaman yakışmadığını, düşündüğümüz yüzlerimizden rahat sız oluruz. Onları kabul etmek istemeyiz. Yadsıdığımız yüzlerimizle yaşarız, sığınırak, kimi onayladığımız yüzlerimize. Toplumca onaylanan yüzlerimizi severiz. Güçlüysek hele, topluma onaylattıklarımızı da.
Yüzümüzle barışık değilsek, çetin bir yolculuktur yaşam. Maskeler dolaşır yüzümüzde yakıştırdığımız, yakıştırılan. Yüzümüz bir türlü oturmaz iç dünyamıza, ilişkilerimize, düşüncelerimize, duygularımıza, bedenimize yakışmaz bir türlü, içimize sinmeyen bir yüzle yaşarız. Zamanla alışırız belki. Belki hep bir cehennemde, yüzümüzün yerinde maskeler dolaşır.
Yüzü olmak bir bilinç işidir. Yüzün kendisini tanıması, seçmesi, oluşturması işidir. Maskelere karşı ayaklanması, yüzündeki maskeleri ayıklaması işidir.
Ne zaman kullanırız maskeleri günlük yaşamda? Ne için?
Korumak için yüzümüzü. Yüz maskesi, sıcaktan, soğuktan, kırışıklıklardan, zehirli gazlardan.
Eğlenmek için. Yüzümüzü "çeşitlendirmek", farklılaştırarak keyfini çıkarmak için başka türlü görünebilmenin.
Gizlenmek için. Yüzümüzü topluma, toplumun bir kesimine göstermek istemediğimiz için.
Aldatmak için. Maskemizi kuşanarak kendimizi başka türlü gösterme amacıyla.
Korumak, eğlenmek, gizlemek, aldatmak, maskelerin dört işlevi.
Yüz, aranırsa, bulunuyor. Oluşturuluyor. Yoksa yüz, suratımıza konduruluyor. Kabul ettiriliyor. Toplumun, kültürün, günlük yaşamın, medyanın, eğitimin eli, yüzümüzü çiziyor. Kendi yüzümün ressamı olamaz mıyım? Maskelerimi de kendim yapabil- sem. Taktığımda herkes onların maske olduğunu bilse. Eğlenmek için yanlızca. Oyun için. Eski çağların tiyatro oyunlarında takınılan maskeler gibi.
Kendi yaşamımın mimarı, şairi, ustası olabiliyorsam, yüzümün mimarı, heykeltraşı da olabilirim.
Maskeler, yüzüme giden yolda, arayışlarımda uğradığım duraklar olabilir. Kendimi ararken, denediğim "yüz örnekleredir. Arayışımın yüzleri olan maskeler, olumlu maskelerdir. Onları kuşanarak, kendime giden yolda keşfe çık- mışımdır. Ya bulamazsam yüzümü? Arayan, aynalardan korkmayan, kendini yapılandırmaya, inşâ etmeye çabalayan, kendi yüz madenlerine inebilen yüz madencilerinin maskeleri, yüzleridir bir anlamda. Yüz kâşifleri, yüzlerini arayanlar, maskelerinin salt topluma, gündelik yaşama, elâleme karşı takındıkları geçici yüzleri olduklarını bilirler. Diğer arayıcılarla birlikte yüzlerine karşı çıktıkları yolculukta, bu arayışa yer açabilmek, özgürlük sağlayabilmek için, "dışarıya" karşı maskelenirler.
Yüzünüzden farkını farkediyorsanız, durabilir maske yüzünüzde, aldatmayı, karşınızdakini sömürmeyi düşünmüyorsanız. Bir toplumsal gereklilik olarak zaman zaman. Hangi bilge tak- mamıştır ki maskesini? Belki korumak için kendini, belki gizlenmek belki de eğlenmek için. Yüzü maskelerini taşımıştır. Kendi yüzünü maskeleriyle karıştırmamıştır.
Bir anlamda, taktığımız maskeler, ele verir bizi. Gizlemez, açığa çıkarır. Yüzü olan, yüzüyle maskeleri arasında ayırıma duyarlı olan biri için, maskeleri yüzü hakkında bilgi verir: Taktığın maskeleri söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.
Maskesiz yüz olmaz. Yüzsüz maske olabilir. Yüzünü yitirmiş insanlar tarih boyunca vardi, şimdi de var. Yüz, diğer yüzlerden kendini saklamak isteyebilir. Hangi maskeyi neden dolayı taktığını biliyorsa, diğer insanları kullanma, sömürme amacı taşımıyorsa, kendi varlığının farkındaysa, o yüz, kendi arayışı içinde çırılçıplak, maskesiz sayılabilir.
Yine de yüzümüzün maske olup olmadığı kuşkusu kolay kolay ortadan kalkabilen bir kuşku değildir: İnsanın dünya gezegeninde kendini var edebilmesi sorunuyla yakından ilgili temel bir varoluşsal kuşkudur bu: Yalansız, aldan- masız bir dünyada, maskesiz çırılçıplak bir yüze ne zaman kavuşacağım? Maskelerin yüz olarak kabul edildiği bir dünyada daha ne kadar yaşayacağız? Ne zaman maskeler yerlerini olanca güzelliği, çirkinliği ile yüzlere bırakacak? Batı kültürü uzunca bir süre Kartezyen kuşkunun sonucu sayılabilecek cogito ergo sum, "düşünüyorum o halde varım" savını tartıştı. Acaba varoluşumuzun temelinde yatan, belki de içinde yaşadığımız kültürün bir ürünü olan maske kuşkusunun sonucu "maske takıyorum, o halde yüzüm var" mı olacak?