Makale

21. yüzyılın Türkiye'sinde Hurafeler

Dr. Kiyasettin Koçoğlu

21. yüzyılın Türkiye’sinde
Hurafeler

İl müftülüklerinden gelen verilerden 1380 farklı hurafenin varlığı tespit edilmiştir. Bunları şu başlıklar altında kategorize etmek mümkündür: Aile (335), uğur ve uğursuzluğa inanmak (319), cenaze (272), şifa (78), türbe-yatır (73), hıdrellez (49), baht açılması (39), namaz (36), nazar (31), dua (26), adak-kur- ban (25), hac, (23), mübarek gün-gece (1 7), misafir (12), bayram (12), sihir-büyü-fal (9), cin- peri (9), aşure (8) helâl-haram
(7), muska (6), ay ve güneş tutulması (2). (Buradaki rakamlar her başlıktaki hurafenin adedini göstermektedir.)
I. AİLE
Ülkemizde üretilen hurafeler içerisinde aile konusu, 335 hurafe çeşidiyle birinci sırada yer almaktadır. Bu ana başlık içerisinde çocuk, damat-gelin, evlilik, kadın, karı-koca, nikâh ve sünnet alt başlıkları yer almaktadır. En yaygın olanlarını şöyle özetlemek mümkündür:
Aile konusunda en yaygın hurafeler çocuklarla ilgilidir. Sünnet olan çocuğun acısının azalacağına inanılarak sünnet olma anında, annesi ve diğer hanımlar tarafından oklava çevirmek (42), yeni doğan çocuğun dindar olması için göbeği kesilerek cami avlusuna bırakmak (21), konuşamayan çocukların konuşabilmesi için cuma namazından sonra müezzin tarafından cami anahtarını çocuğun ağzına sokup çıkarmak (1 7), yürüyemeyen çocukların ayaklarına ip bağlayarak cuma namazından ilk çıkan kişiye ipi kestirmek (15), kırkı çıkmamış bir bebeğin tırnakları kesilirse o çocuğun hırsız olacağına inanmak (10), babanın çocuğuna, çocuğunda babasına selâm veremeyeceğine inanmak (9), küçük çocukların üzerinden aranıldığında boylarının kısa olacağına inanmak (8), çocuğu olmayanlara çocukları olması için deve dili veya etini yedirmek (7), çocuk doğan eve kırk gün süre ile et alınmaması gerektiğine inanmak
(6), yeni doğan çocuğun kırkı çıkmadan evden çıkarılmaması gerektiğine inanmak (6), boyu ölçülen çocuğun cüce kalacağına inanmak (6), tek çocuk sünnet edildiğinde horoz kesmek (6).
Yaygın hurafelerden biri de gelin ile ilgilidir. Yeni gelinin kucağına erkek çocuk verilince çocuğunun erkek olacağına inanmak (13), loğusa kadının herhangi bir şeyden zarar görmemesi inancıyla, bulunduğu yere süpürge, soğan, sarımsak asmak, yastığının altına iğne, bıçak gibi şeyler koymak (8), loğusa kadını ve çocuğunu kırkı çıkmadan dışarı çıkarıldığı takdirde, üzerine al ve ağırlık bineceğine inanmak (8), kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak (7), loğusa iki kadının çocukları hasta olur inancıyla birbirlerinin evlerine gitmemelerine gereğine inanmak (5), hamile kadınların saçlarını kesmemeleri gerektiğine inanmak (5), en yaygın olan- larındandır.
Bu konudaki diğer hurafeler şunlardan oluşmaktadır: Cuma günü imamla birlikte topluca iman ve nikâh tazelemek (15), gelin evden çıkarken veya kocasının evine girerken ya da gelin arabası arkasından bir cam malzeme kırmak (12), nikâh kıyılır- ken bıçak, kemer ve düğmeleri açık tutmak ve elleri kenetlememek (12), nikâh esnasında gelin ve damadın birbirlerinin ayağına basması hâlinde, önce basanın sözünün geçeceğine inanmak (9), gelinin ağzına bal çalınmasının, kapı eşiğine çivi çakılmasının, yağ sürülmesinin, gelinin kaynanasının ayakları arasından geçmesinin kaynana- gelin ilişkilerini düzelteceğine inanmak (8); gelin gelince, gelin ve damadın üzerine para, üzüm, şeker ve leblebi gibi şeyler atıp, kapıda küp kırmak (7), evlenmeyen genç kızların kısmetinin açılması için müezzine minareden para attırmak mendil veya eşarp sallatmak (7).
II. UĞUR-UĞURSUZLUK
Bir şeylerin uğur/uğursuzluğuna inanmakla ilgili hurafeler 319 çeşitle ikinci durumdadır. Bu türün içerisinde; aylar, geceler, hayvanlar, sayılar ve tırnak kesmekle ilgili hurafeler yer almaktadır.
1. Hayvanlar
Baykuş ötmesi (60), kara kedinin insanın önünden geçmesi (28), horozun vakitsiz ötmesi (16), insanların ve araçların önünden tavşanın geçmesi (16) uğursuz kabul edilmiş, karganın ötüşü ise o bölgeye gelecek bir belânın işareti olduğuna yorulmuştur (16). Tavşan uğursuz bir hayvan olarak kabul edilirken (15), tilki uğurlu kabul edilmiş (11), ancak tilkinin insanların önünden geçmesi de uğursuzluk sayılmıştır (6).
2. Günler ve geceler
İki bayram arasında nikâh ve düğün yapmak (59), duaların kabulü için mübarek gecelerde ziyaretgahlarda mum yakmak
(7), gece vakti tırnak kesmek
(48), cuma ve arefe günlerinde çamaşır yıkamak, dikiş dikmek ve temizlik yapmak (34), salı günü (23), akşam sakız çiğnemeyi ölü eti çiğnemek gibi kabul etmek (27), gece aynaya bakmak (21), salı ve çarşamba günleri yola çıkmak (14), güneşin batmasına yakın bir zamanda ve akşamdan sonra evden soğan, biber gibi acı ve ekşi şeyleri çıkarmak ya da almak (11), gece ev süpürmenin fakirlik getireceğine inanmak (11), salı günü temizlik yapmak, çamaşır yıkamak, dikiş dikmek ve nikâh kıymak (11), gece dışarıya sıcak su dökmek uğursuzluk getirecek şeyler olarak kabul edilmiştir (9).
3. Diğer uğurlu/uğursuz sayılan şeyler
Bunlar, elden ele sabun, makas, bıçak iğne ve soğan vermenin uğursuzluğuna inanmak (32), kişinin üzerinde dikiş veya düğme dikilmesi hâlinde, ağza çöp alınmasının gerektiğine, aksi takdirde aklının da dikileceğine inanmak (20), sol gözün seğirmesini kötüye yormak (18), kapı eşiğinde oturan kimsenin iftiraya uğrayacağına, borcu artacağına ve fakir olacağına inanmak (18), kadının erkeğin önünden geçmesi hâlinde erkeğin nasibinin kesileceğine inanmak (15), sağ elinin içi kaşındığında para geleceğine, sol elinin içi kaşındığında da para çıkacağına, ayak altı kaşındığında da yola çıkılacağına inanmak (15), sağ gözün seğirmesini hayra yormak (13), ezan okunurken köpeklerin ulumasını kötüye yormak (11), ceviz diken kimsenin ömrünün kısa olacağına inanmak (10), cam ve porselen gibi eşyanın aniden düşüp kırılmasını, bir belânın defedileceğine işaret saymak (9), merdiven altından geçmeyi uğursuz saymak (9), şiddetli dolu ve yağmur yağdığı zaman, yağmur ve dolunun durması için dışarıya bir demir parçası atmak
(8), sağ kulağın çınlamasının hayırlı biri tarafından anıldığına, sol kulağın çınlamasının ise hayırsız bir tarafından anıldığına inanmak (8), cuma günü ekmek pişirilmesi hâlinde meleklerin kanatlarının yanacağına inanmak (7) şeklinde özetlenebilir.
III. CENAZE
272 farklı hurafe ile cenaze konusu üçüncü sırada yer almaktadır. Cenaze konusunun alt başlıkları, cenazeyi uğurlama, cenaze elbisesi, cenaze evi, cenazenin ruhu, cenazenin suyu, kefen ve mezardan oluşmaktadır.
Bu hurafelerin en yaygın olanları şunlardır: Cenazenin yedinci, kırkıncı, elli ikinci gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okumak, okutmak (49), defin esnasında kürek yere konulmadan alınırsa, alanın öleceğine inanmak (45), cenaze olduğunda dolu olan su kapları boşaltılarak, cenaze kaldırıldıktan sonra onları tekrar doldurmak (14), ölen kişinin ruhu gelir diye cenaze evini sürekli ışıklandırmak (12), cenazeyi götürürken alkışla uğurlamak, arkasından yüksek sesle zikir yapmak- slogan atmak ve üzerine çiçek serpmek (11), cenaze için üçüncü gününde helva ve yemek yapıp dağıtmak (10), cenaze ve mezara çelenk koymak (9), kefen arasına dua, ayet, vasiyetname, iman kağıdı yazıp koymak (9), cenaze sahiplerinin bir hafta ya da bir ay süreyle saç sakal tıraşı olmamaları gerektiğine inanmak (9), ölen kimse için arefe günü kurban kesmek (8), iskat ve devir yapılmadan cenazeyi kaldırmamak (8), cenazelerde mutlaka sala vermek ve ölenin adını minare hopörloründen ilân edilmesi gerektiğine inanmak (8), mezarın üstünü beton veya mermerle kapatmak (8), ölen kimsenin içmesi için mezarın üzerine su testisi koymak (8), baykuş ötmesi hâlinde orada cenaze olacağına inanmak (8), mezarlıkta helva, para, şeker dağıtmak (7), cenaze evinde birinci gün yemek pişirip yedirmek (7), cenaze mezara konulduktan sonra veya mezar kazılırken kemik çıkması halinde içine bozuk para koymak (7), kabir üzerine türbe yapmak ve resim koymak (7), cenaze evinde pişen yemeklere "Azrail kılıcını batırmış" olduğu inancıyla orada yemek pişirmemek ve pişirilen yemeklerin dökülmesi gerektiğine inanmak (6), gökten yıldız kaydığında bir kişinin öleceğine inanmak (5), mezarı veya mezarlığı el işaretiyle göstermenin kötü sonuç getireceği, eğer gösterilmiş ise o parmağın ısırılması gerektiğine inanmak (5).
IV ŞİFA
Şifa konusunda 78 farklı hurafe tespit edilmiştir. Bunların en yaygın olanları şunlardır: Hastanın başı üzerinde tuz gezdirmek, köz söndürmek, kurşun döktürmek ve kurşunun aldığı şekle göre hüküm vermek (45), türbelerden getirilen topraktan hastalara yedirmek veya suya karıştırılarak içirmek (11), başı ağrıyan kimsenin evinden getirdiği süpürgeyle camiyi süpürmesi halinde baş ağrısının geçeceğine inanmak (5).
V. TÜRBE-YATIR
Türbe ve yatırlar 73 farklı hurafe ile önde gelenlerdendir. Dileğin kabulü için ağaçlara bez- çaput bağlamak (28), türbelere adakta bulunmak (16), türbe ziyaretlerinden şifa beklemek (9), dilek taşlarına taş yapıştırmak ve taşların yapışması hâlinde dileklerinin yerine geleceğine, yapışmaması hâlinde dileklerinin yerine gelmeyeceğine inanmak (9), türbelerde kurban veya horoz adayıp kesmek (7), türbe çevresinde bulunan mermerlere, madeni para yapıştırmaya çalışmak, yapıştığı takdirde dileğinin yerine geleceğine inanmak (7), bereket için türbelere para atmak (6), çocuğu olmayanları şeyhe ve türbeye götürmek ve muska yazdırmak (5) bu konunun en yaygın olan hurafeleridir.
VI. HIDRELLEZ
Hıdrellez günü sahile gidilerek kuma veya toprağa ev, araba veya kadın resimleri çizilerek böylece çizilen bu resimler sayesinde ileride onlara sahip olunacağına inanmak (10), hıdrellez günü kadınların iş yapmasını kötüye yorumlamak (7), hıdrellez günü yeşil ot koparmanın uğrusuzluk getireceğine, bundan dolayı tarlada çalışmanın uygun olmayacağına inanmak (6).
VII. BAHT AÇILMASI
Cuma namazından ilk çıkan kimsenin, asma kilidi anahtarla açması hâlinde, kız ve erkeklerin kısmetlerinin açılmasına vesile olacağına inanmak (10), cuma salâsı okunurken bekar kızların bahtları açılması için kilit açtırmak (10), bahtın açılması için ezan okuyana mendil veya eşarp sallatmak (5).
VIII. NAMAZ
Camiye girerken cami duvarını öpmek (5), ezan okunurken baş parmağı öpüp göze sürmek (6), açık kalan seccadenin üzerinde şeytanın namaz kılacağına inanmak (5).
IX. NAZAR
Nazar konusunda birtakım hurafeler oluşmuştur. Bunlar; nazar değmemesi için hayvan başı-boynuzu, kaplumbağa kabuğu, kara çalı dikeni, at nalı, çocuk ayakkabısı, sarımsak, üzerlik ve nazar boncuğu takmak (50), nazara karşı nazar boncuğu takmak (46), kurşun döktürmek (20), bağ ve bahçelere kuru hayvan kafası takmanın ziraatı nazardan koruyacağına inanmak (13), İğde ağacının nazara karşı koruyucu olduğuna inanmak (9), Ağaçlan ve seraları nazardan korumak için görünür bir tarafına zakkum dalı ve ya hayvan kemiği takmak (8), gök renginde gözü olanlarla göz göze gelindiğinde nazar değeceğine inanmak (5) şeklinde özetlenebilir.
X. ADAK-KURBAN
Tekke ve türbelerde kurban kesmek (63), tekke ve türbelerden şifa beklemek, medet ummak, orada yatmak, mum yakmak, helva dağıtmak, el yüz sürmek, bez bağlamak, dilekte bulunmak ve etrafında dönmek (63), araba alındığında, çocuk doğduğunda kesilen kurbanın kanını arabanın bir yerine veya çocuğun alnına sürmek (17), Kurban bayramı arefesinde ölüler için kurban kesmek (8) gibi hurafeler, adak ve kurban ile ilgili hurafeler olarak dikkati çekmektedir.
XI. MİSAFİR
Misafirin, askere gidenin veya yola çıkanın arkasından su dökmek (37) de hurafeler arasında yer almaktadır.
XII. SİHİR - BÜYÜ - FAL - MUSKA
Sevgi, nefret, hastalık ve benzeri ihtiyaçlar için falcılara, büyücülere gitmek ve yıldıznameye baktırmak (24), kahve falına bakmak (8), çalınan veya kaybolan malın bulunması için hocalara veya kâhinlerin kehanetlere başvurmak (7), kaybolan bir hayvan için kurt ağzı bağlatmak (11) gibi hurafeler bu konuyu örneklemektedir.
XIII. AY VE GÜNEŞ TUTULMASI
Ay ve güneş tutulmasında silah atmak, teneke çalmak (24), ay ve güneş tutulmasını kötüye yorumlamak (9) yaygın bir hurafedir.
Hac (23), mübarek gün ve gece (1 7), bayram (12), cin-pe- ri (9), aşure (8), helal-haram (7), dua (4) konularında kabul gören hurafelerin yaygınlıkları beş vilayetten az olduğu için değerlendirmeye alınmamıştır.