Makale

Sıla-i Rahmin Önemi

Sıla-i Rahmin Önemi
Üzeyir Öztürk

I. Plan
a) Sıla-i rahim kavramı.
b) Kur’an-ı Kerim’de sıla-i rahim.
c) Hadislerde sıla-i rahim
d) Sıla-i rahmin faydaları.
e) Sıla-i rahmi terk etmenin zararları.
II. İşleniş
Önce “sıla-i rahim” teriminin tanımı yapılır. Rahim kelimesinin Allah’ın Rahman ismiyle ilgisinden bahsedilir. Kur’an-ı Kerim’deki akrabalık ilişkilerinden bahseden ayetler üzerinde durulur. Akrabalığın dereceleri anlatıldıktan sonra akrabaların maddi ve manevi haklarına değinilir. Daha sonra sıla-i rahmin faydası, terkinin zararları ifade edilip, Hz. Peygamber’in hayatından örneklerle akrabalarla iyi ilişkiler kurmanın önemi anlatılarak günümüzdeki akrabalık ilişkileri üzerinde durulur ve akrabalık ilişkilerinin zayıflamasının sebep ve sonuçları ele alınır.
III. Özet sunum
İslam, Müslüman bireyi en yakınındakilerden başlayarak çevresindeki insanlara karşı sorumlu tutmuştur. Akrabaların yakınlığına göre bu hak ve sorumluluklar maddi ve manevi olarak farklılık göstermektedir. Bu hakları gözetmek sıla-i rahim kavramı ile ifade edilmiştir. Rahim sözcüğü asıl olarak kadının rahmi manasında olup, istiare ile akrabalık için kullanılmıştır. Rahim ile kastedilen; kadın ve erkeğin ana ve baba tarafından akrabalarıdır. Sıla-i rahim; akrabalara iyilik etmek, imkân ölçüsünde sıkıntılarına kol-kanat germek, ihtiyacı olanlara tasadduk etmek, hasta olanları ziyaret etmek, davetlerine icabet etmek, sevinç ve üzüntülerini paylaşmak ve akrabalar arası ilişkileri güçlendirecek her türlü çabayı göstermek olarak tanımlanabilir. Bir kutsi hadiste Allah’ın Rahman ismi ile akrabalık ilişkileri anlamındaki rahim sözcüğünün birlikte zikredilmesi sıla-i rahmin önemini ortaya koymaktadır.
Kişinin durumuna göre hükmü değişmekle beraber, sılayırahmin normal şartlarda vacip olduğu aile bağlarını koparmak anlamındaki kat’i rahimin ise büyük günahlardan olduğu ifade edilmiştir. Bu şekilde akrabaları ile ilişkiyi sürdüren kişiyi insanların sevgisi, Allah’ın rızası ve mükâfatı beklemektedir. Hz. Peygamber (s.a.s.) sıla-i rahim yapanı rızkının bereketleneceği ve ömrünün uzayacağı ile müjdelemektedir.
Hz. Peygamber de söz ve davranışlarında sıla-i rahim üzerinde çokça durmuş, sılayırahmi imanla ilişkilendirmiştir. Bir hadiste; Allah’a ve ahiret gününe inananların; misafire ikram etmesi, sıla-i rahim yapması ve güzel söz söylemesi istenmiş ve bu davranışlarla iman arasında ilişki kurularak, insanlar arasında yardımlaşmanın gerçekleşmesine ve sapasağlam bir toplum ve aile yapısına vesile olacak unsurlara dikkat çekilmiştir. Ayrıca akraba ile ilişkileri devam ettirmenin sadece ilişki kuranla, bu ilişkiyi sürdürmek değil; gelmeyene gitmek, vermeyene vermek, hatta kötülük yapana bile iyilik yapmak suretiyle hasıl olacağı ifade edilmiştir.
Başka bir hadiste de sılayırahmin dünyadaki boyutunun yanında uhrevi faydalarından söz edilmektedir: “Ey insanlar! Selamı yayın, yemek yedirin, sıla-i rahim yapın (akraba ilişkilerini gözetin) insanlar uyurken siz namaz kılın ki selametle cennete girebilesiniz.” buyrularak sılayırahmin cennete girmeye bir sebep olduğu ifade edilmektedir.
Sıla-i rahim kavramının karşısında kat’ı rahim bulunmaktadır. Kat’ı rahim, sıla-i rahmi, ihsanı ve akrabaya iyilik etmeyi terk etmek demektir. Hadislerde sıla-i rahim üzerinde önemle durulup büyük mükâfatlar vaat edildiği gibi, kat’ı rahimden sakındırılmış ve büyük günahlardan olduğu bildirilmiştir. Kur’an’da akraba ile ilişkiyi kesene lanet edilmiştir. (Bakara, 2/26-27; Muhammed, 47/22-23.) Aile bağlarını koparan, düşkün yakınlara yardım elini uzatmayan, onlara sırt çevirenlerle ilgili birtakım cezaların terettüp edeceği üzerinde durulmuş hatta kat’ı rahmin insanlar arasındaki bağların kopmasına insanlar arasında kin ve düşmanlığın yayılmasına, akrabalar arasındaki bağların çözülmesine neden olacağı ifade edilmiştir. (Muhammed, 47/22-23.)
IV. Konuyla ilgili bazı ayetler
“Onlar, Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah’ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşerî ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” (Bakara, 2/27.)
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir. (Nisa, 4/1.)
“Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” (Nisa, 4/36.)
“Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lanet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.” (Ra’d, 13/25.)
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 16/90.)
“İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah’ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Nur, 24/ 22.)
“Nebi, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O’nun hanımları da onların analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnadır. Bu, kitapta yazılıdır.” (Ahzab, 33/6. Ayrıca bkz. Nisa, 4/8; Enfal, 8/75; Rum, 30/38; Şura, 42/23.)
V. Konuyla ilgili bazı hadisler
“Rahim, arşa asılıdır ve (hâl diliyle) şöyle der: Benimle ilişkisini sürdürenle Allah da ilişkisini sürdürsün; benimle ilişkiyi kesenden Allah da ilişkisini kessin.” (Müslim, Birr, 17.)
“Akrabalık bağı Rahman’ın verdiği, (cennete uzanan) bir koldur. Allah Teala şöyle buyurur: “Kim seni gözetirse ben de onu gözetirim, kim de seninle ilişkisini keserse ben de onunla ilişkimi keserim.” (Buhari, Edeb, 13.)
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır söylesin ya sussun.” (Buhari, Edeb, 85; Müslim, İman, 74, 75.)
“Bir adam: Ya Rasulallah! Benim akrabam var. Ben kendilerini ziyaret ediyorum, onlar bana gelip gitmiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara anlayışlı davranıyorum, onlarsa bana kaba davranıyorlar, dedi.
Bunun üzerine Hz. Peygamber: “Eğer dediğin gibi isen, (görünüşe göre) onlar senin iyi davranışların altında eziliyorlar. Sen böyle davrandıkça, Allah’ın yardımı seninledir.” (Müslim, Birr, 22.) buyurdu.
“Rızkının çoğalmasını, ömrünün uzamasını isteyen kimse, akrabasını kollayıp gözetsin.” (Buhari, Edeb, 12, Büyu, 13; Müslim, Birr, 20, 21.)
“Yoksula verilen sadaka bir sadaka, akrabaya verilen sadaka ise iki sadaka yerine geçer: Biri sadaka sevabı, öteki de akrabayı koruyup gözetme sevabıdır.” (Tirmizi, Zekât, 26.)
“Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin geciktirilmesini isterse sıla-i rahim yapsın.” (Ebu Davud, Zekât, 45.)
"Akrabalık ilişkilerinizi sürdürebilmeniz için neseplerinizi (sülalenizi) tanıyın. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır." (Tirmizi, Birr, 49.)
(Sebepsiz) akraba ziyaretini kesen (ve bunu helal sayan) kimse cennete giremez, buyurduğunu işittim, dediği rivayet olunmuştur. (Tirmizi, Birr, 10; Ebu Davud, Zekât, 45.)
“Akrabadan gelen iyiliğe misliyle karşılık veren kimse tam manasıyla akrabasına sıla etmiş değildir. Gerçek sıla, kendisiyle ilgiyi kesenleri görüp gözetmektir.” (Buhari, Edeb, 15.)
VI. Konuyla ilgili bazı hikmetli sözler
Akrabalar arasındaki düşmanlık ormana düşen ateşten farksızdır. (Hz. Ebu Bekir)
Komşusu, akrabası ve arkadaşı tarafından iyi denen kimse gerçekten iyidir. (Hz. Ömer)
VII. Verilebilecek mesajlar
- Sıla-i rahim dinî bir görevdir.
- Sıla-i rahim hem dünyevi hem de uhrevi öneme sahiptir.
- Asıl akrabalığı gözetmek, sönen ilişkileri yeniden canlandırmakla olur.
- Aile büyükleri sıla-i rahim konusunda örnek olmalıdır.
VIII. Yararlanılabilecek diğer bazı kaynaklar
• Nevevî, Riyazü’s-Salihin, Ter. Hasan Hüsnü Erdem ve Kıvamuddin Burslan, DİB Yayınları, Ankara 1972.
• Türkçe Tercüme ve Şerhi: Riyazü’s-Salihîn Peygamber Efendimizden Hayat Ölçüleri, Hazırlayanlar. Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Prof. Dr. İsmail L. Çakan, Doç. Dr. Raşit Küçük, Erkam Yayınları, İstanbul 1997.
• Dr. Yaşar Yiğit, “Unutulmaya Yüz Tutan Değerlerimizden Sıla-i Rahim” Diyanet Aylık Dergi, sy. 165, Eylül 2004.
• Vecdi Akyüz, “Akraba” md., DİA, II, 285-287.
• Mustafa Çağrıcı, “Sıla-i Rahim” md. DİA, XXXVII, 112-113.