Makale

Herkesin hastalığı BAŞ AĞRILARI

Herkesin hastalığı
BAŞ AĞRILARI

Dr. Havva Sula

Sürekli ağrılı bir yaşam, kişinin sağlığının yanı sıra özel ve sosyal hayatını da olumsuz etkiler. Önceleri hoş görülen ağrılar zamanla evde, iş yerinde ve sosyal yaşamda problemlere neden olabilir. İş verimliliği düşer, kişi zamanla daha az aranan biri olduğunu farkeder.

Ağrı, insanoğlunun varoluşundan bu yana yakındığı en önemli problemlerinden biridir. Organizmanın bütünlüğünün bozulduğu veya tehlikeye girdiği zaman ortaya çıkan görkemli bir uyarandır; bilgilendiricidir. Ağrılar içinde bir sıralama yapılırsa baş ağrısı birinci sırayı alır. Hayatı boyunca başı ağrımamış insan yok gibidir.
Sürekli ağrılı bir yaşam, kişinin sağlığının yanı sıra özel ve sosyal hayatını da olumsuz etkiler. Önceleri hoş görülen ağrılar zamanla evde, iş yerinde ve sosyal yaşamda problemlere neden olabilir. İş verimliliği düşer, kişi zamanla daha az aranan biri olduğunu farkeder.
Hastanelerin acil servislerine başvuran hastalar arasında, baş ağrısı şikayeti olanlar oldukça fazla yer tutmaktadır. Bu kişilerin hastaneye gitmelerine neden çoğu kez ağrı değil bu ağrıya sebep olabilecek beyin tümörü, beyin kanaması gibi öldürücü bir hastalık korkusudur. Ancak baş ağrısı nadiren ciddi bir hastalığın özellikle beyin tümörünün haberci belirtisi olarak da ortaya çıkar. Öte yandan bu hastalar hastaneye yürüyerek geldiklerinden ve önemli muayene bulgularına rastlanmadığından, bazen yaşamı tehdit eden olaylar da atlanabilmektedir.
Baş ağrıları primer (birincil) ve sekonder (ikincil) baş ağrıları olarak ikiye ayrılarak değerlendirilir.
Primer baş ağrıları
Bilinen ve gösterilebilir herhangi bir yapısal hastalıkla ilişkili olmayan, hayatı tehdit etmemekle beraber yaşam kalitesini ciddi şekilde bozan ve iş güç kaybına sebep olan süreğen başağrılarıdır.
Migren: Tek taraflı, zonklayıcı özellikte, 472 saat süren orta veya ağır şiddetteki ağrılardır. Bazen ağrıya bulantı-kusma, ışık ve sesten rahatsız olma eklenebilir. Bazı migren hastaları ağrı öncesinde açlık/iştahsızlık hissedebilirler, görme kaybı olabilir, konuşmalarında takılma, dikkat azalması olabilir.
Gerilim baş ağrısı: Başın tümünü tutan hafif veya orta şiddetteki ağrılardır. Çoğunlukla boyun ense kaslarının kasılmasıyla seyreder. Hasta tarafından ağırlık, yanma, sıkışma, basınç şeklinde tarif edilir. Bulantı ve kusma yapmaz, hareketle artmaz, çoğunlukla kişinin akti- vitelerini engellemez. 5-10 dakika kadar kısa olduğu gibi günlerce de sürebilir.
Küme (cluster) baş ağrısı: Erkeklerde daha sık görülür. Genellikle yılın aynı zamanlarında gelir ve birkaç hafta/ay ataklar şeklinde sürer. Bir taraf göz, alın ve şakakta ani başlayıp ani sona eren şiddetli baş ağrısıdır. Baş ağrısına gözde kanlanma, gözyaşı akması, burun akması, alın ve yüzde terleme, göz kapağı şişmesi, göz kapağı düşmesi ve o taraf göz bebeğinde küçülme gibi sinir sistemi belirtileri eşlik eder. Nadir görülür. .
Kronik günlük baş ağrısı: Yıllardan beri her gün gelen, sabahtan akşama kadar devam eden, zaman zaman hastayı yatıracak kadar şiddetlenen sürekli baş ağrılarıdır. Hastaların bir kısmında başlangıçta migren ya da gerilim tipi baş ağrısı vardır. Bu tip baş ağrısı olan hastaların çoğu, sürekli ağrı kesici ilâç alır. Ağrı ilâçları baş ağrısını geçirmediği halde, hasta ağrı ilâcı almaya devam eder, çünkü ağrı ilâcı almadığı zaman baş ağrıları şiddetlenir. Ağrıların nedeni sürekli ağrı kesici kullanmak olduğundan tedavileri farklı özellikler taşır.
Sekonder baş ağrıları
Beyinde veya vücutta gelişen, laboratuvar ve muayene yöntemleriyle teşhis edilebilen bir sebebin ya da sistemik bir hastalığın işareti olan ağrılardır. Bütün baş ağrılarının sadece % 10’u oranında görülmelerine rağmen, değerlendirmede ve tanıda gecikmeler ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.
Ani başlangıçtı şiddetli baş ağrılarının sebepleri arasında beyin kanaması, hipertansiyon, menenjitler, akut sinüzit, diş abseleri, göz tansiyonu ve ateşli hastalıklar sayılabilir.
Beyin tümörlerine bağlı ağrılar genellikle daha sinsi başlar ve çoğu zaman teşhis atlanabilir.
Tanı ve tedavi
10 yaşından küçük ve 50 yaşından büyüklerde başlayan ağrılarda kişi yakından takip edilmeli, baş ağrısına neden olabilecek olan hastalıklar dikkatle araştırılmalıdır. Efor sonrası ani başlayan, hızla şiddetlenen baş ağrıları beyin kanamasını düşündürmeli ve hızlı hareket edilmelidir.
Ağrının başlayış şekli, yerleşme yeri, süresi, şiddeti ve eşlik eden diğer durumlar, primer baş ağrılarının ayırdedilmesinde faydalı olur.
Kişinin mesleği, çalışma şartları, iş çevresi ve ilişkileri, aile ilişkileri, ekonomik sorunları etkili olabilir. Bu sorunlarla mücadelede ve beklentilerdeki olumlu veya olumsuz gelişmeler dikkate alınmalıdır.
Primer baş ağrılarında ağrıyı ortaya çıkaran sebeplerin, kişi tarafından tanınıp kontrol edilmesi, yaşam şeklinin ve dış olaylara verilen tepki biçiminin değiştirilmesi ve ağrıların gelmesini önleyici (ağrı ilâcı olmayan) ilâçların uygun şekilde kullanılması ile, bazen tama yakın bazen büyük oranda düzelme sağlanır.
Kişinin durumuna, kişilik özelliklerine ve entelektüel düzeyine göre hipnoz, gevşeme teknikleri, akupunktur, bitkisel kaynaklı ilâçlar gibi tamamlayıcı tıp yöntemleri, özellikle primer baş ağrılarında yarar sağlayabilir.
Rastgele uygun olmayan dozda ve sürekli ağrı kesici ilâçların kullanılması da baş ağrılarına sebep olacağından, baş ağrısı deyip boş vermeden ilgili hekime gidilmeli ve önerilere uyulmalıdır. Bazen anksiyete ve depresyon gibi altta yatan psikiyatrik hastalıkların da tedavi edilmesi baş ağrılarını ortadan kaldırabilir.
Sekonder baş ağrılarında tedavi sebebe bağlıdır. Eğer önemli bir hastalık bulunmuşsa, bunun tıbbi ya da cerrahi olarak tedavisi gereklidir.