Makale

Vatan Üç Sıvı ile Beslenir MÜREKKEP, TER VE KAN

KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT

Vatan Üç Sıvı ile Beslenir MÜREKKEP, TER VE KAN

Yrd. Doç. Dr. Dursun Ali TÖKEL
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi

DİLİMİZE sakız gibi yapışmış sık sık kullandığımız kelimelerden biridir vatanperver. Peki, “vatanperver ne demektir?” diye herhangi birine sorsanız alacağınız ilk cevap “vatansever” olacaktır. Doğrusu bu mudur? Aslında tam olarak bu değil!
Farsça bir fiil olan perverden’in sıfat hâli olan “-perver” sonuna geldiği kelimeye “besleyen, yaşatıp büyüten” anlamı veriyor. Türkçemizde en etkin kullanıldığı yerlerden biri de misafirperver kelimesi. O hâlde bu ek peşine eklendiği kelimeye ne anlam veriyor? “Doyurup besleyen, yedirip içiren.”
Demek ki atalarımıza göre misafir sevmenin ölçüsü misafiri yedirip içirmek, onu koruyup kollamak, ihtiyaçlarını gidermektir. Yani kuru kuruya sevgi olmaz.
Vatanperver ne demek?
O zaman vatanperverin anlamı ne oluyor? Buna göre vatanperver vatanını besleyen demektir. Vatan bizim gibidir; acıkır, susar, güçsüz duruma, savunmasız hâle düşer. O vatanda yaşayanların görevi vatanlarını beslemek, koruyup kollamaktır.
Vatan nasıl beslenir? Bu sorunun en güzel cevabını kanaatimce Mehmet Akif vermiştir. Akif’e göre vatan üç sıvı ile beslenir: 1. Mürekkep, 2. Ter, 3. Kan.
Akif, millet evlatlarının mürekkeple yani ilimle vatanı beslemesi gerektiğini söyler. İlimsiz vatan zayıflayacaktır. Fabrikalar, teknolojiler, savunmalar, mektepler, laboratuvarlar... Tümüyle mürekkep akıtan insanlara ihtiyaç duyar.
Vatan, ter döken insanlara muhtaçtır. Tarlada, fabrikada, madende, ocakta, savunmada, laboratuvarda dökülecek terler, yani çalışma olmaksızın vatan aç kalacaktır.
Üçüncüsü kandır. Vatan, gerektiğinde milletin kanına muhtaçtır. Vatan savunması için dökülen kanlar vatanın en temel ihtiyaçlarındandır. Cephelerinde, sınırlarında, bütün sathında kanını vatanı için dökmekten imtina eden insanların bulunduğu yerler vatan değil yolgeçen hanı olurlar ve her daim düşmanın zillet çizmeleri altında ezilip giderler.
Bir vatanın bu sıvılardan sadece birine değil her daim, yedi yirmi dört, bu üç sıvıyı da döken insanlarına ihtiyacı vardır. Bu sıvılar o kadar önemlidir ki, birinin zaafı bile vatanın açlığına, halsiz düşmesine sebep olur.
Şimdi herkes kendini kontrol etmeli, acaba ben vatanım için bu sıvılardan hangisini döküyorum?
Akif’in vatan sevgisi: Vatandan beslenen değil, vatanını besleyen
Sevmek, sevdiğinizin her şeyin -balı, zehri- size tatlı gelmesi demektir. “Vatanı sevmek ne demektir?” diye bir soru sorulsa verilecek en iyi örneklerden biri de İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif olacaktır. Yıllarca onun yanında olan ve onunla ilgili en değerli eserlerden birine imza atan Mithat Cemal anlatıyor:
“Akif’teki vatan sevgisinin çok değişik tezahürleri vardı. Kebapçı Kâmil adında bir kebapçı vardı. Tertemiz yüzlü bir adamdı. Yüzü insana ‘bu adamın yemekleri tertemizdir’ dedirtiyordu. Akif buraya gelirdi ama nasıl gelirdi. O kibir nedir bilmez adam buraya ‘gururundan yekpare bir göğüs kesilerek’... Peki, bu gurur ve kibir hâlinin sebebi neydi: ‘Burası bir Türk’ün idare ettiği o müesseseydi ki yemekleri hilesizdi; sahibi doğruluğu ile ekmeğini kazanan adamdı. Akif’in kebapçıya muhabbeti vatan sevgisiyle karışarak ince bir şey oluyordu, Akif böyleydi: Tekirdağ kadar memleketin karpuz kabukları da onun gözünde vatandı.” (Mithat Cemal, Ölümünün 50. Yılında Mehmet Akif , İş Bankası Yay., İstanbul 1986, s. 89.)
Gurbette iken vatan hasreti çeken bir kişi ne yapar? Akif’in çok farklı bir vatan sevgisi vardı:
“Mesela Mısır’da iken vatanını arıyor, evine kapanan ve vatan hasreti çeken adam bu vatan arayışlarında sadece şekerci Hacı Bekir’e uğruyor. Dükkânda biraz konuşuyor, sonunda burada adamla karşı karşıya saatlerce susuyorlar. Burası onun için şekerci dükkânı değildir, ‘burası onun on sekiz milyon Türk’le görüştüğü yerdir. Bu Hacı Bekir kutuları, bu güzel Türkçe, bu dükkân vatandır.’ (Mithat Cemal, Ölümünün 50. Yılında Mehmet Akif , İş Bankası Yay., İstanbul 1986, s. 131.)
Evet, yeri geldiğinde, karpuz da, bir lokantanın temiz olması da, bir şekerleme de vatan sevgisinin en önemli tezahürlerinden biridir.
Demek ki Mehmet Akif’e göre hakiki vatansever işini tam hakkıyla yapan, milletinin yücelmesi için gece gündüz çalışıp didinen, ona laf gelmesine asla müsaade etmeyen kişidir. Yani vatandan beslenen değil, vatanını besleyendir.
Goethe’ye göre vatan sevgisi
Goethe, zaman zaman vatanını sevmiyor gibi görünmekle eleştirilmiş olmalı ki bu fikre şiddetle itiraz ediyor. Goethe’nin vatanı sevmek hususundaki kanaati Mehmet Akif’le aynıdır. Ona göre de hakiki vatansever İşini tam hakkıyla yapan kişidir.
Goethe diyor ki: “Yurdunu sevmek ne demek, yurtsever olarak etkin olmak ne demek? Eğer bir yazar hayatı boyunca önyargılarla mücadele etmek ve dar görüşleri bertaraf etmek, halkının tinsel yapısını açıklamak, zevkini, duygu ve düşünce tarzını geliştirmek için uğraşmışsa, başka ne yapması gerekir. Yurtsever olarak başka nasıl etkin olabilir? Bir yazardan böyle yakışıksız ve uygunsuz taleplerde bulunmak, bir alay kumandanından şunu istemeye benziyor: Gerçek yurtsever olması için politik yeniliklere katılsın ve asıl mesleğini bu nedenle ihmal etsin. Bir alay kumandanının yurdu onun alayıdır, kendisini ilgilendirenler dışında politik konularla hiç meşgul olmadığı takdirde mükemmel bir yurtsever olabilir, anayurdu bir gün tehlike karşısında bulursa, taburları başarılarını kanıtlasın diye ona düşen şey, tüm bilincini ve tüm ilgisini emrine verilmiş olan taburlara yöneltmek, onları adamakıllı bir şekilde talim terbiyeden geçirip, iyi bir disiplin ve düzen içinde tutmaktır.
Ben baştan savma iş yapmaktan, günahtan korktuğum kadar korkarım, özellikle de binlerce, milyonlarca insana felaket getiren devlet işlerindeki baştan savma işlerden.” (Johann Peter Eckermann, Yaşamının Son Yıllarında Goethe ile Konuşmalar, T. İş Bankası Yay., İstanbul 2007.)
Siz Mehmet Akif gibi işinizin hakkını vermek için o mukaddes üç sıvı ile vatanınızı besliyorsanız o zaman vatanseversiniz demektir. Goethe’nin dediği gibi hakiki vatansever milletine ondan bekleneni en iyi şekilde verme gayreti içinde olan kişidir. Vatan sevgisi Orhan Veli’nin şu dizeleri hesaba katıldığında ikinci dizede konumlanan kişinin hâlidir:
“Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.”
Tevfik Fikret’in şu mısraları da Mehmet Akif’in düşüncesini kuvvetle dile getirmiyor mu?
Vatan senden hayat umar,
Sen yaşarsan o canlanır;
Vatan için ölmek de var,
Fakat borcun yaşamaktır...
Vatan sevgisi onun için ölenler kadar onun için yaşayanlara da ihtiyaç duyar. Şu son kalkışmada onun için ölenler, aslında onun için yaşadıklarını da ne güzel gösterdiler. Milletimiz şu hadiselerde vatan sevgisini bir retorik olmaktan çıkarıp bir hakikate dönüştürerek dünyaya çok güzel ilan etmiştir.
Tevfik Fikret “vatan demek ninen demek” diyor, vatan ninemiz, dedemiz, anamız, atamızdır. O yoksa biz de yoğuzdur. Ve herkes onun hangi sıvı ile besleyeceğine dikkat etsin.