Makale

Yerelden Evrensele DİYANET

Başyazı


YERELDEN EVRENSELE DİYANET
Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU

Din, bireysel ve sosyal ahlâk alanında getirdiği öğretiler, öğütlediği ve hayata geçirilmesini istediği temel ahlâkî ve insanî erdemler açısından evrensel olmakla beraber yaşadığımız dinî hayat, aynı zamanda yerel şartlarla da sıkı bir bağ içinde olmuştur. Dikkatle bakıldığında, aynı kaynaktan beslenen İslâm dünyası bugüne kadar dinî tecrübenin yenilenmesinin ve dinin kültür ve toplumsal kimlikle buluşmasının kayda değer pek çok örneğini sunmaktadır. Aslında dinî gelenek, bir dönüşümler silsilesinin eseridir. Bu silsilede din ile kültür karşılıklı olarak birbirini etkilemiş, İslâm dini, tarih boyunca dünyanın farklı havzalarında, farklı şekillerde yorumlanarak yaşanmıştır. Ne var ki, İslâm’ın günümüze kadar korunarak gelen ana kaynaklarının çizdiği din çerçevesi ve sunduğu dinî bilgi çok belirgin olduğundan, Müslüman toplumların tarihsel süreçte ulaştığı farklı yorumlar ve yaşayış biçimleri, hep İslâm içi zenginlikler olarak kalmış, bu yorum ve yaşayış biçimlerine tarihin ve yerel kültürün etkisi sınırlı olmuştur. Dinin ana çizgisinin belirginliğinde kuşkusuz Müslümanlar arasında dinî metinlere bağlılık ve dinin ana kaynaklarından bilgi üretme metodolojisinde gösterilen hassasiyetin büyük payı vardır.

“Farklılıklarla birlikte yaşama” geleneğini de içinde barındıran köklü bir kültürel mirasa sahip ülkemizde, öncelikli görevi dinin rahmet dolu kuşatıcı mesajı ile toplumu aydınlatmak olan Diyanet İşleri Başkanlığı, bu misyonunu, dinin ana kaynaklarını, tarihsel tecrübeyi, içinde yaşanılan asrın idrakini ön plâna çıkararak, bunları eleştirel ve rasyonel bir bakış ile ele almak ve insanlığın ortak değerleri ile buluşturmak suretiyle gerçekleştirmeye çalışır.

Hızlı bir küreselleşme ve değişim süreci yaşayan günümüz dünyasında Diyanet İşleri Başkanlığının topluma taşımaya çalıştığı değerler ve üstlendiği hizmetler, geçmişe göre hem yerel hem evrensel düzeyde daha büyük bir önem kazanmıştır. Özgürce üretilen sıhhatli dinî bilgiyi esas almasıyla bağımsız; vatandaşlarımızın dinî konulardaki taleplerini, ihtiyaçlarını ve dinî tecrübelerini dikkate alarak bunlara yönelik din hizmeti sunmasıyla da sivilliği ön plâna çıkan ve din hizmeti organizasyonunu kanun ve mevzuatlar çerçevesinde yürütmesi ve genel idare içerisinde yer almasıyla da bir kamu kuruluşu olan Diyanet İşleri Başkanlığı, bugüne kadar ülkemizde hem din hizmetlerinin toplumsal huzur ve istikrar çizgisinde doğru bilgiye dayalı olarak yürütülmesi ve toplumun dinî yönden gerektiği şekilde aydınlatılması, Kur’an ve yaygın din eğitimi, hem de din-siyaset, din-devlet ilişkilerinin ve din konusunda her bir yönden gelen talep ve beklentilerin dengede tutulması, toplumsal dayanışma ve bütünleşmenin güçlenmesi yönüyle çok önemli bir işlevi yerine getirmiştir.


Kuruluşunun 84. yılında Diyanet İşleri Başkanlığını bugünlere taşıyan ve topluma din hizmetlerinde bir fetret devri yaşatmayan bütün mensuplarımıza minnet ve şükranlarımızı sunarken vefat edenlere Cenab-ı Mevlâ’dan rahmet ve mağfiret; hayatta olanlara da sağlık, afiyet ve başarılar temenni ederim.