Makale

editörden

editörden
İletişim çağı olarak nitelenen asrımızda sosyal medyanın sağladığı imkânlar hayal edemeyeceğimiz ölçüde genişlemiştir. Coğrafi, kültürel ve toplumsal sınırları ortadan kaldıran bu gelişme, günlük hayatımızda getirdiği kolaylıklar yanında, bilgi-kültür alışverişinin artması, hızlı ve etkili paylaşım imkânları açısından da yeni fırsatlar sunmuştur. Dünyayı küçülten, kıtalar arasındaki mesafeleri ortadan kaldıran ve kültürler arası etkileşimi hızlandıran bu gelişme, muhtemel olumsuzluklara karşı da öz değerlerimizi koruma ve kimliğimize sahip çıkma bağlamında bir duyarlılık ve gayreti beraberinde getirmektedir.
Dergimizin bu sayısında ele alacağımız popüler kültür, özellikle gençlerin yaşam dünyalarını şekillendirmede oldukça etkilidir. Aşırı tüketimi özendiren, gençleri anlık heyecanların ve isteklerin tutsağı hâline getiren ve kendine ait yaşam biçimini pek çok vesile ile empoze eden bu kültür, mutluluğu ve değeri tüketimde arayan kitlelerin hayat tarzları ve tercihleri üzerinde önemli derecede etkili olmaktadır.
Gençliğimiz geleceğimizdir. Değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmak, millet olarak öz değerlerimizle var olmak ve yaşayabilmek için gençlerimize dinî, ahlaki ve kültürel mirasımızı aktarmak ve zararlı olabilecek her türlü olumsuzluğa karşı onları eğitmek ve sahip çıkmak görevimizdir. Aksi hâlde değerleri erozyona uğramış, tek düze yaşayan, kimliği örselenmiş, gayesiz kitlelerin artmasına zemin hazırlanmış olabilir.
Bu sayıda "popüler kültür"ü gençler üzerindeki etkileriyle birlikte gözler önüne sermek, muhtemel olumsuzluklara dikkat çekmek ve göz bebeğimiz mesabesindeki gençlerimizde bu yönde bir duyarlılık oluşturabilmek amacıyla gündem başlığımızı “Gençlik, Popüler Kültür ve Kutsal Algısı” olarak belirledik.
Prof. Dr. Soner Gündüzöz, popüler kültürün ağında kimliğini ve kişiliği arayan gençliğe işaret ederek, gençliğin bu çıkmazdan nasıl kurtulabileceğine dair düşüncelerini bizimle paylaştı.
Doç. Dr. Ahmet Albayrak, popüler kültüre karşı nasıl direnebileceğimize ilişkin bizlere ipuçları verdi.
Yrd. Doç. Dr. İbrahim Yenen, gençlerle sağlıklı bir iletişim kurma ve rehberlik konularında yapılması gerekenlere değindi.
Prof. Dr. Zeki Aslantürk, “Kutsal’ın Dönüşü” başlıklı yazısında kutsalın tarifinden yola çıkarak din-kutsal ilişkisini ele aldı ve kutsalla ilgili yapılan bir anket üzerinden, gençlerin kutsalla ilişkisini irdeledi.
Doç. Dr. Osman Eyüboğlu, “Bireyselleşme ve Kutsal’dan Uzaklaşma” adlı yazısında ben merkezli bir hayat algısının gençleri nasıl toplumdan soyutlayacağını ve manevi değerlerden uzaklaştıracağını gözler önüne serdi.
Adem Güneş ise, peygamberimiz ve ashabının örnekliği üzerinden, gençlere dinî değerlerin nasıl aktarılması gerektiği üzerinde durdu. Sizleri yeni ufuklara götüreceğine inandığım gündem konularıyla birlikte, her birini özenle hazırladığımız köşe yazılarını da istifadenize sunuyor, kıymetli kalemlerimizle sizleri baş başa bırakıyorum.