Makale

Editörden...

Editörden...

Dünyanın barışa ve huzura olan ihtiyacı, birlikte yaşama kültürünün önemini her geçen gün daha da artırmaktadır. Birlikte yaşama kültürü, İslam medeniyetinin bir gereğidir. Batı, daha kendi içinde hümanizmi ararken, İslam medeniyeti; çok dinli, çok ırklı, çok lisanlı ve çok kültürlü bir birlikte yaşama tecrübesini Medine şehir devletinden Endülüs medeniyetine kadar geniş bir havzada inşa etmişti.
Esasında hümanizm, Orta Çağ’daki skolastik anlayışa bir tepki olarak aydınlar arasında gelişmiş bir harekettir. Kilise, hümanizme sahip çıkıp Yunan felsefesiyle İncil’in mesajını birleştirerek sevgi kavramını aktüel hâle getirmeye çalışmıştır. Batı’da dinî tecrübenin geçirmiş olduğu merhale, hümanizmin tarihiyle yakından ilgilidir.
Batılı insanın, tarih içinde yerine göre dindar, yerine göre hümanist olması yaşadıkları hayatla ve geliştirdikleri dünya görüşleriyle açıklanabilir. Dünyayı dikkate almayan bir dinî hayatın karşısında, dünyayı ön plâna alan felsefelerin hayat bulması, sosyal bünyenin kendini dengelemesi açısından kaçınılmazdır. İslâm ise, dünya saltanatı için ahireti, ahiret için de dünyayı göz ardı etmeyen bir denge dini olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde insanlık, Kur’an’ın ve sevgili peygamberimizin aydınlık ışığına her zamankinden daha çok muhtaçtır. Bize düşen görev, bu ışığı ötelere, daha uzaklara götürmek için olanca gücümüzle çalışmaktır. İşte bu düşüncelerden hareketle Mayıs gündemini "Birlikte Yaşama Kültürü" ne ayırdık.
Bu bağlamda Prof. Dr. Mehmet Şeker, İslâm tarihinde birlikte yaşama tecrübesini genel boyutlarıyla ele almakta; Başkan Yardımcımız Doç. Dr. Mehmet Görmez, çoğulcu bir toplumda farklı din mensupları arasındaki ilişkilere dair İslâm’ın yaklaşımını ortaya koymaktadır. Dr. İsa Kaya- alp, sosyal çevrede barış içinde yaşama kültürünü; Dr. Muhlis Akar, birlikte yaşama sanatı olarak hoşgörüyü; Sadık Yalsızuçanlar ise, din-insan-özgürlük ilişkisini irdelemektedir.
Bu sayımızda ayrıca Dr. Yaşar Yiğit’in hayâ üzerine bir makalesini, Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla Doç. Dr. İsmail Karagöz’ün "Kim Görme Engelli" başlıklı yazısını, medya ve aile değerleri üzerine Ömer Lütfi Mete iie yapılan bir söyleşiyi ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.
Güzel bir Haziran sayısında buluşmak üzere...
Yüksel Salman