Makale

Secdede Huzur, Seccadede Zarafet

Gülay Sormageç

Secdede huzur,
Seccadede zarafet

Seccadelerimiz işlemeciliğimizin, dokumacılığımızın renk renk, desen desen bütün ihtişamıyla yaşatıldığı estetik anlayışımızın resmedilişi...
Seccade... seccadelerimiz gerek işleme, gerekse dokuma olarak değişik çiçek ve motiflerin göz kamaştırıcı güzelliği değil sadece. Sabrın, zerafe- tin, estetiğin gönüllerden eşyaya aktarılışı, gönül ateşinde açan çiçekleridir.
Her biri halısıyla, kilimiyle, kumaşıyla, seçkinliğin, gönül zenginliğinin ve aynı zamanda Türk Milletinin zevk ve kültür mirasının nişanesi...
Çeyiz demişiz bu güzelliklerimize. Analardan, ninelerden aktarılagelmiş, bir bağ olmuş geçmişimizden günümüze.
Sözün yetersiz kaldığı, hâl dilinin estetiğe bü- rünüşüdür seccadelerimiz, bohçalarımız...
Hep hayran kalmışızdır o küçücük iğnenin maharetli ellerde nasıl dile geldiğine...
Alman yazar Cari Hopf bir yazısında Türk işlemecilerinin ve işlemelerinin seyrinde edindiği intihayı ne güzel ifade ediyor!
"Dışarıda gördüklerini lirik bir surette duyarak çizerler, ona renk, kelime ve üslûp katarlardı. Bu kadınların nazik ve ince eserleri müzelerimizde her zaman için en önemli yeri alacaktır."
Halbuki seccadelerimiz sırf işlemesinin güzelliğinden almaz kıymetini, secde edilecek makama verilen değerin ifadesi de olsa gerek...
Biz sadece kumaşı değil, taşı da, ahşabı da işlemişiz. Saç kılı kadar ince ipliklerle muhteşem güzellikleri seccadesine, bohçasına ilmik ilmik, motif motif, zamana meydan okuyarak sabırla iş- leyebilen bir genç kızın ruh zenginliği ile taşı yontarak minareyi güzelleştiren, ahşabı yontarak âdeta şiirleştiren taş ve ahşap ustasının aynı ruhî rabıta hâlinde olduklarını anlıyoruz, görüyoruz...
Seccadeyi genç kızlarımız özene bezene ileride kuracakları mutlu bir yuvanın hayaliyle, yani aşkla, edeple işlerler. Çeyizler bohçasız, bohçalar secca- desiz olmuyor bizim ellerde...
Seccade de secdenin güzelliğidir aslolan...
Secde de; Rabbe arzuhal ile yüz vurmanın yüceliğini hissetmek, hissedebilmek değil mi!
Bütün maddî boyunduruktan kurtulup Allah’a imanın rahmeti, ona en yakın anın resmedilişidir secde...
Secde kulun Allah’a en yakın anı. Alâk suresi ayet 19’da, "Allah’a secde et ve yalnızca O’na yaklaş."
Her şey ama yaratılan her şey kendi dilince ve hâlince Allah’ı anar ve secde eder.
Toprak üstünde sümbüller Bahçelerde gonca güller Şakıyıp öten bülbüler Söyler daim SübhanallahL Biz de O Sübhan’a secde ile dostluk, muhabbet ve bütün dertlerimize derman diye eğilmiyor muyuz!
Secde denilen o ibadette, kul rahmeti arıyor, kul Rabbine yanıyor ve Rabbine yakarıyor. Bu vuslatta gönüle damla damla, tıpkı toprağı kandıran yağmur gibi rahmet iniyor.
Yaratıcı kudretin rahmetiyle donatılıp, kuşatıldığımızı farketmeden yaşarız çoğu zaman...
iman rahmet, dua rahmet, secde rahmet. Rahmetle çiçek açar gönülde demet demet...
işte bazı secdelerimizde ömre bedel anlar yaşarız. Hırsın, nasılın, niçinin, kinin, nefretin, hase- tin, fesadın, alçak gönüllülük süpürgesiyle Hakkın nazargâhı gönül evinden süpürülüp atıldığı anlardır bu secdeler.
Secde de kulluğun sevinci yaşanır, bütün beden ve ruhu kaplayan tevazu yaşanır. Rasûlün diliyle ve kalbi bir lokmacık et parçası olmaktan kurtarıp, sahibine yönelttiğinden güzeldir secde...
En etkili ibadet, Kur’anın ifadesiyle meleklere ilk emredilen ibadet, isyan ile itaat arasında en önemli ayraç.
insan, hürmet hissi beslediğine eğilir ve hürmeti nispetinde eğilir. Hürmetin en üst basamağı; kulluktaki vefa duygusunun, minnet hislerinin en güzel ifadesi yere yüz vurmak...
Bunun için güzeldir secde...
Kimbilir seccade işlemelerimizde de bu ruh ihtişamının zenginliğidir içimizi ısıtan, kıpırdatan, bizi sarıp sarmalayan ve hâlden hâle alıp götüren desenler, motifler...