Makale

Bölgesel Direnişlerden TBMM'ye Doğru 23 Nisan 1920

Bölgesel Direnişlerden TBMM’ye Doğru
23 Nisan 1920

Yılmaz Tartan

Bir olayı anlayıp yorumlayabilmek için, o vak’ayı hazırlayan hâdiseleri dosdoğruca bilmemiz gerekiyor.
Konumuz olan 23 Nisan 1920 olayını yorumlayabilmemiz de, o günleri hazırlayan ve gelişen hadiseleri bilmemize bağlı. Evet yakın tarihimizde çok önemli bir yeri olan 23 Nisan 1920’ye nasıl gelinmiştir? Bu soruya cevap arayacağız ama önce şu soruyu soralım: 23 Nisan 1920 neyin ifadesidir?
Bu tarih, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin temellerinin atıldığı bir güne işaret eder. Ankara’da ilk Meclis bu tarihte toplanmış, ondan sonra da Devletimizi ayakta tutan temel esaslar belirlenerek, gerek vatan savunması ve gerekse ülke yönetimi bu merkezden yapılmıştır. Birinci Dünya Savaşı 1. Dünya Savaşı Osmanlı için bir dönüm noktası, âdeta yıkılışın adı oldu. Osmanlı bu cihan savaşında tam 9 cephede döğüş- mek zorunda kaldı. Sadece Çanakkale cephesinde düşmanlar 253 bin yiğidimizin ölüm fermanını verdiler.
Batılı Devletler Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) sonrasında hemen faaliyete geçtiler. Anayurdumuz, Anadolumuz, ingilizlerin, Fransızların, İtalyanların ve Yunanlıların işgaline uğramıştı.
Halkımız ve din adamları Denizli Mitingi
15 mayıs 1919’da İzmir’in işgal edilişi 4 saat sonra Denizli Müftüsü A. Hulusi başkanlığında bir mitingle protesto edildi. A. Hulusi Bey’in yaptığı konuşmadan bir pasaj:
"işgal edilen memleket halkının silaha sarılması dinî bir görevdir. Bu tecavüze karşı hareketsiz kalmak, din ve devlete ihanettir. Silahımız olmayabilir; topsuz, tüfeksiz sapan taşları ile de düşmanın karşısına dikileceğiz. İstiklâl aşkı, vatan sevgisi, haysiyet ve şuurumuz ile, kalbimizdeki iman ile sonunda zaferi kazanacağız..."
İstanbul Mitingi
İzmir’in işgali en güçü ve ses getirici şekilde İstanbul’da protesto edildi.
Bu hain işgali protesto için, İstanbul Sultan Ahmet Meydanı’nda büyük bir miting yapılmıştı.
Bilindiği üzere Millî Mücadele’nin ilk günlerinde halk, Mustafa Kemal Paşanın da belirttiği gibi "Hakiki vaziyeti anlamamışlardı. Fikirlerde karışıklık vardı. Dimağlar âdeta durgun bir hâldeydi.
İzmir Mitingi
Öte yandan Yunan işgali öncesinde İzmir’de düzenlenen mitingte de İzmir Müftüsü Rahmetullah Efendi:
"Vatan sevgisinin imandan olduğunu, İzmir’in asırlardır ezan sesleri yükselen semalarında kulakları tırmalayan çan seslerime kazanmaktansa şerefle ölerek şehadet şerbetini içmeyi tercih ederim!" diyordu.
Diğer il ve ilçelerde de özellikle din adamlarının önderliğinde onlarca protesto mitingi yapılmış esaretin kabul edilemeyeceği özellikle vurgulanmıştır. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan M. Kemal Paşa’yı Anadolu’da ilk karşılayanlar, yine din adamlarıdır.
Amasya’da, Erzurum’da, Sivas’da, Kayse- ri’de ve Ankara’ya geldikten sonra yine en büyük destek zamanın din adamlarından gelmiştir.
Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Ankara’ya gelişlerinde karşılamak üzere hazırlanan tören Ankara Müdafa-i Hukuk Cemiyeti tarafından hazırlanmış. Ankara’da gerekli olan maddî ve manevî her türlü destek yine Ankara Müftüsü M. Rıfat Efendi tarafından yapılmıştır.
Bölgesel Direnişlerden TBMM’ye Doğru
işgal edilen yerlerde millet kendi kendini kurtarmak ve düşmanı kovmak gayretini göstermeye başladı. Cesur Türk evlâtları yurdunun düşman tarafından işgal edilmesine rıza göstermiyor, ölüm pahasına da olsa düşmana karşı koyuyordu. Yukarıda örnek verdiğimiz gibi, bunlar kurtuluşumuzun ve Kurtuluş Savaşımızın ilk ışıkları olmuştur. İzmir’de Haşan Tahsin, Antep’te Şahin Bey ve Maraş’ta Sütçü imam, gönüllerde tutuşturulan İstiklâl ateşinin ilk kıvılcımlarıydılar. Ege’nin meşhur Zeybek’leri ve Efe’leri de düşmana karşı heybetli dağlar gibi durmuşlardı. Bu durumda İstanbul’da bulunan vatanperverler de Anadolu’ya geçerek kurtuluş hareketlerine katıldılar.
Bu kahramanlardan biri de Mehmet Akif idi. Cebinde 36 kuruş harçlığı ile ailesi ve çocuklarını da İstanbul’da bırakarak Anadolu’daki mücadeleye katılmak üzere koşup gelmişti.
Mustafa Kemal Paşa’nın 9. Ordu Müfettişi olarak, Anadolu’ya olağanüstü yetkilerle gönderilişi, Anadolu’daki mücadelenin seyrini etkileyen bir başka önemli olay oldu. Bu amaçla Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Daha sonra Erzurum ve Sivas Kongrelerini topladı. Bu kongrelerde görüşmeler yapıldı.
Aynı amaçla kurulan cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Mudafa-i Hukuk Cemiyeti" adıyla birleştirildi. Milletin topyekün kurtuluşa katılması istendi ve bunun için çalışmalar yapıldı.
27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal ve çalışma arkadaşları Ankara’ya geldiler. Artık orada kalıp kurtuluş Savaşı için hazırlıklar yapacaklardı.
23 Nisan 1920’de M. Kemal Atatürk’ün başkanlığını yaptığı bu meclis, Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde cuma namazı kılmıştır. Daha sonra ha timler ve Buhari şerifler okunarak, tekbirler getirilerek Sakal-ı Şerif ve Sancak-ı Şerif alınıp Ulus’ta Meclis’in toplanacağı binaya gidilmiştir. Burada dualar edilerek büyük coşku ile Birinci Meclis açılmış ve çalışmalarına başlamıştır.