Makale

METİN EMEKSİZ: “İnsanların hayatlarının her alanına dokunmamız gerekir.”

METİN EMEKSİZ:
“İnsanların hayatlarının her alanına dokunmamız gerekir.”

Söyleşi: Mehmed Feyzi KILIÇ

İmamlık vazifenizin yanı sıra gerek caminizin gerek caminizin yakınındaki anaokulunun tamirat, tadilat ve hatta temizlik işlerini eşinizle birlikte yapıyorsunuz. Neden böyle bir hizmeti üstlendiniz ve bu gayretleriniz cemaatiniz nezdinde nasıl karşılık buldu?

Öncelikle bana bu imkânı verdiğiniz için size çok teşekkür etmek istiyorum. Bildiğiniz üzere imamlık özveri isteyen bir görevdir. Göreve ilk başladığımız yerler genellikle kırsal kesimler olur ve çoğunlukla imkânların kısıtlı olduğu yerlerdir. Buralarda görevli olan kişiler, birçok imkândan mahrumdur. Bu mahrumiyet de onlara daha çok sorumluluk yükler. Ben ve benim gibi pek çok imam arkadaşım görevli olduğumuz camilerin eksiklerini gidermek adına yapılan çalışmalarda birçok sorunla karşılaşıyoruz. Biz imamlar da kendi imkân ve becerilerimizi zorlamak durumunda kalıyoruz. Çünkü görevli olduğumuz caminin eksiklerini, tamirat ya da tadilatını bir şekilde halletmek zorundayız. Dolayısıyla kendimizi camilere yönelik çeşitli hizmetlerin içerisinde buluruz.

Allah’ın yeryüzündeki evi olan camiler biz imam hatip ve müezzinlere, geleceğimizin teminatı olan yavrularımızın ve bizlerin yetiştiği okullarımız da öğretmenlerimize emanettir. Görev yaptığımız köye eş durumundan geldim. Bu köyde ben imamlık yaparken eşim de anaokulu öğretmenliği görevini yerine getirmeye çalışıyordu. Ancak görev için geldiğimiz okul ve camide yapılması gereken çeşitli işler vardı. Eşimle oturup hem camimizin hem okulumuzun eksikliklerinin neler olduğunu ve neler yapabileceğimizi konuştuk. Bu mekânların bizlere emanet olduğu bilinciyle cami ve okulumuzun hem dışarıdan hem içeriden daha güzel görünmesi ve temiz olması için çalışmalarımıza başladık. Öncelikle okulumuzun içini dışını boyadık, temizliğini yaptık. Velilerimiz ve çocuklar çok memnun kaldılar. Özellikle çocukların çeşitli renklere boyanmış tertemiz bir okulun onları karşılaması çok hoşlarına gitti. Sonrasında eşimle birlikte camimizin de içini dışını boyadık, halılarını yıkadık. Camide bazı fayans işleri de vardı. Bunları da elimden geldiği kadar tamir ettim. Eşimle birlikte yaptığımız bu çalışmalar cemaatimizin çok hoşuna gitti. Karı koca, beraber cami ve okullarını sahiplenip böyle ilgilendiğimiz için ayrıca memnun olduklarını belirttiler.

İmamlığı sadece namaz kıldırmak ya da Kur’an-ı Kerim öğretmek olarak görmeyip bizzat hayatın içinde olup insanlara bir şekilde faydalı olmak, insanlığın yararına bir şeyler yapabilmek ve böylelikle Allah’ın rızasını kazanmak olarak görüyorum. Eşim ve ben bu duygu ve düşüncelerle elimizden ne geldiyse yapmaya çalıştık. Rabbim inşallah kabul buyurur.

Siverek ilçesi gençlik koordinatörü olarak gençlere yönelik çalışmalarınızdan ve projelerinizden bahseder misiniz?

Gençlerimize yönelik tüm çalışmalarımızda ilçe müftümüz Muhammed Çiçek Hocamız bizlere çok yardımcı oldu ve bu konuda önümüzü açtı. Öncelikle bizlere sonuna kadar verdiği desteklerden ötürü kendilerine çok teşekkür ediyorum. Gençlik koordinatörlüğü olarak pandemiden önce gençlerimizle haftalık cami buluşmaları yapıyorduk. Bu cami buluşmalarında sohbetlerimiz oluyor ve sohbetlerimizi çeşitli ikramlarla daha güzel hâle getirmeye çalışıyorduk. Gençlerle halı saha maçları ve turnuvaları düzenliyorduk. Bu gençlerimizle camilerin dışında da Siverek Gençlik Merkezi’nde buluşup çeşitli projeler üzerine konuşup istişareler ediyorduk. Son olarak gençlerimizle bir internet sitesi üzerinden radyo yayını yapmayı düşündük. Bu radyo yayını ile canlı olarak günlük vaazlar, ilahiler ve söyleşilerle diğer gençlerimize ulaşmayı hedefliyoruz. Gençlerin akıllarına takılan konularda onları aydınlatmayı ve yine onları radyomuza konuk almayı planlıyoruz. Normalleşmeye geçer geçmez projemizi hayata geçireceğiz ve tüm faaliyetlerimize kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah. Rabbimden içerisinde bulunduğumuz bu pandemiden bizi ve tüm insanlığı en kısa zamanda kurtarmasını diliyorum.

Din hizmetinde bulunan meslektaşlarınıza tecrübelerinizden yola çıkarak neler söylemek istersiniz?

Din hizmetinde bulunan bizlerin öncelikle Hz. Peygamber’in (s.a.s.) varisi olduğunu düşünmemiz ve o vazifenin ağırlığına uygun bir yaşam sürdürmemiz gerekiyor. Bizler kendimizi insanlardan ve toplumdan soyutlayamayız. İnsanların hayatlarının bütün alanlarına dokunmamız ve her alanda olmamız gerekir. Çünkü insanların manevi yönden desteğe duyduğu ihtiyaç her geçen gün daha da artmaktadır. Dolayısıyla insanların da bizlerden bu konuda beklentileri çok fazla. İnsanlar bizlerden sadece namaz kıldıran, Kur’an okuyan bir imamdan ziyade kendi hayatlarına dokunan ve hayatlarının her anında yanında bulunan kişiler olmamızı bekliyorlar. Bizler de onların hayatında yer alırken aslında kendi hayatımızı da ortaya koymuş oluyoruz. Bundan ötürü kendi hayatımıza da bir çekidüzen vermemiz elzem bir hâl alıyor.

Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş Hocamız, gençlerimize çok önem veriyor ve bizlerin de en az on gençle irtibat hâlinde olmamız gerektiği tavsiyesinde bulunuyor. Hocamızın bu tavsiyesinin ne kadar doğru olduğu her geçen gün daha da gün yüzüne çıkıyor. Bizler de özellikle gençlerimize yönelik çeşitli projelerle onlara ulaşmanın yollarını aramalıyız. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz bizlerden el uzatmamızı bekliyor. Gençlerimizi ve onların fikirlerini önemsemeliyiz.

Öz Geçmiş

Metin Emeksiz, 15 Ekim 1991 tarihinde Tokat merkezde Çat kasabasında doğdu. İlk ve ortaöğretimi kasabadaki okulda tamamladı. 2011 yılında Tokat İmam Hatip Lisesinden mezun oldu. 3 Aralık 2015’te imam hatip olarak göreve başladı. 2017 yılında GOP Üniversitesi Reşadiye MYO Bilgisayar Programcılığı ve 2018 yılında da AÖF İlahiyat ön lisans programından, 2021 yılında da Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Hâlen Şanlıurfa ili Siverek ilçesi Dardağan Mahallesi’ndeki Dardağan Camii’nde imam hatip olarak görevini sürdüren Metin Emeksiz, evli ve bir çocuk babasıdır.