Makale

HAKLARI VE SAYGINLIĞIYLA İSLAM’DA KADIN

HAKLARI VE SAYGINLIĞIYLA
İSLAM’DA KADIN
Sema BAYAR

Asli hüviyetini muhafaza edememiş dinî metinlerin, kökleşmiş geleneklerin, din kisvesine bürünmüş kültürlerin elinde teşekkül eden olumsuz kadın algısı karşısında Prof. Dr. Huriye Martı, Hakları ve Saygınlığıyla İslam’da Kadın adlı eseriyle ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerden kaynağını alan sahih dinî bilgiler zemininde kadına dair meseleleri ele almaktadır. Söz konusu çalışmada, öncelikli olarak kadının ontolojik değerine vurgu yapılmış, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) kadına yeni bir değer atfetmeyip aslında onun zaten fıtraten var olan değerini açığa çıkardığının altı çizilmiştir. Martı, “Kadının Değeri ve Onuru: Kristal Metaforu” başlıklı yazısında, kadının reel yaşamda erkeğin yetkinliğine erişememiş alt bir düzeyde konumlandırıldığı uzunca bir tarihî sürecin ardından Hz. Peygamber’in (s.a.s.) tebliği ile yeni bir yola girdiğini ifade etmektedir. Huriye Martı aynı yazıda, İslam dininin kadınla ilgili yeniliklerini, onun haddizatında sahip olduğu değerin, aile, toplum, din, ekonomi, siyaset ve tıp gibi alanlarda tezahür edebilmesinin önündeki kültürel ve tarihsel engelleri ortadan kaldırma adımları olarak tanımlamaktadır.

Kadın varlığının yalnızca erkekler tarafından geliştirilecek dinî bir söyleme konu olamayacağına değinen Martı, “Eş Olarak Kadın: Farklı ve Bütünleyici”, “Kadının İbadeti: Özel Haller ve Özel Yazgı”, “Kadının Eğitimi: Hayatın ve Geleceğin İnşası” makaleleriyle bellekleri meşgul eden kadına dair pek çok meselede ufuk açıcı bilgiler ortaya koymuş; Hz. Peygamber’in (s.a.s.) uygulamalarını hatırlatarak günümüz insanına farklı perspektiflerden seslenmiştir.

Kitapta, kadim inanışların kadını erkeğin karşısında konumlandıran yanlış bakış açısı irdelenerek bu yaklaşımın, kadının sosyal hayatına tezahürleri tek tek ele alınmış, birbirine zıt görülen kadın ve erkeğin tarih boyu içine düştüğü gerilimin insanlığı nasıl bir çıkmaza soktuğu ortaya konmuştur. Çözüme giden yolda ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler ışığında asrısaadet uygulamalarına vurgu yapılarak değerli bilgilendirilmelerde bulunulmuş, “eş” kavramının işaret ettiği dengeyi gerçekleştirmenin önemine değinilmiştir.

Eserde en dikkat çekici makalelerden biri şüphesiz “Kadının Çalışması: Salih Amel ve Mesuliyet”tir. Geçmişte kadının eğitimi ile başlayan tartışmalar günümüzde kadının çalışmasına evrilmiş, ekonomik hayatta kadınların giderek varlık kazanması odak noktalardan biri olmuştur. Prof. Dr. Huriye Martı, kadınların bir yandan çalışma hayatına dâhil olarak doğuştan getirdiği yeteneklerini, edindikleri tecrübelerini, bilgi ve becerilerini insanlığın faydasına sunarken diğer yandan da kültürel kodlar ve küresel dayatmalar arasında sıkışıp kaldıklarını vurgulamaktadır. Martı, eserinde, evinde yahut tarlasında ziyadesiyle çalışan kadının durumu mevzu bahis edilmezken sadece Endüstri Devrimi ile gelişen farklı çalışma alanlarının irdelenmesini sağlıklı bir bakış açısı olarak değerlendirmemekte, “ev, sosyal hizmet ve iş kadınları”nın bir bütün olarak çalışan kadın kabul edilmesini ve bu bağlamda çözüm aranmasını salık vermektedir.

Kadının sahip olduğu değerin “halifelik” gibi bir onur ve sorumluluğa dayandığı, kadın ve erkeğin yaratılıştan getirdikleri farklılıklar sayesinde birbirlerini tamamlayarak yeni iyilikler üretebilen bir potansiyele sahip oldukları, çalışmada temel vurgular olarak ön plana çıkmaktadır.