Makale

CAMİ MERKEZLİ DİN HİZMETLERİ ve DİN GÖREVLİLERİ

CAMİ MERKEZLİ DİN HİZMETLERİ ve DİN GÖREVLİLERİ
Neşet Bodur
DİB Cami Hizmetleri Daire Başkanı

Arapça cem’ kökünden türeyen, “toplayan, bir araya getiren” anlamına gelen cami, Allah’a ibadetin ve kulluğun dünya üzerindeki en önemli mekânlarından biridir. Cami, İslam’ın ilk yıllarında sadece cuma namazı kılınan büyük mescitler için kullanılan el-mescidü’l-cami’ (cemaati toplayan mescit) tamlamasının kısaltılmış şeklidir. (el-Mu’cemü’l-Evsat, 1, 43.) Camiler, Allah’a kulluk etme amacıyla toplanılan, Allah’ın adının çokça anıldığı, Müslümanların ilim, irfan, kültür ve medeniyetine büyük katkı sağlayan kutsal mekânlardır. Caminin tarihi tevhit inancının tarihi kadar eskidir. İnsanlar için ilk mabet olan Kâbe’nin banisi ilk peygamber Hz. Âdem’dir (a.s.). (Buhari, Enbiya, 40.) Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılmaktadır: “Gerçek şu ki, insanlar için yapılmış olan ilk ev, âlemlere bir hidayet ve bereket kaynağı olan Mekke’deki evdir.” (Âl-i İmran, 3/96.) Hz. Peygamber (s.a.s.) hicretten önce Mekke’de bulunduğu zamanlarda Kâbe’de Hacerü’l-Esved ile Rüknü’l-Yemani arasında namaz kılardı. Hicret yolculuğunda Kuba’ya geldiklerinde Kuba Mescidi’ni, Medine’ye vardıklarında da Mescid-i Nebevi’yi inşa etmişlerdi. (Buhari, Menakıbü’l-ensar, 45.) Allah Rasulü’nden (s.a.s.) sonraki bütün dönemlerde cami yapımı ve caminin fonksiyonu artarak devam etmiş, Müslümanlar gittikleri her yere İslam’ım mühürleri ve Kâbe’nin şubesi sayılan camileri inşa etmişlerdir. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de camiler dinî, sosyal ve kültürel bakımdan bir eğitim, öğretim ve kültür merkezi olarak fonksiyonunu yerine getirmektedir. Camilerde bilfiil görev yapan görevliler ve onlardan hiçbir desteği esirgemeyen gönüllüler sayesinde camiyi merkeze alan hizmet yarışı artarak devam etmektedir.

Cami merkezli din hizmeti, din görevlilerinin camiyi merkeze alarak dinî bir görev ve sorumluluk bilinciyle cami içinde yürüttükleri görevlerle birlikte cami içinde ve dışında yaptıkları her türlü sosyal ve kültürel faaliyeti içine almaktadır. Bu hizmetlerin önemli bir bölümü imam-hatip ve müezzin-kayyımlarca ifa edilmektedir. Cami merkezli din hizmetinde imam ve müezzinlerle birlikte müftü, vaiz, murakıp, Kur’an kursu öğreticisi gibi daha pek çok personelin önemli katkısı bulunmaktadır. Cami merkezli din hizmetlerini cami içi din hizmetleri ve cami dışı din hizmetleri olarak iki ana başlık altında ele almak mümkündür.

Cami içi din hizmetleri: Cami içi hizmetlerde akla ilk gelen caminin açılışı, ezan ve salânın okunması, kamet ve tespihatın yapılması, namazın kıldırılması, cuma ve bayram hutbelerinin iradı, cemaatin cami dersleri ve vaaz u nasihatler yoluyla bilgilendirilmesidir. İmam-hatip ve müezzin-kayyımlar her gün camiyi açarak cemaatin huzur içinde namazlarını kılmalarını ve camide ibadet etmelerini sağlar. Namazlardan önce Kur’an-ı Kerim ve manasını okumak, sohbet etmek, namazdan sonra dua etmek, aşr-ı şerif okumak, sorulan sorulara cevap vermek de ifa ettikleri görevler arasındadır.

Cami görevlilerinin cami içindeki önemli görevlerinden biri de camiye gelen cemaatten isteyenlere Kur’an-ı Kerim öğretmektir. Bu amaçla bir taraftan cemaate yönelik kurslar açan din görevlileri, diğer taraftan yaz tatili süresince kurslar düzenleyerek çocuklara ve gençlere gerekli dinî bilgileri vermektedir. Ayrıca cuma ve bayram günleri, kandil geceleri ve ramazan ayı hem din görevlilerimiz hem de cemaatimiz ve halkımız açısından müstesna zaman dilimleridir. Bu bakımdan cuma ve bayram vaazları/hutbeleri, kandil geceleri yapılan özel programlar, mukabele, teravih, iftar programları ve benzeri hizmetler, cami merkezli hizmetlerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Özellikle ramazan ayı müminlerin ibadetlerle yoğunlaştığı manevi bir iklimdir. Hem din görevlilerimiz hem de cemaatimiz bu zaman dilimlerini bir fırsat bilmekte ve değerlendirmektedir.

Cami dışı din hizmetleri: Cami görevlilerinin görev ve sorumluluk alanı cami içi faaliyet ve hizmetlerle sınırlı değildir. Toplumun birçok kesimine hizmet götüren din görevlilerinin cami dışı hizmet ve faaliyet alanı oldukça geniştir. Camilerde görev yapan din görevlileri, çeşitli sebeplerle günün yirmi dört saatinde kapısı çalınan gönüllülerdir. Başta köy ve mahallelerde bulunan imam-hatiplerimiz olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığının bütün görevlileri milletimizin ihtiyacı olan her hususta görev almaktadır.

Doğumdan ölüme, düğünden nişana, taziyeden hasta ziyaretine, nikâhtan mevlide, iş yeri açılışından asker uğurlamaya varıncaya kadar insanımızın acı ve tatlı gününde yanında olan, dertlerine ortak olarak hafifleten, sevinçlerini paylaşarak artıran din görevlilerinin her biri gönül eri rehberlerdir.

Din görevlisi, dinî prensiplerden ayrılmadan yalnız cami cemaatinin değil aynı zamanda halkın beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap verebilen kimsedir. Din görevlisi, halkımızın yoğun bir şekilde talep ettiği ve ilgi gösterdiği mevlit programlarına iştirak etmeli, böyle merasimleri insanımızı irşat etmek için fırsat bilmelidir. Özellikle ölüm sebebiyle yapılan davet merasimlerinde insanların teselli edilmesi, üzüntü ve kederlerin paylaşılması dinin ve din görevlisinin insanlar üzerindeki etkisini artıracaktır. Bu programlara din görevlisinin katılması kadar cemaati teşviki de önemlidir. Ayrıca nişan, düğün, sünnet, asker uğurlama gibi törenlerin dinî yönlerinin icrasında bulunmak din görevlisi açısından önemlidir. Din hizmetini cami içinde yaptığı bazı hizmetlerle sınırlandıran bir din görevlisi görevini hakkıyla yaptığını söyleyemez. Çocuğa isim koyarken, kulağına ezan ve kamet okurken, nikâh ve düğünlerin birçok aşamasında bulunurken, dua ederken aslında toplumsal kültür ve kimliğin kaybolmaması için oldukça önemli görevler yapılmaktadır. Hastaların veya yakınlarından birini kaybedenlerin ziyaret edilmesi hastaya ve ölenin yakınlarına büyük bir destek sağlamaktadır. Unutulmamalıdır ki böyle zamanlarda söylenecek bir cümle, diğer zamanlarda saatlerce nasihatten daha etkili olmaktadır. Bu ziyaretler özellikle küçük yerleşim yerleri olan köy ve kasabalarda büyük önem arz etmektedir. Diğer yandan dargınların barıştırılması, içki, kumar, uyuşturucu ve benzeri kötü alışkanlıklar sebebiyle perişan olan fert ve ailelere destek olunması, hapishanelerdeki kader mahkûmlarına moral verilmesi; yetimin, öksüzün başının okşanması, kimsesizlere, yoksullara, muhacirlere yardım elinin uzatılması da din görevlilerinin yaptığı önemli faaliyetlerdendir. Özellikle son yıllarda iş hayatının ortaya çıkardığı stres ve sıkıntıların giderilmesinde, intihar teşebbüslerinden vazgeçirmede din görevlilerinin rolü göz ardı edilmemelidir.

Camiyi merkeze alan ancak camiyle sınırlı kalmayan din hizmetlerinin daha verimli hâle getirilmesi, bu hizmetlerde görev alanların gayret ve samimiyetlerine bağlıdır. Bunun için herkesin yaptığı işin çok önemli olduğunu bilmesi gerekir. Bir hizmet adamı şuuruyla yeterli bilgi sahibi olup etkin ve yetkin din görevlilerinin din hizmetinde başarılı olacağı aşikârdır. Omuzlarımızda büyük bir sorumluluk var. Bu sorumluluğun gereği olarak milletimiz ve bütün insanlık bizden çok şey bekliyor. Her anı ve uygun olan her mekânı değerlendirmek gerekiyor. Bunun için her din görevlisinin dikkate alması gereken hususları kısaca şu şekilde sıralamak mümkündür:

1- Her din görevlisi sorumluluk bilinciyle hareket ederek kendini sürekli yenilemeli, mesleğin gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip olarak cemaatine ve diğer insanlara güzel örnek olmalıdır.

2- Görevinin zorluklarını bilerek sabır yüklenmeli, niyeti halis, hedefi Allah rızası olmalı, herkesle iyi geçinmeye özen göstermeli, iyi ilişkilere ve iletişime önem vermelidir. Daima dürüst, güvenilir olmalı, muhatapları iyi tanımalı, hikmet ve güzel öğütle konuşmalı, mütevazı, merhametli, tatlı dilli ve güler yüzlü olmalı, insanlara değer vermelidir.

3- Bilgi ve tecrübe paylaşımını önemsemeli, tecrübeli ve birikimli meslektaşlarından yararlanmalıdır.

4- Camilerde her kesimin istifade edebileceği kütüphaneler, gençler ve çocuklar için gençlik merkezleri, yaşlılar için okuma ve çay salonları oluşturulması için gayret gösterilmelidir.

5- Çocuk ve gençlerin dikkatini çekecek ve camiyi sevdirecek programlar yapılmalı, yaz kurslarına gelen çocukların diğer zamanlarda da camiye gelmeleri sağlanmalı, zaman zaman çocukların aileleri ziyaret edilmeli ve onlarla irtibat koparılmamalıdır. Cami cemaati ve diğer insanlarla da karşılıklı ziyaretlere önem verilmelidir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki camiler, müminleri bir araya getiren ve huzura kavuşturan yeryüzünde Allah’a en sevimli merkezlerdir. Müslümanların kaynaştığı, ilim, irfan, ahlak ve faziletin öğrenildiği halk mektepleridir. Cami ile mümin birbirlerinden ayrılmaz bir bütündür. Cami içinde ve dışında insanlara hizmet veren din görevlileri, toplum içerisinde önemli bir görev yüklenmiş manevi rehberlerdir, önderlerdir. Onlar, ömürlerini mihraba, minbere ve kürsüye adamış, insanımızı dinî konularda aydınlatmak amacıyla büyük bir sorumluluk yüklenmiş görev adamıdır. Din görevlisi denilince, kapısı günün yirmi dört saati açık, herkesin derdiyle hemhâl olan, özverili ve gayretli gönül erleri akla gelir. Din görevlisi, toplumun manevi dinamiklerini ayakta tutan, yalnız cami içinde değil cami dışında da insanların yararına olan her faaliyette var olan hizmet eridir. Bir gün sünnet, diğer gün düğün, başka bir vakit asker uğurlama, taziye ve dua… Bir tek amacı vardır din görevlisinin. Allah’ın rızasını kazanmak ümidiyle ihlas ve samimiyetle mümin gönüllere girebilmek ve onların dünya ve ahiret saadetini kazanmalarına yardımcı olmak.