Makale

TAKDİM

TAKDİM

Çocuklukla yetişkinlik arasında bir geçiş dönemi olan ergenlik, bedensel ve psikolojik pek çok değişiklikle kendisini gösterir. Bu değişiklikleri fark etmeye başlayan aileler, çocukla-rının yetişkinlerin dünyasına geçiş yapmaya başlamasının heyecan ve mutluluğunun yanı sıra farklı pek çok duyguyu yaşarlar. Bunların en başında kaygı ve endişenin geldiğini söy-leyebiliriz. Bazı ebeveynler içinse çocuklarının hayatını ve onlarla ilişkilerini etkileyecek bir şey değildir ergenlik. Bu sebeple sürekli büyüyen, gelişen, dolayısıyla değişen çocuklarıy-la hep aynı tarzda iletişim kurmaya devam ederler. Bazı ebeveynlerin hayatın en zor ve en problemli dönemi olarak gördüğü bazılarınınsa yok saydığı ergenliğin, çocukluk döneminin bitip yeni bir dönemin başladığının kabullenilmesi, ergenin bir kişilik olarak görülüp öyle kabul edilmesi, iletişimin koparılmaması gibi hususlara dikkat edildiğinde daha doğal bir süreç olarak yaşanacağını söylüyor uzmanlar.

Şu da bir gerçek ki eski çağlardan itibaren gençliğin büyük bocalamalar ve fırtınalarla dolu olduğu düşünülmüş ve konuyla ilgili pek çok görüş ileri sürülmüştür. Bu görüşlerin doğru olup olmadığı bir yana, bugün değişen hayat şartları, teknolojinin hayatımıza hızla girişi, kitle iletişim araçlarının hayatlarımızdaki belirleyici etkisi, bunları en yoğun şekilde kulla-nan ergenler ve gençlerin dünyasını anlamakla ilgili yeni ödevler veriyor bize.

Bizler de Diyanet Aile Dergisi olarak bakışlarımızı yetişkinliğe geçişte önemli ve dikkatli olunması gereken ancak panik ve telaşı da kaldırmayan bu döneme çevirelim dedik ve pen-ceremizi ergenlik konusuna açtık. Dr. Fatma Bayraktar Karahan, “...Ergenlik...” yazısında er-genliğin bir gelişme hâli olduğunu, ebeveyniyle sağlıklı ve yakın bir ilişkisi olan, sorumluluk duygusu gelişmiş, güçlü bir vicdan eğitimi almış çocukların bu dönemi daha rahat geçirece-ğini belirtti ve ergenlik dönemindeki çocuğu ile ilişkisinde ebeveynlerin dikkat etmesi icap eden hususların altını çizdi.

Dr. Öğretim üyesi Sema Çelem, Bir Ayet Bir Yorum bölümünde yer alan yazısında gençlerin en verimli dönemlerini sonradan pişman olacakları şeyler yerine güzelliklerle donatmaları-nı temin etmek için biz yetişkinlere de görevler düştüğünü; akli ve ahlaki gerçeklerle dona-tılmış zihinlere sahip, derdi olan, önceliklerini belirleyebilen gençler yetiştirmemiz gerekti-ğini vurguladı.

Bu ayki söyleşimizi Fatih Koca ile gerçekleştirdik. Kendisiyle musikinin kültür ve medeniye-timizdeki yerini, ruha tesirini, din görevlilerimizin mesleki gelişimine katkılarını konuştuk.

Bu sayımızda da içeriğine değinemediğimiz, birbirinden kıymetli yazılarımızla dolu olan dergimizi, siz kıymetli okurlarımızın beğenisine sunarken bir sonraki sayıda sağlık ve huzurla buluşmayı temenni ediyoruz.

Dr. Elif Arslan