Makale

Anlam ve Varlık Boyutuyla İnsan

Zeynep Çelik

Anlam ve Varlık Boyutuyla İnsan

İnsana dair kelam etmek, yazıp çizmek oldukça meşakkatlidir. Büyük dikkat ve rikkat gerektirir. Zira görünür açıdan insanların, kimi özellik ve davranış biçimleri benzerlik gösterse de asıl itibarıyla her insan tek ve biriciktir. Dolayısıyla insan eylemlerine dair bütün genellemeler an gelir boşluğa düşer. İnsana dair kazılar derinleştikçe her insanın bu tekliği daha net bir şekilde ortaya çıkar. “Bir insan tanıdığımda insanlar hakkında bütün bildiklerimi unuturum.” sözü de bu hakikatin altını çizer.

Yeryüzünde var olmuş ve varlığını sürdüren bütün inanç sistemleri de merkezlerine insanı koyarken insanın temel kendini ve ardından hayatı anlamlandırma çabasına rehberlik etmeyi ve ortaya koyduğu ideal insanı bütün insanlığa takdim etmeyi amaçlarlar. İnsanın kendini tanıma serüveni dinlerin başat konuları arasında kendine yer bulur. Maddi ve manevi yönleriyle pek çok ilim dalının ana malzemesi olan insana dair pek çok eser kaleme alınmıştır. İslami havzada da benzer eserler teşekkül etmiş, dolaylı ya da doğrudan nice eserin temel meselesi insan ve insan hayatı olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasından çıkan Anlam ve Varlık Boyutuyla İnsan, İslami düşüncenin insana dair genel kanaatlerini yansıtarak literatüre kazandırılmış bir eser hüviyeti taşır. Gürbüz Deniz’in kaleminden çıkan çalışma insanı hem evrenin bir parçası olarak hem de kendi özelinde ele alır. Her alanda olduğu gibi insanı anlama noktasında da genel kabullerin işlendiği ve doğru bilinen yanlışların altının çizildiği çalışmada İslami kaynaklar ana malzemeyi oluşturmuştur. Beden, ruh ve nefis ilişkisi, insanın âlemdeki konumu, takva gibi temel konuların yanında “İnsanın Şakilesi” gibi çarpıcı konular da kitapta yer bulur. Kitabın dördüncü bölümünde “şakile” kavramı (İnsanın varlık ve varoluş sınırı) detaylandırıldıktan sonra bedensel tabiatın sınırı, duyu organlarının işlevleri ve hikmetleri üzerinde durulur. Neticede “İnsan Olmak ve İyi İnsan Olmak” bölümüyle “İyi İnsan”ın “...bireysel varlığını en uygun tarzda, yani bilgi-amel uygunluğu içinde, hayatıyla ortaya konsa hayatında sahip olduklarını düşünmeye başlayan kişi” olduğu vurgusu yapılır.

Güzel Dinim Her Yanı Bilim

Bize gönderdiği İlahi Kelam’da Yüze Rabbimiz akla ve düşünceye büyük önem vermiş, insanın çalışmasını, boş durmamasını, üretmesini istemiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) de hem sözleriyle bunu öğütlemiş hem de davranışlarıyla ashabına ve müminlere örnek olmuştur. Çalışmak, Rabbimizin rızasını kazanmak Müslümanların temel şiarı hâline gelmiş herkes kendi istidadına göre gayret göstermiştir. Bir tarla sahibi için tarlasını ekip biçmek, bir mühendis için yeni yollar, köprüler inşa etmek neyse bir kâşif için yeni keşiflere yelken açmak, bir bilim insanı için bilimsel çalışmalarda bulunmak, bir sanatçı için ise yeni, özgün bir sanat eseri ortaya koymak odur. Bütün bunlar özünde dünyayı güzelleştirmek, insanlara faydalı olabilmek, hayatı daha yaşanır kılmak içindir.

Elbette ki bütün bu hummalı çalışmalar bilimsel gelişmelerin ve ilerlemelerin ışığında olacaktır. Bir meteorolog o tarla sahibine ekim için uygun hava şartları hakkında bilgi verecek, bir ziraat mühendisi toprağın yapısı hakkında onu bilgilendirecektir. İşte bu yüzden bilim, hayatımızın her anında ihtiyaç duyduğumuz temel kaynakların başında gelir. Bilim din ilişkisi bağlamında çocuklarımızın zihnini aydınlatmak, matematik, fizik, kimya, tıp gibi alanlarda Müslüman bilim insanlarının çalışmalarıyla yeni nesli tanıştırmak adına Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından çıkan Güzel Dinim Her Yanı Bilim serisi okurla buluşmuş, Müslüman âlimler geçmişten günümüze insanlığın ortak mirasına neler katmış ele almıştır. Serinin ilk kitabı İlimde Saklı Bilim matematikten tıbba, botanikten kimyaya pek çok ilim dalını ele alır. İkinci kitapta Evrende Saklı Bilim konusu işlenir. Çocuk zihninden evrene nazar edilerek, dünyamız, ay ve yıldızlar hakkında bilgiler verilir. Serinin üçüncü kitabı Hayatımda Saklı Bilim doğal çevreden mimari eserlere kadar çocukların yaşadıkları şehirlerde karşılaştığı önemli yapılar üzerinde durur. Ve tüm o yapıların altında yatan ince mühendisliği anlatmaya çalışır. Serinin son kitabı olan Evimde Saklı Bilim ise çocukların günlük hayatlarını konu ederek onları bir kahve fincanında yahut üzerinde yatıp yuvarlandıkları halıda bilimle buluşturmayı amaçlar.