Makale

Kırkambar

Mehmet Han

Kırk Dereden Su Getirmek

Derebeylerden biri, vakti zamanında sahibinin izni olmayan bir yere bir değirmen yaptırmış. Fakat Allah’ın işine bakın ki birkaç gün sonra değirmen, kuvvetli bir fırtınada yıkılmış. Derebeyi, değirmeni hemen tamir ettirmiş ama bu sefer de şiddetli bir deprem olmuş, sular kurumuş ve yön değiştirmiş.

Bunun üzerine derebeyi, ta ötelerden su getirmek zorunda kalmış. Fakat bir süre sonra sular kabarmış, taşmış ve değirmeni de alıp götürmüş. Derebeyi bakmış bu iş dikiş tutmayacak değirmenin kapısına bir kitabe astırıp bir daha da semtine uğramamış.

“Kırk dereden getirdim ab (su),

Yine dönmez bu asiyab (değirmen)!”

Bir Ayet

Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yaratandır. Şüphesiz Allah, insanlara karşı sonsuz iyilik sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler. (Mü’min, 40/ 61)

Bir Hadis

“Zahit olmak (dünyaya rağbet etmemek), kişinin helal olan şeyleri kendisine haram kılması veya malını dağıtıp tüketmesi demek değildir. Bilakis zahit olmak, elinde olan şeylere, Allah katında olanlardan daha fazla güvenmemek demektir...” (İbn Mâce, Zühd, 1)

Bir inci
“Ne güzeldir uyanış… Gün doğmadan, seher vakti penceremde bülbül sesiyle… Minarede ezan sesiyle… Bir ses çağırıyor bizi, bir ses… Dalda çiçek mi, gökte bulut mu, kapıda eski bir dost mu? Kalp kulağı açılsa insanın, ne yaman bir uyanış olacak. Yeniden bir hayat başlayacak. Kolumdaki saatlerin tik takları bile soruyor: “Uyanış ne zaman?”
Selim Gündüzalp

Esmâ-i Hüsnâ

mac:Users:imac:Desktop:Aile Dergisi Ağustos+- Folder:tasarım:Links:el mukit +.psd

el-Mecîd: Yetkinliğin karşıtı olan her türlü nitelikten münezzeh, lütuf ve ikramı bol, şeref ve itibar sahibi…