Makale

EDİTÖRDEN

EDİTÖRDEN / From the Editor

Dergimizin 2020 yılının ikinci sayısını farklı alanlardan pek çok makale ile okurlarımızın ve akademik dünyanın dikkatine sunuyoruz. İlk makalemiz Harun Abacı ve Alim Hatip tarafından kaleme alınan “Ali bin Ebu Talha’nın Garibu’l Kur’ân İlmi Özelinde Taberi’nin Tercihlerindeki Yeri” başlıklı çalışma. Bu çalışmada; Taberî’nin Câmiu’l-Beyân isimli tefsirinde Ġarîbu’l-Ḳur’ân konusuna yaklaşımı ele alınmakta özellikle alanda en makbul tarîk addedilen Ali b. Ebî Ṭalha tarîki üzerinden bu yaklaşım değerlendirilmektedir. Böylelikle Taberî’nin tercihleri ve bu tercihlerin nedenleri ortaya konulmuştur.

Bir diğer tefsir makalesi Sema Çelem’in “Haddâdî’nin el-Muvaddih li ‘İlmi’l-Kur’ân Tefsiri Üzerine” çalışmasıdır. Çalışma, günümüze kadar haberdar olunmayan el-Haddâdî’ye ait önemli bir tefsir eseri olan el-Muvaddih li ‘İlmi’l-Kur’ân’ın Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi’nde iki nüsha halinde bulunduğunu açığa çıkarmakta diğer yandan hali hazırda Haddâdî’ye nispet edilen el-Muvaḍḍiḥ fi’t-tefsîr adlı eserin ise müellife ait asıl eser olmadığını ortaya koymaktadır.

Veysel Gengil’in “Mâtürîdî’nin Te’vîlâtü’l-Kur’ân’da Bazı Tasavvufi Kavramlara Yaklaşımı” makalesinde ise İslâm düşünce geleneğinde akla verdiği önem ile maruf olan Mâtürîdî’nin Te’vîlâtü’l-Kur’ân adlı eserinde ayrı anlamlar yükleyerek bazı tasavvufi kavramlar kullandığı tespit edilmekte ve bu kavramlar üzerinden müellifin tasavvufa bakışına dair bazı neticelere ulaştığı görülmektedir.

Ebubekir Yalçın’ın “Ebü’l-Muîn en-Nesefî’ye Göre Hüsün ve Kubuh Kavramlarının Tahlili” makalesi de kelâm ilminin önemli bir meselesini konu edinmektedir. Makale, Matûrîdî ekolünün önemli isimlerinden olan Ebü’l-Muîn en-Nesefî’nin iyi-kötü, güzel-çirkin tanımlamalarının dinin emir ve yasaklaması ile bağı üzerinde nasıl durduğunu ve hüsün-kubuh meselesini nasıl ele aldığını ortaya koymaktadır.

“Âmirî (ö. 381/992) ve Hârizmî (ö. 387/997) Tarafından Yapılan İlimler Tasnifleri ve Bu Tasniflerde Hadis İlminin Yeri” başlıklı makalesinde Ali Arslan, ilimleri ilk defa dinî ve hikemî olarak tasnif eden Âmirî’nin hadis ilmine dinî ilimlerin en başında yer verdiğini, Hârizmî’nin ise ilimler tasnifinde hadis ilmine yer vermediğini ancak sünneti fıkıh ilminin üzerinde bir kaynak olarak ortaya koyduğunu belirtmektedir.

Salih Aybey, “Gazzâlî’nin Eyyühe’l-Veled Adlı Eserinin İçerik ve Yönteminin Pedagojik Açıdan İncelenmesi” isimli makalesinde Gazzâlî’nin Eyyühe’l-Veled isimli eserinde ortaya konulan eğitim bakımından günümüze de ışık tutacak ilke ve yöntemleri ele almaktadır.

Zeyrekzâde Emrullah Muhammed’in Kur’ân Okuma Karşılığı Ücret Alma Meselesine Dair Risalesi: İnceleme ve Tahkik” makalesinde ise Abdullah Kavalcıoğlu, 16. yüzyılın önemli âlimlerinden olan Zeyrekzâde Emrullah’ın Kur’ân okuma karşılığı ücret almanın hükmü hususunu ele aldığı Risâle fî cevâzi ahzi’l-ücreti li-kıraeti’l-Kur’ân adlı risalesi, bu risalenin hangi esere karşı yazıldığı ve eserin müellefinin hayatı konularını detayları ile açıklamaktadır.

Osmanlı döneminde camilerde Kur’ân okunması ile ilgili görevlerin ele alındığı bir diğer çalışma ise Murat Akgündüz’e ait olan “Osmanlı Döneminde Camilerde Kur’ân Okunmasıyla İlgili Görevliler” makalesidir. Arşiv belgeleri ve vakfiyelere dayanarak Kur’ân okunmasına ilişkin camilerdeki görevler ve görevlilere ilişkin detaylı bilgiler makalede ortaya konulmaktadır.

Mustafa Genç’in “Evlenmenin Hükmü (Şerʿî Sıfatı) ve Bu Konuda İmam Şafiî’ye Nispet Edilen Görüş” makalesinde evlenmenin dini hükmüne ilişkin genelde mezheplerin görüşleri özelde ise İmam Şafiî’nin görüşleri ele alınmaktadır. Ali Bakkal ise “Hz. Peygamber’in Düşmanlarından Korunması” makalesinde Allah Rasulü’nün karşı karşıya kaldığı tehlikeler üzerinden Hz. Peygamber’in (s.a.s.) insanlar tarafından öldürülmekten korunması özelliğini kelâm ilmi temelinde ispatlamaya çalışmaktadır.

Enver Osman KAAN, “Fıkıh- Ahlak Ekseninde İletişim İlkeleri (Tarihi Seyrine Bakış ile Birlikte)” makalesinde iletişim ilkelerini ortaya koyarken Cüneyt MARAL, “Muktezay-ı Halin davet Dilindeki Yeri ve İletişime Etkisi” makalesinde “sözün söylendiği yerin ve zamanın gereklerine uygun olması”nı ifade eden muktezay-ı halin dikkate alınmasının bugünün iletişim bilimi için de önemli olduğunu belirtmektedir. Nurettin NEBATİ’nin “İslâm ve Batı Kültürü Açısından Kent, Muaşeret ve Uygarlık İlişkileri” başlıklı makalesi de kentleşme, uygarlık ve muaşeret bakımından İslâm kültürü ile Batı kültürü arasında mukayeseli bir çalışma özelliği göstermektedir.

Şahin Şimşek’in “Natıkî’nin Takrîzâtu Ebyâti Muhtasari’t-Telhis Adlı Eseri” isimli makalesinde bir Arapça belâgat kitabı olan Takrîzâtu Ebyâti Muhtasari’t-Telhis genel hatlarıyla tanıtılmakta ve kaynak metin ile mukayesesi yapılarak muhteva bakımından değerlendirilmektedir.

Ahmet İçli’nin “Sadrettin’in Mucize-i Muhammed Mustafa Adlı Mesnevisi” makalesi de Hz. Peygamber’in hayatında mucize olarak değerlendirilen olağanüstü olayları ele alan “mucizât-ı nebî” muhtevalı edebî eserlerden birinin önemli bir değerlendirmesidir.

Her birinin alanına önemli katkılarda bulunacağını düşündüğümüz makalelerle dolu dergimizin ilim dünyasına yeni ufuklar açması temennisiyle.

Dr. Fatma Bayraktar Karahan