Makale

TAKDİM

TAKDİM

Cenab-ı Allah tarafından bütün insanlığa kıyamete kadar rehberlik etmesi için gönderilen Kur’an-ı Kerim, insanları inanca, iyiliğe, ibadete davet ederken aynı zamanda kesintisiz bir muhasebeye ve tefekküre davet eder. Yerin, göğün ve bu ikisi arasında yaratılan her şeyin bir ayet olduğunu belirten Rabbimiz, Müslümanların varlık âlemine ibret nazarıyla bakmasını ister.

Dağlar, denizler, gezegenler, diller, ırklar hepsi birer ayettir. Bize verilen nimetler, başımıza gelen musibetler, ibret ve hikmet nazarıyla bakmamız durumunda istifade edeceğimiz, kulluğumuzu pekiştireceğimiz dersler ihtiva eder. Müslüman, hayata boş gözlerle bakma lüksüne sahip değildir. Çünkü insan, Kur’an’daki ifadesiyle, boş yere yaratılmamış (Müminun, 23/115.), başıboş bırakılmamıştır. (Kıyamet, 75/36.) Bu dünyaya gelişinin bir sebebi vardır. Bu sebebin künhüne erebilmek de tefekkürle mümkündür. Bu yüzden İslam âlimleri tefekkürü bir ibadet saymıştır.

İslam dini akla daima önem vermiş, akıl nimetinden mahrum kişilerin üzerinden ibadet ve bazı mükellefiyetleri kaldırmıştır. Her şeyden önce akıl Rabbimizin en önemli nimetlerindendir. Bizler aklımız sayesinde vahye muhatap olur, yeryüzünü imar eder, iyilikleri yaygınlaştırıp kötülüklere mani oluruz. Her nimet, sahibine büyüklüğü ölçüsünde sorumluluk da yükler. Akıl nimeti bizi yeryüzündeki diğer canlılardan ayıran en temel hususiyettir. Bu nimetin kullanılması tefekkürle mümkündür. Muhasebe etmek, ölçmek, tartmak, ibret almak tefekkürün farklı veçheleridir. Tarihte tefekkür kanallarının açık tutulduğu dönemlerde Müslümanlar yükseliş içinde olmuş, tefekküre ehemmiyet verilmediği dönemlerde ise sorunlar baş göstermiştir. İslam medeniyetinin temel sütunlarından biri olan tefekkür, dün olduğu gibi bugün de ihmal etmememiz gereken bir haslettir. Diyanet Aylık Dergi olarak bu ay “tefekkür” konusuyla huzurlarınızdayız. Dosyamıza Prof. Dr. Abdullah Kahraman, “Allah’ın Ayetleri Üzerinde Düşünmek”, Prof. Dr. Soner Gündüzöz, “Hira’da Başlayan Tefekkür Yolculuğu”, A. Murat Özel, “Gün Başlarken ve Biterken Aynaya Bak”, Dr. Bilal Esen, “Musibetleri Hikmet Penceresinden Tefekkür Etmek” başlıklı yazılarıyla katkıda bulundular. Söyleşi konuğumuz emekli olduğu tarihe kadar Türk-İslam Düşünce Tarihi Anabilim Dalı başkanlığı ve İslam Araştırmaları Merkezi müdürlüğünü yürütmüş olan kıymetli hocamız Prof. Dr. Mahmut Kaya.

Bir sonraki sayıda görüşmek üzere. İyi okumalar.

Dr. Fatih KURT