Makale

SOLUK MAVİ NOKTA

SOLUK MAVİ NOKTA

Muhammed Kâmil Yaykan

Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin. (İsrâ, 17/37)

Yerküre üzerinde yaşamış tüm insanların, var olmuş tüm toplulukların ortak merakıdır gökyüzü ve uzay. İnsanlık, yüzyıllardır hatta binyıllardır göğe baktı. Gökyüzündeki pek çok gezegeni, sayısız yıldızı ve tabii ki hayret uyandırıcı güzellikteki Samanyolu Galaksisi’ni gözlemledi. Onlar hakkında hikâyeler, efsaneler anlattı. Bulutsuz bir gecede bir anne, çocuğuna Kutup Yıldızı’ndan bahsederken fersah fersah ötede bir başkası Orion’un Kemeri’nden dem vurdu.

Yıllar boyunca yerden göğe bakan insanoğlu, gelişen teknoloji sayesinde gökten yere bakmaya başladı. “İçinde yaşadığımız, şimdiye kadarki herkese ev sahipliği yapmış dünyamız uzaydan nasıl görünüyor?” sorusunun cevabını bulmaya çalıştı. Çeşitli açılardan ve uzaklıklardan fotoğraflarını çekti dünyanın. Ta 6,4 milyar kilometre öteden bir kare cevapladı belki de bunca merakı. Uzayda bir toz zerresi kadar ya vardı ya yoktu Dünya. “Soluk Mavi Nokta” idi koskoca, uçsuz bucaksız kâinatta.

Günümüz teknolojisi ile artık Dünya’yı tam anlamıyla avucumuzun içi gibi biliyoruz. Karaları, denizleri ya da dilediğimiz herhangi bir noktayı, uydular vasıtasıyla anlık olarak gözlemleyebiliyor, değişiklikleri anında tespit edebiliyoruz. Sadece yer üstüyle de sınırlı kalmıyor bildiklerimiz. Yer altını dahi uzaydan takip edebiliyoruz. Ama ne yazık ki temelde insanlığın ilerlemesi için var olan teknolojiyi çok daha kötü emellere alet ediyoruz. Dünyaya gönderilme gayemizden ve hep birlikte yaşama azminden ne yazık ki hızla uzaklaşıyoruz. Kendi elimizle kendi evimizi kirletiyoruz. Yaşanacak sadece bir tane Dünya olduğu­nu galiba unutuyoruz.

Şimdi o noktaya daha yakından bakalım. Ama bu sefer heybemize insanlık tarihini de alalım. Ve şu soruların cevabını hep birlikte arayalım: Dünya üzerinde şimdiye kadar kimler var oldu, kimler burada barış ve huzuru sağlamak için var gü­cüyle çalıştı, kimler kendi hükmünü genişletmek için oluk oluk kan döktü? Kim bir ömürden fazlasını yaşayabildi? Ya da en uzun yaşayan, bu tarihin ne kadarına şahitlik edebildi?

Soluk Mavi Nokta, Güneş sistemimizin dışını inceleme amacıyla 1977’de fırlatılan Voyager 1 isimli uzay aracı tarafından 14 Şubat 1990da çekilen bir fotoğraftır.

Farklı filtreler ve hesaplamalar kullanılarak çekilen fotoğrafta Güneş’ten gelen bir ışık hüzmesinin içinde yer alan Dünya’mız sadece 0,12 piksellik bir alanı kaplıyor.

Fotoğraf, Dünya’nın bugüne kadar en uzak mesafeden çekilmiş (6,4 milyar km) görüntüsü olma rekoruna sahip.

1996’da hayatını kaybeden ünlü gök bilimci Carl Sagan’ın 1994’te kaleme aldığı Soluk Mavi Nokta isimli kitap, bu ünlü fotoğrafa da ismini vermiştir.

Sagan, kitabında Soluk Mavi Nokta’yı şu cümlelerle tanımlamıştır: “Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. ... Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnızca bir toz zerresi büyüklüğünde.

12 Şubat 2020 tarihinde NASA, 30. yılı anısına, bu ünlü fotoğrafı, aslına sadık kalarak gelişmiş görüntü ve yazılım teknikleri ile yeniden düzenledi ve fotoğrafın daha kaliteli yeni bir versiyonunu paylaştı.