Makale

İNSANLIĞIN KANAYAN YARASI: MÜLTECİLER

İNSANLIĞIN KANAYAN YARASI:
MÜLTECİLER

Muhammed, Büşra, Mecit, Fethiye, Ala… Umutları heybelerinde, hatıraları ucu yanmış fotoğraflarda, kalpleri enkaz altındaki sevdiklerinde düştüler yola… Kimi kurtuluş umuduyla çıktığı yolda son nefesini verirken diğerleri sevdiklerini gözleri yaşlı geride bırakarak ulaştılar menzile. Vardıkları yerde artık mültecidir adları.

Neleri sever, nelerden hoşlanmaz, ne iş yaparlar; umutları, hayalleri, beklentileri, korkuları nedir, bunların bir önemi kalmaz. Artık mültecidir onlar ve en temel amaçları hayata yeniden tutunmaktır.

Aile Dergisi olarak bu ay insanlığın kanayan yarası mültecilere açtık penceremizi. Dr. Fatma Bayraktar Karahan, “Zorunlu Misafirlik: Mülteci Olmak” yazısında isimsiz misafirlerimizi anlattı bizlere: “Benim adım mülteci değil! Benim bir adım var ve yanımda olmasa da bir ailem. Köklerim, geçmişim ve hikâyem… Mülteci dediğinde bana, kimliğim kalmıyor, hiç kimse için anlamım da… Rakamlardan biriyim sadece senin için, vefat ettiğinde adı zikredilmeyen, kendisinden cenaze diye bahsedilenler gibi. Ama benim bir adım var. Ben Hıza’yım, ben Erva’yım, ben Halepli, İdlipli Muhammed’im.”

Mustafa Mehmetoğlu, "Toplumsal Emanet: Mülteciler” yazısında Haşr suresi 9. ayeti hatırlatarak gönülden inanmış kimselerin, muhtaç insanlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymadıklarının hatta kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile din kardeşlerine kendi nefislerine tercih ettiklerinin altını çizdi.

Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Gültekin, bizlere “Yetimlere Karşı Sorumluluklarımız”ı hatırlattı. Yetim çocukların, üzerine kol kanat gerecek, onları koruyup gözetecek, arka çıkacak, hayatın zorluklarına karşı her daim yanında olup yardımına koşacak kimselerden mahrum olduğunu belirterek onların toplumların uhdesine tevdi edilmiş birer emanet olduğunu belirtti.

Şubat ayında da burada içeriğine değinemediğimiz, birbirinden kıymetli kalemlerden gelen yazılarımızla dopdolu olan dergimizi, siz kıymetli okurlarımızın beğenisine sunuyor, yoğun biçimde savaşlara ve göçlere sahne olan günümüz dünyasında, muhacir kardeşlerimizle oluşturduğumuz kardeşlik bilincimizin devam etmesini ve yaklaşmakta olan mübarek üç ayların her türlü hayra vesile olmasını niyaz ediyorum. Elazığ’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Dr. Elif Arslan