Makale

Derin Irmak Sessiz Akar

Derin Irmak Sessiz Akar

Gülşen Ünüvar
Pedagog

Söze başlamak zordur kimi insana. Kuytulara çekilmek, daha dingince gelir ruhuna. Derin düşünüp derin yaşamaktır onun gayesi. Sakinliğe meyillidir, gönül denen huzur hanesi. Bir söyleyip iki dinlemez mi kendini bilen? Sahip olduğu engin bilgisine ve görgüsüne rağmen... Daha da öğreneceğim çok şey var diye dikkat kesilir her duyduğu söze. Çünkü bilmek, en büyük erdemdir sinedeki öze. Gürültü patırtı yapmadan geçip de gider böyle insanlar hayattan. Çoğu zaman hiçbir taltif görmezler dosttan, arkadaştan. Verdiği, aldığı, sardığı hep kendinde saklı kalır, kimse bilmez. Cümlelere dökerek yaptığı iyilikleri ziyan etmez. Mütevazılık eksiltmez insanı, tam tersine, çoğaltır. Konuşup kendini övmekse saygıyı azaltır. Bilen, bilmeyenin karşısında çok susar. Derin ırmak sessiz akar. Peki, sığ sularda yüzenlerin çıkardığı gürültüye ne demeli? Küçücük derelerden geçerek ortalığı velveleye verenlere ne etmeli? Diyecek sözümüz çok, lakin sükûnetedir bizim davetimiz. Sakince akıp derinliğe inmektir niyetimiz.
Kati bir durum yoktur elbette, yaşamın dönemeçli yollarında. Gün gelir çok gürlersin, ağzın kulaklarında. Gün olur suskunluk sarar seni, konuşmak ne fayda. Abartmadan yaşaması makbuldür şu hayatta. Vasat, senin için bir direk. Her şeyin ortası gerek. Ne çok ileri, ne de geri. Her zaman kararında alın teri... Fazla hırsa kapılıp yorulmamalı insan boşa. Hırs seni oyalar, varamazsın istediğin sona. Kazandım zannedersin ama haybeyedir çektiğin kürekler. Bir de bakmışsın ki heba olmuş dağ kadar emekler. Bu demek değildir ki hiç çabalama. Yan gel yat, yerinden kalkma. Nasıl olsa nasibim ayağıma gelir. Bir acıyan olur da rızkımı elime verir. Yok! Öyle değil aslında söylemek istediğim. Aşırıya kaçmadan çabalayıp mutlu sona varabilmendir dilediğim. Ne dünyaları elde etmek için canını ortaya koy, ne de dünyadan elini eteğini çek, hepten yoy!
Haddim değildir insanlara doğruyu anlatmak. Niyetim, zaten bildiğinizi size hatırlatmak. Belki biraz sohbet, biraz da muhabbet. En doğruyu ben yaparım demek, en fena illet. Fakat isterim ki yazdıklarıma kulak verile. Az da olsa pay çıkarılıp üleş edile. Yok! Kimseye eyvallah etmem diyorsan, sen kaybedersin. Bir değil bin bilsen zararı olmaz, başkalarından önde gidersin… Az danışan, çok hata yapar. Hürmette kusur eden, yanlış yollara sapar. Bir kendini bilen çıkar da hatasını söyler. Böyleyken böyle, zarardasın der. Lakin dinlemez, atar kulağının arkasına. Ona göre en doğru yoldadır şu an, kimse çıkamaz karşısına. Övülmek ister, saygı ister, alkış ister. Yanlışını, bilmeden hep yanlışla süsler. Kişiye her işi âlâ görünür. Kibir, işte böyle böyle gömleğe bürünür… Sen sen ol, her işini mükemmel belleme. Bir bak etrafına, aynada daim kendini izleme.
Söz söylenir güldürür yüzü. Yüz güler, katmerlendirir sözü. Diyeceğim o ki neyi, nasıl söylediğin önemli. Kimseyi kırmadan, incitmeden konuşmak en değerli. Tatlı cümlelerle al dostunun gönlünü. İyiliğe, hoşluğa, zarafete ada o güzel ömrünü. Övülmek isteneni öv. Sevilmek isteneni sev. Akıl danışana akıl ver. Kilimini isteyene minder ser. Hoş tut yareninin hatırını. İyice ezber et de söyle, söylediğinin her satırını... Ama alıngandır kimi insan fazlaca. Küçücük nokta, olur onun gözünde koskoca. Güzel desen, çirkin anlar. Hoş olmadık durumlara sokar onu bu zanlar… Durup düşünmek, söyleneni tartmak gerek. Sakince dinleyip, lüzumunu yapmak gerek. Her söylenene hassasça yaklaşmak, seni yıpratır. Her lafı cımbızlayan, dostsuz kalır. Celallenmeden önce sakince konuşmalı. Bir dinle bakalım, gelen sözü nasıl yormalı. Ancak alınganlık ediyorsan, durmalısın orada! Kırılganlığın yok lüzumu! Anlamayana söylenir kısa lafın uzunu. Ne koyduysan önümüze, onu yedik. Ekmeğine kuru, ayranına duru mu dedik? Hiddetin kime ne faydası var? Hiddet dediğin, o güzel kalbine zarar.
Kalp deyince aklıma geldi. Kalbin diyorum; en son ne zaman kötülüğe iyilikle karşılık verdi? Ne zaman değerine bir değer katmak için çabaladı. Ya da her gününe ardı ardına kaç hakikat sıraladı? Kaç tane yetimin hatırını sordu? Kaçının gönlüne taht kurdu? Haydi kalk! Kalbinle birlikte tüm benliğini tazele. Geliştir kendini, en iyisine niyet eyle. Nerede ne işime yarayacak deme. Meziyetin kötüsü olmaz, bunu böylece belle. Taş bile olsan, yont kendini. Törpüle, en sivrilen yerlerini. Her geçen gün öğren, dinle, sez. Bildiğin yerlerde, daha da bilerek gez. Altın gibi tut kalbini. Terbiyeyle bile dilini. Kimsenin ne ahını al ne kimseyi onulmaz dertlere sal. Kendi bulunduğun yerin kıymetini bil. Hayır sözlerini artır, şerleri havsalandan sil… Değerli kişi, değerimi görmezler sanır. Lakin insan insanı, nerede olsa tanır. Seni, sen olduğun için sayarlar. İyi taşı, köşeye koyarlar. Sanma ki layığını buldurmazlar sana. Kısmetin kendi ayağıyla gelir, sen zulmetme cana. Öyle bir gün gelir ki hak ettiğin gibi ağırlanırsın. Girdiğin her meclisten, hoş sedayla uğurlanırsın. Geçirdiğin zor günler yalan olup kalır geride. Hak yerini bulur, memnun eder seni de.